İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, web sitelerinde tescilli "Koşer" belgelendirme markasına tecavüz davasında verdiği istinaf kararı.
Özet: Davacı şirketin 42. sınıfta tescilli "..." isimli ve şekilli garanti markasının, dini belgelendirme hizmetleri kapsamında tanınan bir marka olduğu belirtilerek, davalı şirketin çeşitli internet sitelerindeki ürün görsellerinde bu markayı izinsiz kullanması nedeniyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, önceki bir istinaf kararı sonrası yeniden yaptığı yargılamada, davalının web sitelerinde davacıya ait markayı kullanmasının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğuna hükmederek, davalının eylemlerinin tespitine ve durdurulmasına karar vermiştir, zira davalının sitelerle ilgisi olmadığı savunması, kurumsal bilgilerin ve raporların aksini göstermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TPMK tarafından
30-33-42.sınıflarda tescil edilmiş ... tescil numaralı “...” isimli ve şekilli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin ilgili piyasada bu marka ile tanınmakta olduğunu, müvekkili şirketin logosunun dini vecibelerini yerine getirmek isteyen Yahudiler açısından belirleyici olan, Türkiye’de “...” vermek üzerine yetkilendirilmiş bulunan tek şirket olduğunu, davalı şirketin izinsiz bir şekilde müvekkiline ait marka ile iltibas yaratacak şekilde müvekkili adına tescilli markayı kullanmakta ve müvekkili marka hakkını ihlal ettiğini, davalının ..., ..., ..., ... sitelerinden müvekkili markasının taklit edildiği ürünlerin satışının yapıldığını ileri sürerek, davalının tecavüz teşkil eden fillerinin tespitini, fiillerin durdurulmasını, kaldırılmasını, 7.000-TL manevi tazminat ile 3.000-TL itibar tazminatı ödenmesini, tecavüz ve oluşan zararlar sebebi ile 1.000-TL maddi tazminat ödenmesini, mahkeme kararının kamuya yayın yolu ile duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği ... isimli internet sitesinin, merkezi
Amerika'da bulunan ... firmasına ait olduğunu, ... ve diğer internet sitelerinin kullanıldığı iddia edilen dıgıtal
görsellerle müvekkili şirketin ilgisinin olmadığını, müvekkil şirketin, sadece yurt dışındaki müşterilere satış yapan bir gıda şirketi olduğunu, yurt içinde hiç bir pazarı bulunmadığını, müvekkili şirketin, kesinlikle davalı şirkete ait marka ve logoyu haksız şekilde bir üründe kullanmamış ve haksız bir menfaat de elde etmemiş olduğunu, müvekkili şirketin davacı ile var olan ürün gamı ile birebir üretim ve pazarlamaya yönelik ticari faaliyeti
olmadığından, davacının haksız kullanımından ne tür bir zarar gördüğünin izahtan yoksun olduğunu, noter tesbitlerinde yer alan ürünlerden sadece bir tanesinin bile satışa sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine ilk derece mahkemesince verilen bu karar; Dairemizin ███████ E. - █████████ K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davacının markasının 42. Sınıfta “ ...(...) belgelendirme hizmeti” veren bir garanti markası olduğu davacı markasının kullanımına “hizmet sözleşmesi” kapsam ve koşularında izin verdiği, delil tespit dosyasından alınan raporda, █████/2019 tarihinde ..., ..., ..., ..., ... alan adlı web sitelerinde satışı yapılan davalıya ait ürün görsellerinde davacıya ait +ŞEKİL marka şeklinin yer aldığının tespit edildiği, söz konusu adlı web sitelerinde yer alan davalıya ait ürün görselleri █████/2021 tarihinde incelendiğinde yalnızca ...
sitesinde davacı markasını taşıyan bir adet ürün görseli bulunduğu, davalı web sitesi olan ... iletişim bölümünde merkez ofis olarak davalı şirket unvanı ve adresine yer verilmiş olması yanı sıra web sitesinde yer alan
“setifikalar (corporate)” bölümünde yer alan tüm sertifikalarda davalı şirket adının yer aldığının raporlarda tespit edildiği, bu noktada davalının sitelerin kendi adına kayıtlı olmadığı savunmasının dinlenilemeyeceği, davalının internet ortamında ürün tanıtımı ve ürün satışı için kullandığı ürün görsellerinde davacıya ait şekilli ... markasını da ürün görselleri üzerinde kullanmasının davacıya ait tescilli güvence markası yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, istinaf ilamı doğrultusunda Menemen CBS'nin ... no'lu soruşturma sayılı dosyasında alınan raporun istinaf sonrası alınan raporlarla birlikte değerlendirildiğinde, soruşturma dosyasında yapılan incelemenin 29 nice sınıfı yönünden yapıldığı, eldeki davanın ise davacının markasının tescil edildiği 42 nice sınıfı yönünden garanti markasına ilişkin olduğu, bu nedenle savcılık soruşturma dosyasında alınan raporun mahkeme dosyasında alınan raporlarla uyumlu olmadığı, ancak raporlar arasında da incelemenin niteliği göz önüne alındığında bir çelişki bulunmadığı sonucuna varıldığı mahkememizce alınan raporlar hükme esas alınarak davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına karar vermek gerektiği, SMK'nın 151/2-c fıkrası kapsamında lisans hesaplanması üzerinden ve SMK 150/2 gereği itibar tazminatına dayalı olarak maddi tazminatın hesaplanmasının talep edildiği, davalı tarafça herhangi bir ticari defter dosyaya sunulmadığından davalıya ait kayıtların incelenemediğini, davacının yıllık 2.500 USD üzerinden lisanslama yaptığı davalı kullanımlarının 4 yıllık süreye yayılan kullanımları yönünden 10.000 USD zararının oluştuğu, dava tarihi itibarı ile kur üzerinden yapılan hesaplama ile 59.565,-TL bu kalemde zarar hesaplandığı, davacı markasının güvence markası olduğu dikkate alındığında, davacının itibar tazminatı talebinin de yerinde olduğu, taleple bağlı kalınarak 3.000-TL tazminata, davacının tüm talebi kabul olunmak üzere 62.565,00 TL üzerinden karar tesis edildiği, SMK'nın 149 hükmüne göre manevi tazminat şartları incelendiğinde, davalının markaya tecavüze yönelik eylemlerinin davacının markasına olan güvenirliği, tüketici nezdinde oluşan algıyı zedelediği dikkate alınarak, ihlalin ağırlığı hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen 7.000,00 TL'nin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın tümden kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; müvekkilinin kesinlikle davalı şirkete ait marka ve logoyu haksız şekilde bir ürününde kullanmadığını, haksız bir menfaat de elde etmediğini, müvekkil şirketin zaten kullanmadığı halde dinsel bir istismar ile maddi kazanç elde etmeye çalıştığı iddiasının ağır bir itham olduğunu, manevi tazminat talebinin bir dayanak ve delilinin de somut olarak kanıtlı olmadığını, manevi tazmin ve zarar doğduğu ortaya konulmaksızın soyut iddialarla açılan temelsiz ve haksız davanın reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmiş olmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ sayılı soruşturma dosyasında, marka hakkına herhangi bir tecavüzün bulunmadığının tespit edildiğini, istinaf bozma ilamına göre, eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunun sadece, Menemen C.Savcılığı tarafından alınan raporla olan çelişkilere yönelik inceleme yaptığını, davacı markası ile ilgili ortak benzerlik incelemesi yapılmadığından raporun eksik olduğunu, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişilerin tespitini yaptığı ... internet sitesinin bağlı bulunduğu adres ADB olarak belirlendiğini, yer sağlayıcının ABD menşeili olarak tespit edilmesine rağmen müvekkili şirket aleyhine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davacının markasının 42. Sınıfta “ ...(...) belgelendirme hizmeti” veren bir garanti markası olduğu davacı markasının kullanımına “hizmet sözleşmesi” kapsam ve koşularında izin verdiği, delil tespit dosyasından alınan raporda, █████/2019 tarihinde ..., ..., ..., ..., ... alan adlı web sitelerinde satışı yapılan davalıya ait ürün görsellerinde davacıya ait +ŞEKİL marka şeklinin yer aldığının tespit edildiği, söz konusu web sitelerinde yer alan davalıya ait ürün görselleri █████/2021 tarihinde incelendiğinde, yalnızca ... sitesinde davacı markasını taşıyan bir adet ürün görseli bulunduğu, davalı web sitesi olan ... iletişim bölümünde merkez ofis olarak davalı şirket unvanı ve adresine yer verilmiş olmasının yanı sıra, web sitesinde yer alan “setifikalar (corporate)” bölümünde yer alan tüm sertifikalarda davalı şirket adının yer aldığının raporlarda tespit edildiği, bu noktada davalının sitelerin kendi adına kayıtlı olmadığı savunmasının dinlenilemeyeceği, davalının internet ortamında ürün tanıtımı ve ürün satışı için kullandığı ürün görsellerinde davacıya aitşekilli ... markasını da ürün görselleri üzerinde kullanmasının davacıya ait tescilli güvence markası yönünden izahı yapılan mevzuat kapsamında markaya tecavüz teşkil ettiği, soruşturma dosyasında yapılan incelemenin 29. sınıf yönünden yapıldığı, eldeki davanın ise davacının markasının tescil edildiği 42. sınıfa ilişkin olduğu, somut olayda maddi tazminat, itibar tazminatı ve manevi tazminat şartlarının oluştuğu, hükmedilen tazminat tutarlarının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 4.751,98 TL harçtan, peşin alınan 1.803,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.948,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!