Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesinin sürücünün olay yerini terk ettiği tek taraflı trafik kazası sonrası kasko sigortası hasar ödeme ret kararına karşı açılan tazminat davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı sigortalı, kasko poliçesi kapsamında meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu aracında oluşan maddi zararın davalı sigorta şirketi tarafından, sürücünün olay yerini terk etmesi gerekçesiyle karşılanmaması üzerine tazminat davası açmış, ilk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiş, davacı ise sadece olay yerinden ayrılmanın hasarın teminat dışında kalmasına tek başına sebep olmayacağını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ORIENT SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi ile davacı arasında kasko poliçesi akdedildiğini, davacının bu kasko poliçesinin sigortalı tarafı olduğunu, davacıya ait 41 ... plakalı aracın ...'un sevk ve idaresindeyken █████/2022 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigortaya maddi hasarın kasko poliçesi kapsamında karşılanması için başvuruda bulunulduğunu, başvuru üzerine █████/2022 tarihli yazı ile hasarın karşılanmayacağının bildirildiğini belirterek öncelikle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın █████/2022 tarihinde davalı şirkete sigortalı 41 ... plakalı aracın tek taraflı olarak kazaya karıştığını beyan ettiğini, karışılan kaza sebebiyle meydana gelen hasar bedelinini tazminin talep ettiğini, davalı şirket ile davacı sigortalı ... arasında 41 ... plakalı araç için █████/2021-█████/2022 tarihleri arasını teminat altına alınmış olan ... poliçe nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi akdedildiğini, davacının hasar tazmini başvurusu üzerine davalı şirket tarafından hasar dosyası açıldığını ve bağımsız eksper görevlendirildiğini, davacının olay yerini terk etmesi nedeniyle hasarın reddine karar verildiğini, trafik kaza mahallinde görevli memurlar tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı incelendiğinde 41 ... plakalı araç sürücüsünün firar ettiğini, kaza sonrasında sürücünün olay yerinde bulunmadığını, davacı tarafça hem dava dışı sürücünün hem de davacının sağlık raporları, alkol testi sonucunun ibraz edilmesi gerektiğini, talep edilen hasar bedelinin dava konusu kazada meydana gelip gelmediğine ilişkin inceleme yapılması gerektiğini belirterek hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yan cevap dilekçesinde kazanın nasıl olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada dahi bulunmadığını, sırf sürücünün kaza yerinden ayrılmasının, başlı başına hasarın teminat dışında kalmasına sebep olmayacağını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf dilekçesinde iddia ettiği hususlara itiraz ettiklerini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi nezdinde bulunan aracının tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, hasar bedelinin karşılanması için yaptığı başvurunun haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 1.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; kaza sonrası açılan hasar dosyasında yapılan inceleme ve ekspertiz sonucunda, sürücünün kaza yerini terk ettiğinin ve kaza tespit tutanağında da bu hususun belirtildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıya ait aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası nedeniyle oluşan hasarın, kasko sigorta poliçesi kapsamında teminat altında bulunup bulunmadığı, özellikle sürücünün kaza yerini terk ettiği iddiasının sigorta teminatını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı ve buna bağlı olarak davacının tazminat talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 1409-(1) ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409-(2) maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.Diğer taraftan olay tarihinde geçerli olan Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10 uncu maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere; bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.Eldeki davada, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde belirleyici hususlardan biri, araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin zorunlu bir sağlık sebebine dayanıp dayanmadığı ve bunun sigorta teminatı bakımından doğuracağı hukuki sonucun ne olduğu/ olacağı halidir.Dosya arasına alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sigortalı araç sürücüsünün bu olayda %100 kusurunun bulunduğunu, doğal olarak araç malikinin de bu kusuru kapsadığının anlaşıldığı, kaza tarihinde kasko şirketince yapılan değerlendirmede aracın fiyatının 650.000,00 TL piyasa rayici olduğu (03.05.2022), araç maliki aracını ise 25.07.2022 tarihinde Noter sözleşme evrakına göre 200.000,00 TL sattığını bunun sovtaj bedeli olduğu, bu durumda işbu dosya kapsamında davaya konu edilebilecek tazminat tutarı=450.000,00 TL olduğu, kaza tarihinde aracın Piyasa rayici 650.000,00 TL olarak kasko tarafından tespit edildiği, araç maliki bu satışta aracın kazalı olması ve belirsiz hasarlarında ortaya sonradan araç söküldükçe çıkabileceği yanında ayrıca olası araç değer kaybı ADK gereğince aracının kazalı haldeki satışını 200.000,00 TL yaptığı açıktır belgeleri dosyada mevcut olduğunu, Haldız HONDA yetkilisinden müzekkere ile gelen 15.05.2024 tarihli Onarım Ön Tespit Tutarı 592.272,85 TL olduğu, bu miktarın Kaza tarihindeki USD kur karşılığı tutar ise ki araç parçaları ithal olup Türkiye’ ye araç parçaları Avrupa üzerinden gelmektedir, Kaza tarihindeki karşılığı ise 271.556,00 TL olmaktadır. Bu durumda Kaza tarihinde araç üzerindeki hasar Oranı%41.7 olup aracın onarılması %50 geçmediği için ekonomik gözükmektedir, araç sahibi aracını 2 el piyasasında Sigorta denetimi ve açık arttırması olmadan kendi keyfiyeti ile fiyat oluşturarak sattığı, 650.000,00 TL olan aracın 200.000,00 TL SOVTAJ bedeline sigorta şirketinin bir dahli ve etkisi olmadığı bu durumda kalan meblağ olan 450.000,00 TL sigortanın karşılaması ile kaza hasarının karşılama sorumluluğunu yerine getirmesi beklendiği, ancak bu 450.000,00 TL olan tazminat yükümlülüğü içinde ÖDEMEME konusunda” Sözleşme Klozunda belirttiği gerekçesiyle” çekincelerini oluşturan KTK-2918 Madde-48 ve 81 Tablo-1 de araç maliki ve sürücünün kusurları kapsamında görüldüğü için bu konuda kasko olumsuz görüş verdiğini , kaskonun KTK-2918 maddelerinin araç maliki veya sürücünün yapmış olması ile ilgilenmemekte olup, aracın zararını karşılamada genel KTK kusurlarında çekincelerinin olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmektedir.Eldeki davada, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, kasko sigorta poliçesi, hasar dosyası, kaza tespit tutanağı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; rizikonun poliçe teminatı dışında kaldığını ispat yükü kural olarak sigortacıya ait ise de, somut olayda davaya konu kazanın tek taraflı olduğu, dava konusu araç dışında herhangi bir kişi veya araca zarar verilmediği, bu nedenle sürücünün olay yerini terk etmesini haklı gösterecek zorunlu bir nedenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün olay yerinde bulunmadığının açıkça tespit edildiği, davacı tarafça da bu tespitin aksini ispata elverişli yeterli ve inandırıcı bir delil sunulamadığı görülmüştür. Bu durumda, sigortalının kaza sonrası poliçe genel şartları ile yükümlü olduğu koruma ve ihbar yükümlülüklerine aykırı davrandığı sabit olduğundan, davalı sigorta şirketince hasarın teminat dışında kaldığının usulüne uygun şekilde ispat edildiği kabul edilmelidir. (Yargıtay 4. H. D. █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı)Bu itibarla; ilk derece mahkemesince, tüm bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*