Yargıtay 9. Hukuk Dairesinden, işçi alacakları davasında işçi-işveren ilişkisi ve çalışma olgusunun ispatlanamaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı, davalı işyerinde sigortasız ve uzun çalışma koşullarında çalıştığını ileri sürerek kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları talep etmiş; davalı ise ihtiyari ve parça başı bir çalışma olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının iş ilişkisini ve belirli bir dönemdeki mesleki eğitim kapsamındaki çalışmasının niteliğini yeterli delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, temyiz incelemesinde ise istinaf mahkemesinin bu yöndeki kararının hukuka uygun olduğu değerlendirilerek onanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının işlettiği ... isimli işyerinde 01.01.2012-01.05.2023 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışmasına karşın sigortasının yapılmadığını, müvekkilinin sabah 09.00'da işe başladığını, ara dinlenmesi yapmaksızın en erken akşam 21.00'de işi bıraktığını, bu şekilde haftanın 6 günü çalıştığını, resmî tatillerde de aynı şekilde çalıştığını, yıllık ücretli izin kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği hizmet süresinin gerçeği yansıtmadığını, davacı ile 2014 yılında ihtiyaç hâlinde parça başı olarak çalışmak üzere sözlü bir sözleşme atfettiklerini, davacının, müvekkilinin sürekli bir çalışanı olmadığını, sadece ihtiyaç hâlinde parça başı olacak şekilde bir anlaşma yaptıkları için her iş bitiminde davacının el emeği ve ücretinin müvekkili tarafından eksiksiz olarak elden ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı ile arasında iş sözleşmesine dayalı çalışma bulunduğuna yarar delil sunulmadığı, dinlenen davacı tanıklarının ise davacının çalışmasını bilebilecek konumda olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı ile arasında iş sözleşmesine dayalı çalışma bulunduğunu ispata yarar delil sunamadığı, sigorta bildirimlerinin ... Eğitim Merkezi adlı işyerinden bildirildiği 14.08.2020-02.07.2021 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davacının davalı yanında çalıştığı hususunda taraflar arasında ihtilaf yoksa da davacının davalı işyerinde hangi tarihte, hangi nitelikte çalıştığı, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na uygun olarak mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını alıp almadığı ve gelişmesini sürdürüp sürdürmediği, çıraklık konumunun değişip değişmediği, fiilî olarak hangi hizmetleri ifa ettiği, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıp emeğiyle işyeri ve işverene katkıda bulunup meslek ve sanat eğitimini arka planda tuttuğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık anlatımları ve ... Mesleki Eğitim Merkezi kayıtları ile davalarının ispatlandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi olup olmadığına ve çalışma olgusunun ispatlanıp ispatlanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!