Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin yerel mahkeme kararını, olağan sekiz yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğundan kanun yararına bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını, kanun yararına bozma talebi üzerine inceleyerek, sanığın ilk hakaret eylemini gerçekleştirdiği 04.01.2011 tarihinden itibaren başlayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası denetim süresinde yeni suç işlenmesiyle oluşan durma süresi hesaplamaları sonucunda, 5237 sayılı Kanunda öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit etmiştir; bu gerekçeyle yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünü bozarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E.,2024/3 K.
SUÇ : Hakaret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 04.1.2011 tarihinde işlediği hakaret suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 03.06.2011 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 03.09.2024 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.11.2011 tarihi ile denetim süresi içinde işlediği 26.06.2014 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayanmıştır.
II. GEREKÇE
İnceleme konusu somut olayda, hakaret suçundan açılan kamu davasında sanığın 03.06.2011 tarihinde savunması alınıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.11.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 26.06.2014 tarihinde denetim süresi içinde ikinci suçu işlediği, 2 yıl 6 ay 27 günlük durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süresinin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/2-a ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli ve ███████ esas, 2024/3 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!