Mirasçıdan murise kalan borcun tahsili için açılan itirazın iptali davasında, tereke alacağının elbirliği mülkiyeti nedeniyle miras şirketi temsilcisi atanmadan takip edilemeyeceği kararı.
Özet: Mirasbırakan ile oğlu arasındaki borç ilişkisinden kaynaklanan alacağın, davacı mirasçılar tarafından kendi miras payları oranında talep edildiği icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kısmen kabul ve kötüniyet tazminatına ilişkin kararları, alacağın tereke alacağı olması ve elbirliği mülkiyetine tabi olması sebebiyle mirasçıların pay oranında tazminat talep edemeyeceği, miras şirketine temsilci atanarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dava davacıları ile asıl ve birleşen dava davalısı vekilleri tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl davada davacı vekili; davalı ile ortak murisleri olan ...’nin 21.10.2018 tarihinde vefat ettiğini, murisinin sağlığında oğlu olan davalıya ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/... sayılı dosyasında dava açtığını, davanın sonucunda tarafların sulh olduğunu, sulh anlaşmasında belirtildiği üzere davalının murise bakiye 4.700.000,00 TL borcu olduğunu, müvekkilinin 3/16 miras payına karşılık gelen 881.250,00 TL ‘nin davalıdan tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek davalının ... 5. İcra Dairesinin 2019/... sayılı dosyasındaki borca itirazının iptaline, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, aynı vakıaları ileri sürerek davalının ... 5.İcra Dairesinin █████████ sayılı dosyasındaki borca itirazının iptaline, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davada davalı vekili, müvekkili ile babasının 2 şer ay arayla 200.000,00 TL ödenerek borcun kapatılacağı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin babası vefat ettiği 21.10.2018 tarihine kadar anlaşılan şekilde 2 ay arayla 18.09.201 tarihinde 200.000,00 TL, 13.11.2017 tarihinde 200.000,00 TL, 23.01.2018 tarihinde 200.000,00 TL, 20.03.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 03.04.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 08.05.2018 tarihinde 200.000,00 TL, 18.07.2018 tarihinde 200.000,00 TL, 17.09.2018 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yaptığını, murisin vefatından takip tarihine kadarki süreye ilişkin 5 taksidi ise meksuplaşma nedeni ile ödemediğini, sonraki taksitlerin zaten muaccel olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararıyla, asıl ve birleşen davalı ile muris arasında imzalanan sözleşmeyle taşınmaz bedelinin 5.000.000,00 TL olarak belirlendiği, 11.07.2017 tarihinde 200.000,00 TL ve 19.07.2017 tarihinde toplam 100.000,00 TL'nin murise ödendiği, kalan miktarın ise periyodik olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ödeme periyotları ve tanık beyanları dikkate alındığında, davalının murisle yapmış olduğu sözleşmede yazılı ödemeler dışındaki borç için senet düzenlendiği ve senedin arkasına davalı tarafından ciro edilemez kaydı düşüldüğü, borcun periyodik olarak ödeneceği, ödeme periyodu olarak 2'şer aylık zaman dilimi belirlendiği ve murisin senede ve bu ödeme zamanlarına bir itirazının olmadığı, bu nedenle takip tarihi itibariyle muaccel olup da ödenmeyen borç miktarının bilirkişi aracılığıyla belirlendiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne, ... 5. İcra Müdürlüğünün ███████ 25... /... Esas sayılı dosyalarına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 187.500,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl ve birleşen davada icra inkar tazminatı taleplerinin kısmen kabulü ile 37.500,00'er TL icra inkar tazminatlarının davalıdan alınarak asıl ve birleşen dosya davacılarına ödenmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 138.750,00 'şer TL kötüniyet tazminatlarının asıl ve birleşen dosya davacılarından ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.V. BOZMA Dairenin 24.02.2025 tarihli ilamıyla, somut olayda; davacılar, mirasbırakan ile davalı mirasçı arasındaki sözleşmeden kaynaklı her bir davacı mirasçıya isabet eden alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine yönelik davalının itirazının iptalini talep etmiş olup, davalı, mirasbırakan ile arasındaki borç ilişkisini kabul ettiğinden alacağın tereke alacağına dönüştüğü, mirasçılık belgesine göre mirasbırakan ...'nin 21.10.2018 tarihinde vefat ettiği, davacılar ile davalı dışında 2 mirasçısının daha olduğu, her ne kadar davacılar vekili, davacıların miras payı oranında talepte bulunduklarını beyan etmiş ise de davacı mirasçıların payı oranında tazminat talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, mirasbırakanın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, terekenin tüm mirasçılar tarafından temsil edilmesi gerektiğinden miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.VI. DİRENMEİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın temelinin murisinin davalı ile arasında bulunan sözleşme gereği davalının murisi borçlu olması nedeni ile eldeki davaların açıldığı davalının bu sözleşmeyi inkar etmemesi karşısında muris tarafından yapılan bir karşılıksız kazandırmadan söz edilemeyeceği, dolayısı ile eldeki davanın TMK 637 vd madde hükümlerine göre mirasta istihkak iddiasına ilişkin olduğu, her ne kadar yüksek mahkeme tarafından söz konusu alacak tereke alacağı olarak değerlendirilmek sureti ile terekeye temsilci atanarak yargılamaya devam edilmesi için dosyanın bozulmasına karar verilmiş ise de söz konusu alacağın para alacağına ilişkin olduğu bu nedenle tereke alacakları bakımından kural olarak mirasçıların birlikte hareket etme zorunlulukları bulunmakta ise de niteliği gereği bölünebilen hak ve alacaklara ilişkin olarak mirasçıların kendi miras payları oranında talepte bulunmasının mümkün olduğu, nitekim benzer konuda Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da aynı şekilde karar verildiği bu nedenlerle davacıların asıl ve birleşen dava bakımından tek başlarına dava açmasının mümkün olduğu, kaldı ki aksinin düşünülmesi halinde de hem asıl hem birleşen dava bakımından davacıların açıkça miras paylarını istedikleri taleplerinden terekeye dair bir istemlerinin olduğu yönünde bir anlam çıkarmanın mümkün olmadığı, açıkça miras paylarına ilişkin olarak talepte bulunmaları karşısında taraf teşkiline ilişkin eksikliğin terekeye temsilci atanması sureti ile giderilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle önceki kararında direnilmesine, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne, ... 5. İcra Müdürlüğünün 2019/.. /8026 Esas sayılı dosyalarına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 187.500,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl ve birleşen davada icra inkar tazminatı taleplerinin kısmen kabulü ile 37.500,00'er TL icra inkar tazminatlarının davalıdan alınarak asıl ve birleşen dosya davacılarına ödenmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 138.750,00 'şer TL kötüniyet tazminatlarının asıl ve birleşen dosya davacılarından ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.VII. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili, müvekkilinin davalının babasına ödeme yapıp yapmadığını veya ne kadar ödeme yaptığını bilmesinin mümkün olmadığını, davalının da takipteki itirazında açıklama yapmaksızın borcun tamamına itiraz ettiğini, davalının dekontları ilk kez cevap dilekçesiyle sunduğunu, senede karşı tanık dinlenemeyeceğini, tanıklara muvafakat etmediklerini buna rağmen mahkemenin tanık beyanlarına itibar ederek ödemelerin 2 ayda bir yapılacağının kararlaştırıldığına kanaat getirdiğini oysa sözleşmede böyle bir belirleme yapılmadığını bununla birlikte tanık...'ın davalının murise bir yıl içinde 5.000.000,00 TL yi ödeyeceğine ilişkin beyanının dikkate alınmadığını daha doğrusu yanlış yorumlandığını, neticede sözleşme ile borcun belirli bir vadeye bağlanmadığını, davalının 17.09.2018 tarihinden sonra ödeme yapmadığını, sözleşmede borcun 2’şer aylık ara ile ödeneceğine ilişkin bir düzenleme olmadığından kalan borcun tamamının muaccel olduğunu, müvekkilleri aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu zira ödemelerin murise yapıldığını, müvekkillerinin murisin banka hesabına erişimlerinin olmadığını ödemelerden haberdar olmadıklarını ödemeleri yargılama sırasında öğrendiklerini, alacağın talep edilmiş olmasının kötüniyeti göstermeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin takip tarihi olan 25.07.2019 tarihi itibariyle ödenmeyen 5(beş) taksitten kaynaklı miras hissesine düşen 187.500'er TL'yi dair ödemeyi yapmamasının/yapamamasının sebebinin babalarının vefatından öncesine dayanan anlaşmazlıklardan dolayı babalarının izni ve haberi olmadan çok eski tarihli genel vekaletname kötüniyetli olarak kullanılarak muvazaalı şekilde abisi ...'nin yetkili olduğu şirkete devrettiği taşınmazlarla ilgili tapu iptal ve tescil davası açmayarak mahsuplaşma yoluna gitme düşüncesi olduğunu, yargılama giderleri arasında sayılan harcın kabu-red oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiğini, taksitler halinde yapılan ödemenin tamamı banka kayıtlarında mevcut olup mirasçı sıfatıyla dahi bu bilgiye ulaşabilecekken ve yine murisin vefat sonrasında bankadan varislerin hisseleri oranında banka dekontu imzalayarak miras paylarındaki bedelin ... tarafından bütün dekontlara açıklamalı bir şekilde yazılarak ödenen ödemeler olduğunu çok net olarak her iki davacının da bildiğini,Bankadan veraset intikalden sonra imzaları ile aldıkları ödemeden de tam 5 ay sonra hiç bir ödeme almamış gibi kötü niyetli olarak dava açtıklarını, davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve gerekçeAsıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar miras ortaklığı 4721 sayılı Kanunun 701 ve devamı maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyetine tabi olup terekeye ait haklar üzerinde tasarruf niteliğindeki alacak davalarının zorunlu dava arkadaşlığı gereği tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir ise de terekeye ait bir hakkın borçlusunun mirasçılardan biri olması halinde aksi yönde bir hüküm bulunmadığından diğer mirasçıların o mirasçıya karşı dava açabilecekleri kabul edilmektedir (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1.Cilt, 997 vd.sy.,2001/...).Somut olayda da taraflar, müteveffa ...'nin mirasçısı olup, murisin davalıdan olan alacağından kaynaklı olarak davacı mirasçıların kendi miras hisseleri oranında diğer mirasçıya karşı icra takibi başlatmış olmaları nedeniyle mirasçıların birlikte dava açmaları zorunlu olmayıp kendi adlarına dava açabileceklerinin kabulünün gerekmesine ve davanın esasına ilişkin olarak da dava konusu sözleşmede kalan borcun periyotlar halinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına, davalının murisin sağlığında belli aralıklarla aynı miktarlarda yaptığı ödemelerin fiili teamül oluşturmasına, bu kapsamda takip tarihi itibariyle muaccel hale gelen borcun tespit edilerek bu miktar üzerinden karar verilmesinin yerinde bulunmasına ve alacaklıların kötüniyetli olarak alacağı takibe koyduklarının ispat edilememiş bulunmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, direnmenin onanmasına karar verilmiştir.VIII. KARARAçıklanan sebeple;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.