Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyet hükmünün temyizinde, eksik temyiz dilekçesi nedeniyle hak kaybını önlemek amacıyla meşruhatlı tebligatla ek dilekçe sunma imkanı tanınmasına karar verdi.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunda, sanık müdafiinin temyiz nedenlerini belirtmediğini ancak alt mahkemenin gerekçeli kararında bu eksikliğin giderilmemesi halinde temyiz isteminin reddedileceğine dair yasal uyarının (ihtaratın) yapılmadığını tespit etmiştir; bu usul eksikliği nedeniyle dosya iade edilerek, sanık ve müdafiine tebligatla temyiz nedenlerini içeren ek dilekçe sunma ve yedi gün içinde bu eksikliği giderme imkanı sağlanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 3. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYargıtay Ceza Genel Kurulu 18.06.2025 tarih ve 2025/3-66 esas, ████████ sayılı kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 7401-6213 sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılması üzerine; Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ancak daha sonra ilga edilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 293 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe yedi gün içinde tebliğ edilir.", 5271 sayılı Kanunu'nun 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve yine aynı Kanun'un karar tarihi ile itibariyle yürürlükte bulunan ancak daha sonra ilga edilen 295 inci maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin 08.10.2018 tarihli yasal süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinin herhangi bir gerekçe içermediği ancak kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarih ve 2019/9.MD-554 esas ve ████████ karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanık ve müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği gözetilerek söz konusu eksikliğin giderilmesi sureti ile iadesinin temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.