Haksız fiilden doğan trafik kazasında oluşan maddi hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatının alacağın temliki yoluyla talep edildiği, işleten sıfatının tartışıldığı hukuki dava.
Özet: Davacı, davalının tam kusurlu olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu devraldığı araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı ise kaza tarihinde aracın başka bir şirkete kiralandığını belirterek pasif husumet yokluğu ve usulden ret itirazında bulunmuş, mahkeme ise uyuşmazlığın davalı şirketin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca "işleten" sıfatının olup olmadığı noktasında toplandığını ve trafik kaydının kesin delil olmasa da güçlü bir kanıt olduğunu, ancak kiralamanın işleten sıfatını değiştirebileceğini değerlendirerek sorumluluğun tespiti üzerine yoğunlaşmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu █████/2025 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; ----------- mevkinde ve █████/2025 tarihinde 1 No'lu davalıya ait ---------- plaka sayılı aracın; temlik edenin ---------- plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı araç, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde alacağı temlik alınan aracın hasarlandığını, işbu aracın kaza mahallinde ve kaza sonrasında çekilen fotoğrafların sunulduğunu, kazaya karışan aracın zararını tahmini öğrenmek için TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu alındığını, davanın Yetkili Mahkemede açıldığını beyan ederek, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL alacağımızın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, davacının alacağı temlik aldığı kazada talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkile ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, davacının alacağı temlik aldığı kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, davacının temlik alınan araçtadaki meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilinin temlik alınan araçtaki meydana gelen hasarın sorumluluğu ve kusur tespiti yapılması amacıyla kusur bilirkişisine ödenen kusur rapor hizmeti ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: işbu sözleşme gereği kiralayanı olarak bulunduğu araç, kaza tarihi itibariyle ---------ş. firmasına kiralandığını, müvekkil şirket ile----------ş. arasında 30.05.2024 tarihli Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi ve aynı tarihli ek protokol akdedildiğini, davanın ----------ş. firmasına ihbarı ile birlikte müvekkil şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddine mahkeme aksi kanaatte ise davanın yukarıda açıklanan sebepler ile dava şartı noksanlığından usulden reddine, zamanaşımı sair itirazları sebebiyle tümden reddine, her halükarda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, trafik kazası nedeniyle davacının tazminat haklarını temlik aldığı dava dışı ---------- plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının davalıdan tazmini talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin işleten sıfatının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.2918 sayılı KTK.nun hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.Dava konusu olayda, kaza tarihi █████/2025 olup aracın 30.05.2024 tarihli adi yazılı sözleşme şeklinde düzenlenen Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi ve █████/2025 tarihli Ek Protokol ile davalı şirket tarafından dava dışı ---------- Şirketi'ne kiralandığı ve kiracı dava dışı şirkete teslim edildiği anlaşılmaktadır.Söz konusu sözleşme ile aracı kiralayan ve kiracı arasında aracın kullanımına ve tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin kurallar belirlenmiştir. Sözleşme hükümlerinin incelenmesinden aracın kazanın meydana geldiği tarihte kiralayanı olan maliki davalı şirketin araç üzerinde fiili hakimiyetinin bulunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Davacı tarafından da kaza tarihinde aracın davalının fiili hakimiyeti altında olduğuna ilişkin bir delil dosyaya sunulmuş değildir.Buna göre; meydana gelen trafik kazasına karışan ------------ plakalı araç davalı şirket adına kayıtlı ise de; adi yazılı sözleşme şeklinde düzenlenen Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi ile davalı şirket tarafından dava dışı ---------- Şirketi'ne kiralandığı ve kiracı dava dışı şirkete teslim edildiği, kiralama sözleşmesinin damga vergisinin davalı şirket tarafından maliyeye yatırıldığı, kira bedellerinin----------- Şirketi tarafından yatırıldığına ilişkin banka dekontlarının dosyada bulunduğu, davalı şirketin faaliyet konusu itibariyle araç kiralama işi yaptığı, aracın fiili tasarrufunun kiralayan şirkete devredildiği, aracın kaza tarihinde davalı şirketin fiilen hakimiyeti altında bulunduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil de bulunmadığı, bu nedenle kaza tarihi itibariyle davalı şirketin işleten sıfatının kalmadığı, hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafça dosyaya yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 116,6 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.700,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026