Yargıtay, hakaret ve kasten yaralama suçlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası dava zamanaşımının dolması nedeniyle yerel mahkeme kararını kanun yararına bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine dair yerel mahkeme kararını bozmuştur; zira, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası denetim süresinde yeni bir suçun işlenmesiyle kesilip yeniden işlemeye başlayan ve bir müddet duran zamanaşımı süresinin doğru hesaplanmadığı, bu nedenle kamu davası için öngörülen olağan sekiz yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan, kamu davasının düşürülmesi gerekirken sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının kanuna aykırı olduğu tespit edilerek, sanık hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., ████████ K.TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıSanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2026 tarihli ve...sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında; sanığın kovuşturma aşamasında 08.12.2011 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.01.2012 tarihi ile yeni suçun işlendiği 05.06.2014 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 09.02.2023 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayanmıştır.II. GEREKÇE İnceleme konusu somut olayda, hakaret ve kasten yaralama suçlarından açılan kamu davalarında sanığın 08.12.2011 tarihinde savunması alınıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.03.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 05.06.2014 tarihinde denetim süresi içinde ikinci suçu işlediği, 2 yıl 2 ay 21 günlük durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süresinin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/2-a ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında atılı suçlardan açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken hükümlerin açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükümlerin Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında, hakaret ve kasten yaralama suçlarından açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davalarının düşmesi nedeniyle bu suçlar için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.