Tüketici tarafından, tüketici işlemi kapsamında emre yazılı düzenlenen senetlerin geçersizliği ve icra takibinden borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan menfi tespit davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak gösterilen tüketici senetlerinin tüketici işlemi kapsamında kanunen nama yazılı olması gerekirken emre yazılı düzenlendiği gerekçesiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini, takibin durdurulmasını ve kötü niyet tazminatını talep ettiği bir menfi tespit davasına ilişkin olup, davalının cevap dilekçesi sunmaması üzerine mahkemenin taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi niteliği, kıymetli evrak kaynaklı uyuşmazlığın ticari dava vasfı ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun görev hükümleri ışığında yargılamayı yürüttüğünü, ancak nihai kararın metinde yer almadığını gösteren bir yargılama sürecini özetlemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVADavacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında tüketim malı satımını konu alan satım sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında tüketici senedi tanzim edilerek davalı şirkete verildiğini, davalı yan işbu senedi dayanak yaptığını, müvekkili aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı takibine giriştiğini, takibe konu tüketici senetleri kanunen geçersiz olduğunu, müvekkilinin mezkûr takipten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti amacıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğunu, müvekkilinin de tüketici sıfatını haiz olduğu izahtan vareste olduğunu, tüketicinin yapmış olduğu işlemlerde düzenlenecek kıymetli evrakın sadece nama yazılı olarak düzenlenebileceğini, aksine düzenlenen senedin geçersiz olacağını, tüketici senetlerinin münhasıran nama yazılı tanzim edilmesi kanuni zorunluluk olduğunu, kanuna aykırı emre yazılı şekilde tanzim edilen senetlerin tüketici müvekkili yönünden geçersiz olduğunu, kanunun aradığı şekle ve usule matuf tanzim edilmeyen tüketici senetleri tüketici yönünden geçersiz olduğunu, kanunun geçersiz kıldığı belgeye istinaden alacak hakkı kesbedilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, işbu senetlerin ciro edilmesi halinde iyiniyetli üçüncü kişilerin de iyiniyet iddiası ve alacak hakları dinlenmeyeceğini, zira işbu geçersizlik herkese karşı ileri sürülebilecek bir geçersizlik olduğunu, müvekkilinin işbu takipten yapılacak icrai işlemlerden kaynaklı uğrayacağı zararların bertarafı için dava sonucuna kadar geçerli olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve takibin durdurulmasına, müvekkilinin, kanun gereği geçersiz kılınan senetlere istinaden girişilen --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı takibinden kaynaklı borcu bulunmadığının tespitine, İİK 72/5. Maddenin somut olaya tatbiki ile takibinde kötüniyetli olan davalı şirket aleyhine % 20 den az olmayan tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı yana tahmiline, karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
CEVAP;Davalı tarafça usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER;--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. --------- sayılı ilamı ile davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, taraflar arasında tüketici ilişkisi olduğunun dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı, Kıymetli Evrak Hukuku'nun TTK'da düzenlendiği, kıymetli evraktan kaynaklı uyuşmazlıkların ticari dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Mahkememize tevzi edilmiştir. 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesinde "ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
i)Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
k)Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,l)Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," ifade eder düzenlemesi ile,73. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." düzenlemesi bulunmaktadır. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı ya da müteşebbis olması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res'en gözetilir.
Öncelikle mahkememizin eldeki davaya bakmakla görevli olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde ; davacı vekili, davalı şirket arasında tüketim malı satımını konu alan satım sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında tüketici senedi tanzim edilerek davalı şirkete verildiğini, davalı yan işbu senedi dayanak yaptığını, müvekkili aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün---------- esas sayılı takibine giriştiğini, takibe konu tüketici senetleri kanunen geçersiz olduğunu, müvekkilinin mezkûr takipten kaynaklı borçlu olmadığı iddia etmiş olup davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.Dosya kapsamında bulunan ---------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; takip konusu bononun lehdarın davalı şirket, keşidecinin davacı olduğu █████/2023 keşide tarihli █████/2023 vade tarihli 7.000,00 Tl bedelli bono olduğu ve bedelinin malen ahz olunduğunun senet metnine yazıldığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlık menfi tespit istemine ilişkin olup ispat külfeti üzerinde olan davalı alacaklının taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunduğunu ve dava takip konusu senedin, davacının iddia ettiği satım sözleşmesi dışında bir sebeple verildiğini ispat etmesi gerekmektedir. Mahkememizce taraf vekillerine davalı vekiline davacı ile aralarında tüketim malı satımına konu uyuşmazlığın neye ilişkin olduğu, var ise yazılı satış sözleşmesinin mahkememize sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de davalı vekili tarafından beyanda bulunulmamış , █████/2026 tarihli celse de icra müdürlüğünden satış sözleşmesinin istenilmesi talep etmiş -------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı takip dosyasında sadece takip konusu senedin takip dayanağı olarak dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. ---------- Vergi Dairesi'nin█████/2026 tarihli yazı cevabı ile davacının tacir kaydının olmadığı anlaşılmış olup huzurda açılan davada davada davacının takip konusu senedin tüketici işlemine dayalı olarak verildiği iddiasının aksine davalı alacaklı tarafça ispat edilmediğinden ---------- sayılı ilamı da gözetilerek dava konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde ve aynı kanunun 73. maddesi gereğince Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak mahkememizin karşı görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli ---------Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanında olması nedeniyle HMK'nın 114/1-c, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi ile, MAHKEMEMİZİN KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın yetkili ve görevli ----------Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Dava dosyası hakkında ----------- Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı olduğundan, mahkememizin görevsizlik kararı istinaf edilmeksizin kesinleştiğinde, HMK 21/1-c maddesi gereğince dosyanın görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine resen gönderilmesine,
4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!