Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret ve tehdit suçlarında ceza hesaplama hatası ve basit yargılama usulünün hatalı uygulanması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığından ek görüş talep etti.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet kararında, Adalet Bakanlığının ceza miktarındaki hesaplama hatası iddiasıyla kanun yararına bozma talebini incelemiş ancak hakaret suçunun aleni işlenmesi nedeniyle cezasının üst sınırının iki yılı aştığı ve tehdit suçuyla birlikte işlendiği durumlarda basit yargılama usulünün uygulanamayacağını belirterek, yerel mahkemenin bu usulü hatalı uyguladığı gerekçesiyle, kanun yararına bozma isteminin bu yönüyle de yeniden değerlendirilmesi için dosyayı Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade etmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E. 2025/2 K. SUÇ : HakaretİNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarih ve █████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre; sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 125/1 maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra anılan Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca cezada 1/6 oranında artırım uygulanarak 3 ay 15 gün hapis cezası yerine, 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesini takiben, anılan Kanun'un 62/1 maddesi uyarınca cezada 1/6 oranında indirim uygulanarak 2 ay 27 gün hapis cezası yerine, 3 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilmesini takiben yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince sonuç cezada 1/4 oranında indirim yapılarak 2 ay 5 gün hapis cezası yerine 2 ay 9 gün cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251/1. maddesinde "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir... hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun maddesinin sekizinci fıkrasında Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.İncelenen dosyada; yukarıda bahsedilen kanun maddeleri göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından yargılama yapıldığı, sanığın hakaret eylemlerinin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında hakaret ve bu suçla birlikte işlenen tehdit suçundan yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmediği anlaşılmıştır. İnceleme konusu hükümler hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.