Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin tescilli marka tecavüzü ve haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacının tescilli "..." markasına davalı tarafından tecavüz edildiği ve haksız rekabet oluşturulduğu iddiasıyla açılmış olup; davacı, tecavüzün tespiti ve meni, davalının ticaret unvanının terkini, maddi ve manevi tazminat ile markalı ürünlerin toplatılması ve hükmün gazetede yayımlanmasını talep ederken, davalı ise derdestlik, davacının taraf sıfatı olmaması, kendi unvanının daha önce tescilli olması, markanın tanımlayıcı niteliği, markalar arasında benzerlik bulunmaması ve zararın ispatlanamaması gibi gerekçelerle davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : █████████
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 28.01.2019 tarihinden geçerli olmak üzere” ...” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini ve bu marka ile gerek Türkiyede gerekse de yurt dışında bir çok işlerin yaptığını, davalı ...nin ise 15.05.2019 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ... markasının tescili ile faaliyete başladığını, bu durumun müvekkilinin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabete rol açtığını, aynı unvanı kullanarak “...” ibaresini ekleyerek bu şekilde müvekkil şirketin ortağı izleniminin verildiğini, davalı şirket tarafından müvekkilin marka hakkı ihlal edilerek iltibas yaratıldığını ve haksız rekabet ile maddi kazanç elde ettiğini ileri sürerek davalı şirketin müvekkiline ait tescilli markaya tecavüzünün tespiti ile men'ine, davalının ticaret ünvanının terkini ile birlikte maddi zararın değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 11.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, davalının ticaret ünvanının terkinine, davalı şirketin müvekkiline ait markayı kullandığı ürün veya hizmetlerin toplatılmasına, masrafı davalıdan alınmak üzere hükmün tirajı en yüksek ulusal gazetelerden en az birinde yayınlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Derdestlik itirazı olduğunu, ... Esas sayılı dosyasındaki davanın tarafları, konusu ve nihai talep sonucu bir arada değerlendirildiğinde iki davanın tamamen aynı olduğunu, davacının bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, markanın dava dışı kişi adına tescilli olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin ticaret ünvanının davacının mesnet markasından çok daha önceki bir tarihte tescil ve ilan olduğunu, ...'nin tanımlayıcı bir ibare olduğunu, herkesin kullanımına açık bir terim olduğunu, davacının davaya konu ettiği markanın tanınmış bir marka olmadığını, müvekkilinin davacının davaya konu ettiği markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfında herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, iki marka arasında dahi marka hakkına tecavüz yaratabilecek herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markalar arasında görsel açıdan veya genel intiba olarak hiçbir şekilde benzerlik bulunmadığını, davacının zararlarını ispatlayamadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin 28.01.2019 tarihinde ... Kurumuna başvurarak 13.02.2019 tarihinde 28.01.2019 tarihinden geçerli olmak üzere "... " ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu marka ile gerek Türkiye de gerekse yurt dışında bir çok iş yapmakta olduğunu, bu marka ile kendisini tanıttığını, 15.05.2019 tarihinde ise davalı ...Ş.'nin ... tescil olarak müvekkili ile aynı alanda faaliyete başladığını, müvekkilinin 2016 yılından bu yana ... markası ile piyasada oluşturduğu güvenden yararlanmakta ve ... ibaresini bilerek müvekkilinin izni olmaksızın mal ve hizmetlerinde, ticari ve hukuki işlemlerinde kullandığını, durumun müvekkilinin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabete yol açtığını, özellikle müvekkili şirketin aynı ünvanını kullanarak "..." ibaresini ekleyen kötü niyetli davalının, bu şekilde müvekkili şirketi ortağı izlenimi vererek müvekkilinin ... markası ile oluşturmuş olduğu güvenden yararlandığını, marka hakkı ve ticaret ünvanı ile ilgili kanun maddelerinin açık olduğunu, marka tescili ve TTK'nin koruma hükümleri tam da markasını tescil ettirip o marka ile ticaret ünvanı kullanan hak sahiplerini korumak için düzenlendiğini, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek olduğunu ifade ederek, davalı şirketin kullandığı "..." ibaresi müvekkilin tescilli markasına aynen benzediğinden bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilin markasına tecavüz oluşturduğundan Markaya Tecavüzün Tespiti ve Men'ine, İbarenin Ticaret Sicil Unvanının Terkinine, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile şimdilik 1.000,00 TL Maddi ve 10.000,00 TL Manevi Tazminatın tahsiline, hükmün tirajı en yüksek ulusal gazetelerden en az birinde yayınlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının işbu dava ile tamamen aynı talep ve konuda ve tarafları da aynı olan iki dava daha açtığını, bunlardan birinin ... Esas sayılı dosya kapsamında açıldığını, ancak görevsizlik kararı ile reddedildiğini, bu davadan yalnızca bir gün sonra ... Esas sayılı dosya üzerinden dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, iki davanın tamamen aynı olduğunu, davacının işbu davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacı taraf olarak ... Ltd. Şti. gösterildiğini, ... kayıtlarına göre, davaya konu markanın dava dışı üçüncü kişi "..." adına tescilli olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, belirsiz alacak davası şeklinde açılan işbu davanın, davacının diğer iki davada zararlarını net bir şekilde belirtmiş olması sebebiyle usul aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin davaya konu ticaret unvanının Ticaret Siciline tescil tarihinin davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği (mesnet) markasının tescil edildiği tarihten önce olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı ile davacının mesnet markası arasında benzerlik kurduğu iddia edilen "..." ifadesi, ilgili sektörde ticaret hayatında herkes tarafından kullanabilecek, tek bir kişinin kullanımına bırakılmayacak "tanımlayıcı" bir ifade olduğunu, ... ibaresi tanımlayıcı bir ifadenin kısaltması olup kimsenin tekeline bırakılabilecek bir ibare olmadığını, herkesin kullanımına açık bir terim olduğunu ifade ederek, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, usulden red kararı verilmeyecekse, davacının iddia ve taleplerinin açıkça haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunun tespiti ile davanın esastan reddini savunmuştur.
HUKUKİ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı TTK'nunda düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı ticaret ünvanına tecavüzün tespiti, meni, ticaret ünvanının terkini, maddi ve manevi tazminat, ürün veya hizmetlerin toplatılması ve kararın ilanı isteklerine ilişkindir.
Mahkememizce asıl davada verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi üzerine dosyanın... Mahkemesine gönderildiği, o mahkemenin ... esasını alan asıl dosyanın, ... esas sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra görevsizlik kararı verilerek mercii tayini için ... Dairesine gönderildiği, ...sayılı ilamı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Toplanan Deliller; ...'ne yazılan müzekkereye cevap geldiği, ... Şirketi'nin kayıtlarının gönderildiği ve mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 52. maddesinde; (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir." hükmü mevcuttur.
Ticaret Ünvanları Hakkında Tebliğ'in İltibas başlıklı 5. Maddesi ise " (1) Bir ticaret unvanı, Türkiye’nin herhangi bir sicil müdürlüğüne daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olan ek yapılmadan tescil edilemez.
(2) Daha önceden tescil edilmiş bir ticaret unvanının, Türk Ticaret Kanununun 46 ncı maddesi kapsamındaki ek ve işletme konusunu gösteren ilk ibaresi aynı olan diğer bir ticaret unvanına ayırt edici bir ek yapılmadan tescil edilemez." hükmünü içermekte olup hangi hallerde ek alınması gerektiği örnekleyici olarak devam eklerinde belirtilmiştir.
Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54/2. Maddesinde, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar şeklinde tanımlanmış, aynı yasanın 55. Maddesinde, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlığı altında sınırlı olmayan şekilde başlıca haksız rekabet halleri sayılmıştır. Haksız rekabet halleri maddede öngörülenlerle sınırlı olmayıp, bunlar örnek şeklinde ve sık karşılaşılan uygulamalar olarak verilmiştir.
Mahkememizce ... Bilirkişilik Bölge Kurulundan Seçilen SMMM Bilirkişisi ...'den Aldırılan 05.12.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Bilirkişi görev tanımı doğrultusunda, davacı tarafından ibraz edilen ticari defter kayıtları ve uzmanlık alanımızla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
1.Davacı adına tasdik ettirilen 2019,2020,2021,2022 ve 2023 yıllarına ait ticari kayıtların uygun olarak düzenlendiği anlaşılan Bilanço ve Gelir Tablolarına göre; Net Satışlar,Satışların Maliyeti,Brüt Satış Kar/Zararı,Faaliyet Giderleri, Vergi Öncesi Kar/Zarar ve Dönem Net Kar/Zarar tutarlarının yukarıda arz edildiği,
2.Markanın Haksız Rekabet iddialarına dayalı olarak açılan tazminat davasının 28.01.2019 tarihinde başlamış olup 2023 yılının sonuna kadar sürdürmesi nedeniyle,
a)Maddi tazminat hesabında dava tarihindeki önceki durum(2019 ve 2020 yılları) ile davanın sürdürüldüğü dönemler(2021,2022 ve 2023 yılları) arası ile,
b)Dava tarihinden önceki (28.01.2019)durum ile davanın açıldığı (25.12.2021) dönemler arası baz alınarak yapılan hesaplamalara göre,
aa)Dava tarihinden önceki dönemlerdeki (2019 ve 2020 yıllarında) Net kar oranının ortalama olarak %20,59 oranında azalış göstermiş olduğu, dava döneminde (2021 yılı) ise bu oranın %28,25 oranında gerçekleştirmiş olduğu ve net kar oranının %7,66 oranında artış olduğunun görüldüğü,
Takip eden yıllarda ise(2022 ve 2023 yıllarında) net kar oranlarının ortalama olarak da %14,89 oranında azaldığı ve Net kar'da(%7,66-14,89)-%7,23 oranında azaldığı,Dolayısıyla,davacının tazminat hesabında davanın açıldığı 25.12.2021 tarihinden davanın sürdüğü 31.12.2023 tarihine kadar ki maddi tazminat alacağının(3.646.116,24 TL. x%7,23)-263.614,20 TL. Olarak hesaplandığı,
bb) Dava tarihinden önceki dönemlerdeki(2019 ve 2020 yıllarında) Net kar oranının ortalama olarak %20,59 oranında azalış göstermiş olduğu, ancak davanın açıldığı 25.12.2021 yılında bu oranın % 28,25 oranında arttığı ve %7,66 oranın da artış olduğu,
Dolayısıyla davacının maddi tazminat alacağının doğmadığı,
3.Davacının davalıdan,markanın haksız şekilde kullanılması ve bu şekilde iltibasa sebep olunması nedeniyle uğranılan maddi zararın hesaplamalarında, dava tarihinden önceki 2019,2020 ve 2021 yıllar ile davanın açıldığı 25.12.2021 yılı ve takip eden 2022 ve 2023 yıllarına ait değerlendirilmelerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, kanaatine varıldığı," bildirilmiştir.
Mahkememizce ... Bilirkişilik Bölge Kurulundan Seçilen SMMM Bilirkişisi ... ve Hukukçu Bilirkişisi ...'ndan Aldırılan 23.06.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Saygıdeğer Mahkemenin kararı doğrultusunda ve yukarıda açıklandığı şekilde yapmış bulunduğumuz açıklamalar ile tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda;
1- Dosya içeriğinde davalının bir marka tesciline rastlanmadığı, davalının kullandığı ( yukarıda belirtilen) logonun ve ticaret unvanının davacının markasına tecavüz olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun saygıdeğer Mahkemenin takdirinde olduğu,
2- Unvan tecavüzünün değerlendirilmesinde ise davalının unvanında yer alan “ ...” ibaresi tarafların faaliyetlerinin de aynı olduğu göz önüne alınmakla yukarıda belirtilen mevzuat ve içtihatlar ışığında iltibas olarak değerlendirilebileceği,
Bu durumda davalının unvanında yer alan “ ...” ibaresinin terkinine karar verilip verilmeyeceği konusunda nihai takdirin saygıdeğer Mahkeme'ye ait olduğu,
3- Bu tespitler çerçevesinde mevzuat ve Yargıtay kararı doğrultusunda "... " marka tasarımın haksız şekilde kullanımından dolayı davacının dava tarihi itibariyle maddi tazminat alacağının doğmayacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirme ve nihai takdirin Mahkemeye ait olmak üzere, Kök raporlarına EK rapor sunduklarını," bildirilmişlerdir.
Mahkememizce ... Bilirkişilik Bölge Kurulundan Seçilen SMMM Bilirkişisi ..., Marka ve Patent Bilirkişisi ... ve Hukukçu Bilirkişisi ...'ndan Aldırılan 09.09.2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporundan Özetle; "Saygıdeğer Mahkemenin kararı doğrultusunda ve yukarıda açıklandığı şekilde yapmış bulunduğumuz açıklamalar ile tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda;
1- Dosya içeriğinde ve ... nezdinde yapılan araştırmada Davacı ve Davalı marka bilgilerinin aşağıdaki gibi olduğu;
a. Davacı tarafa ait ... başvuru numaralı “ ” şekil ve “....” ibaresi için 35.sınıfta (sınıf içeriği aşağıda yer almaktadır) 28.01.2019 tarihinde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, 12.02.2019 tarihli ... nolu marka ilan bültende yayınlandığı, 30.09.2019 tarihinde ... nolu tescil yayın bülteninde yayınlandığı, 08.07.2019 tarihinde tescil edildiği, markanın işler durumda marka haklarının Dava dışı “...” 'e ait olduğu,
b. Davalı tarafa ait ...başvuru numaralı “ ” şekil ve “... partner danışmanlık a.ş.” ibaresi için 12.07.2021 tarihinde 41,42,45.sınıflarda (sınıf içeriği aşağıda yer almaktadır) marka tescil başvurusunda bulunulduğu, 13.09.2021 tarihli ... nolu marka ilan bülteninde yayınlandığı, 31.01.2022 tarihinde ... nolu tescil yayın bülteninde yayınlandığı, 01.12.2021 tarihinde tescil edildiği, markanın işler durumda marka haklarının Davalı “...” ne ait olduğu,
2- Davacı taraf markası ve Davalı taraf markalarının esas unsurunun “...” olduğu görülmüştür fakat Davacı markası 35.sınıfta Davalı markası ise ... sınıflarda tescilli olduğu,
3- Davalı markasının 12.07.2021 koruma tarihi ile Davalı adına tescilli ve işler durumda olduğu, Davacı tarafın davaya mesnet olarak gösterdiği ... nolu “... ” ibareli markanın Dava dışı “...” “e ait olduğu,
4- Davacı ve Davalı markaları karşılaştırıldığında farklı sınıflarda tescilli oldukları, Davacının adına marka tescili bulunmadığı, davalının tescilli olarak markasını kullandığı “...” ibaresinin her iki markada esas unsur olduğu fakat farklı sınıflarda tescilli olduğu, bu durumun markaya tecavüz ve iltibas şartlarını oluşturmadığı,
5- Unvan tecavüzünün değerlendirilmesinde ise davalının unvanında yer alan “...” ibaresi tarafların faaliyetlerinin de aynı olduğu göz önüne alınmakla yukarıda belirtilen mevzuat ve içtihatlar ışığında iltibas olarak değerlendirilebileceği fakat Ticaret Kanunu'nda benzer unvanların tescil edildiği,
6- Bu tespitler çerçevesinde mevzuat ve Yargıtay kararı doğrultusunda "... " Marka tasarımın haksız şekilde kullanımından dolayı davacının dava tarihi itibariyle maddi tazminat alacağının doğmayacağı, manevi tazminat talebinin Sayın Mahkeme'nin taktirinde olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirme ve nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Kök raporumuza 2.EK olarak iş bu raporumuzu Yüce Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz ederiz." bildirmişlerdir.
TTK’nın 5. maddesine göre, iktisadi rekabetin objektif iyiniyet kurallarına aykırı her türlü suistimali haksız rekabettir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlâlini önlemek olup, 57. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla iyiniyet kurallarına aykırı hareketler 10 bent halinde gösterilmiştir. 5. bentde, "Başkasının emtiası, iş mahsulleri faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydana verebilecek şekilde, ad, ünvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arzetmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun ekinde bulundurma" eylemlerine yer verilmiştir. 10. bentde de “Rakipler hakkında cari olan kanun, nizamname, mukavele veyahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet edilmemesi” de haksız rekabet olarak sayılmıştır. Rakip olmayanlar bakımından eylemin, 56. madde ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, haksız rekabet hükümleri sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.
Deliller değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ticaret ünvanı ..., davalının ticaret ünvanı ise ...'dir. Buna göre tüzel kişi olan tarafların ticaret ünvanlarının çekirdek kısımlarının benzer olmakla birlikte farklı olduğu, aldıkları ekteki "..." ibaresinin aynı olduğu görülmüştür. Davalı şirketin davacıya ait "..." ibaresini ticaret ünvanında kullandığı, "..." ibaresinin tüm emtialarında, belge, araç ve gereçlerinde basılı olarak kullandığı, davacı şirketin ticaret ünvanı adının davalı şirket tarafından iltibasa neden olacak şekilde kullandığı mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarından açıkça anlaşıldığı, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği ve davalının haksız rekabet ve müdahaleleri devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, ticaret ünvanının korunması bakımından haksız rekabet oluşması için aynı alanda ticari faaliyet gösteren tacirlerin ünvanlarının dürüstlüğe aykırı şekilde kullanılması neticesinde karıştırılarak iltibas tehlikesinin oluşması gerekir. İltibas tehlikesi, görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubun toplumsal düzeyi ve durumu, ..., esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telafuz, anlam ve biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktıkları izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir (... █████/2016 tarih ve ...). Unvan terkini için, ibaredeki benzerlik yanında iştigal alanları da aynı veya benzer olması gerekir. (Aynı yönde .... █████/2018 tarih, ... sayılı kararı) İltibas tehlikesinin varlığı için ticari unvan olarak kullanılan ibarelerin benzerliğinin yanında faaliyet alanlarının da benzer olması gerekmektedir. Dosya içerisindeki bilgi, belge ve davacılar ve davalıların kayıtlarından tarafların faaliyet alanının aynı olduğu görülmüştür. Bu halde, davalının ticaret ünvanındaki "..." şeklindeki ekin davacının ticaret unvanıyla iltibas teşkil ettiğinin kabulü gerekmiş olup davalının ticaret unvanında iltibasa neden olan "..." ibaresinin sicilden terkinine karar vermek gerekmiş, ayrıca, yukarıda anılan TTK 52. maddesine göre tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması da talep edilebileceğinden davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresinin kullanımının haksız olduğunun tespiti ile iptaline, terkinine ve kullanımına son verilmesine, davalının "..." ibaresi taşıyan emtia, belge, araç, gereçler ve ortamlar üzerinden kaldırılarak bu ürünlerin toplatılması ve imhası, ayrıca hükmün ilanına, davacının bu sebeple bir maddi ve manevi zararının doğduğunun tespit edilemediği anlaşıldığından davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
-... Ticaret sicil numarasına kayıtlı davalı ....'nin ticaret ünvanında bulunan "..." ibaresini kullanmasının TTK 52 ve 54. Maddeleri uyarınca haksız olduğunun tespitine ve men'ine,
-Davalının ticaret ünvanında geçen ve iltibasa neden olan "..." ibaresinin sicilden terkinine,
-Davalı şirketin "..." ibaresi taşıyan emtia ve belgeleri üzerindeki "..." ibaresinin TTK 52. Madde gereğince kaldırılmasına,
-TTK 59. Madde uyarınca hüküm özetinin kararın kesinleşmesini müteakip masrafı davalı yanca karşılanmak üzere trajı 50.000,00'nin üzerinde yurt genelinde yayın yapan bir ulusal gazetede ilanına,
-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,54-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddine karar verilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 187,86-TL Peşin/nisbi Harcı, 17.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.218,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.965,41TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
2-BİRLEŞEN DAVANIN DERDESTLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!