Yurt dışı projede çalışan işçinin haksız fesih nedeniyle talep ettiği kıdem, ihbar ve sair işçilik alacaklarının yabancı hukuk ve hesaplama hataları yönünden incelenmesi.
Özet: Yurt dışındaki projede haksız fesih iddiasıyla açılan işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesi Irak hukukuna göre kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil ve yıllık izin alacaklarını kısmen kabul etmiş, ancak Yargıtay çalışma süresi ve fazla çalışma hesaplama hataları nedeniyle kararı bozmuştur; bozmaya uyularak yeniden verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, davacı vekili bilirkişi raporundaki alacak hesaplamalarının eksik ve hatalı olduğunu, giydirilmiş brüt ücretin yanlış belirlendiğini, yapılan mahsupların hukuka aykırı olduğunu ve takdiri indirimde Türk hukuku içtihatlarının dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın tekrar incelenmesini talep etmektedir.

MAHKEMESİ :... Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.MAHKEMESİ : ... 67. ... MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışında bulunan ... . inşaatı projesinde çelik montaj formeni olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... ... ... Şirketi arasında ... hukuku anlamında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesinde uygulanacak hukuk ve yetkili makamın seçildiğini, davacının ... sözleşmesinin 2010 tarihli ve 6 sayılı ... ... ... Kanunu'nun (... ... Kanunu) 42. maddesi uyarınca yedi gün işe gelmemesi sebebiyle feshedildiğini, davacının yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararı ile; davacının ...'te bulunan uluslararası havalimanı inşaatında 14.07.2018-14.04.2020 tarihleri arasında çalıştığı, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu ve davacıya ihbar öneli de verilmediği, davacının ödenmeyen ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bulunduğu, dava konusu alacakların çalışılan yer mevzuatı olan ... hukukuna göre belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; hesaplamaların ... ... Kanunu'na ve somut olaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; İlk Derece Mahkemesince davacı işçinin davalıya ait işyerinde 14.07.2018 tarihinde çalışmaya başladığı kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de davacının çalışma süresinin 06.11.2018-14.04.2020 tarihleri arasında olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının ... ... Kanunu kapsamında çalıştığı dikkate alındığında günlük yasal çalışma süresine göre aylık çalışma süresinin 240 saat olduğu, bu nedenle fazla çalışma alacağının hesaplanmasına esas alınacak temel saat ücretinin, davacıya aylık ödenen ücretin 240'a bölünmesi neticesinde elde edilebileceği gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının 06.11.2018-14.04.2020 tarihleri arasında çalıştığı ve uyuşmazlıkta ... hukukunun uygulanması gerektiği kabul edilerek asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunda ücret alacağının hatalı hesaplandığını,b. Davacının hizmet süresinin eksik tespit edildiğini,c. Davalı tarafından düzenlenen imzasız Payroll başlıklı belgeye göre müvekkilin alacaklarından yapılan mahsup işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu,d. Giydirilmiş brüt ücret hesaplanırken müvekkilin ücretinin brütleştirilmesi ve ücretine 200,00 USD karşılığı olan tutarın sosyal yardım eklenerek yapılması gerektiğini,e. Davacının fazla çalışma alacağının eksik hesaplandığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da hatalı hesaplandığını,f. Yıllık izin alacağından mahsup yapılmasının kabul edilemez olduğunu,g. ... hukukuna ilişkin yapılan hesaplamalarda Türk hukukundaki içtihatlar doğrultusunda takdiri indirim yapılamayacağını,h. Davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, b. Davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, c. Ücret alacağının eksiksiz ödendiğini, d. Hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hizmet süresi, fazla çalışma alacağının hesaplanmasına esas alınan saat ücretinin tespiti, usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilip edilmediği, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İBK).Somut uyuşmazlıkta, bozma kararından önce İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıdem ve ihbar tazminatları çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanmış, davacı taleplerini brüt olarak ıslah ettiğinden kıdem ve ihbar tazminatları brüt olarak hüküm altına alınmış, bu hususlar bozma kapsamı dışında kalarak davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma kararı sonrası aldırılan bilirkişi raporunda ise kıdem ve ihbar tazminatları net ücret üzerinden hesaplanmıştır. İlk Derece Mahkemesince söz konusu bilirkişi raporuna göre karar verilerek davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi hatalıdır. Bozma kararından önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret alacağı, brüt ücret üzerinden ve eksik ödeme yapılan günlerin karşılığı olarak hesaplanmış, İlk Derece Mahkemesince de ücret alacağı brüt tutar üzerinden hüküm altına alınmış, davalı tarafından ücret alacağı temyiz konusu yapılmadığından buna ilişkin tespitler ve hesaplama yöntemi bozma kapsamı dışında bırakılmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma kararı sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma uyarınca belirlenen hizmet süresine göre ücret alacağının hesaplanması yerinde ise de, net ücret üzerinden hesaplama yapılması ve hesaplama sırasında ücret alacağından mahsup işlemi yapılması davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. Bozma kararından önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hafta tatili alacağı 2018 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları için hesaplanmıştır. Bozma kararında davacının hizmet süresinin 06.11.2018-14.04.2020 tarihleri arasında olduğu belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca belirlenen hizmet süresi dikkate alındığında hafta tatili alacağı talebinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplamaya itibarla alacağın hüküm altına alınması isabetsizdir. Bozmadan sonra yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yabancı hukukun uygulanması nedeniyle zamanaşımı kapsamında reddedilen miktarlar üzerinden vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi, yabancı hukukun uygulanması dışındaki nedenlerle (ispat yokluğu, ödeme vs.) reddedilen miktarlar dikkate alınarak bu miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.