9. Hukuk Dairesinin yurt dışındaki işyerinde haksız fesihle iş akdi sonlandırılan işçinin kıdem, ihbar ve sair işçilik alacaklarına dair Katar hukuku ve hesaplama ihtilafları üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Yurt dışında bir inşaat projesinde çelik montaj formeni olarak çalışan davacının, iş sözleşmesinin haksız feshini takiben kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsili talebiyle açtığı işçilik alacakları davasında, davanın esasına ilişkin uygulanan Kuvvet İş Hukuku çerçevesinde davacının çalışma süresinin tespiti ve alacakların hesaplanmasındaki hatalar nedeniyle önceki mahkeme kararlarının bozulmasının ardından, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama ve hesaplamalara karşı davacı vekilince ücret, fazla çalışma, hizmet süresi ve diğer alacakların eksik hesaplandığı gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ :... Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.MAHKEMESİ : ... 67. ... MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışında bulunan ... ... inşaatı projesinde çelik montaj formeni olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... ... Şirketi arasında ... hukuku anlamında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının talepleri hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesinde uygulanacak hukuk ve yetkili makamın seçildiğini, davacının ... sözleşmesinin 2010 tarihli ve 6 sayılı ... ..... Kanunu'nun (... ... Kanunu) 42. maddesi uyarınca yedi gün işe gelmemesi sebebiyle feshedildiğini, davacının yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararı ile; davacının ...'te bulunan uluslararası ... inşaatında 14.07.2018-30.04.2020 tarihleri arasında çalıştığı, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu ve davacıya ihbar öneli de verilmediği, davacının ödenmeyen ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bulunduğu, dava konusu alacakların çalışılan yer mevzuatı olan ... hukukuna göre belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; hesaplamaların ... ... Kanunu'na ve somut olaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; İlk Derece Mahkemesince davacı işçinin davalıya ait işyerinde 14.07.2018 tarihinde çalışmaya başladığı kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de davacının çalışma süresinin 06.11.2018-30.04.2020 tarihleri arasında olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının ... ... Kanunu kapsamında çalıştığı dikkate alındığında günlük yasal çalışma süresine göre aylık çalışma süresinin 240 saat olduğu, bu nedenle fazla çalışma alacağının hesaplanmasına esas alınacak temel saat ücretinin, davacıya aylık ödenen ücretin 240'a bölünmesi neticesinde elde edilebileceği gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının 06.11.2018-30.04.2020 tarihleri arasında çalıştığı ve uyuşmazlıkta ... hukukunun uygulanması gerektiği kabul edilerek asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunda ücret alacağının hatalı hesaplandığını,b. Davacının hizmet süresinin eksik tespit edildiğini,c. Davalı tarafından düzenlenen imzasız Payroll başlıklı belgeye göre müvekkilin alacaklarından yapılan mahsup işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu,d. Giydirilmiş brüt ücret hesaplanırken müvekkilin ücretinin brütleştirilmesi ve ücretine 200,00 USD karşılığı olan tutarın sosyal yardım eklenerek yapılması gerektiğini,e. Davacının fazla çalışma alacağının eksik hesaplandığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da hatalı hesaplandığını,f. Yıllık izin alacağından mahsup yapılmasının kabul edilemez olduğunu,g. ... hukukuna ilişkin yapılan hesaplamalarda Türk hukukundaki içtihatlar doğrultusunda takdiri indirim yapılamayacağını,h. Davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, b. Davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, c. Ücret alacağının eksiksiz ödendiğini, d. Hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hizmet süresi, fazla çalışma alacağının hesaplanmasına esas alınan saat ücretinin tespiti, usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilip edilmediği, faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (... 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İBK).Somut uyuşmazlıkta, bozma kararından önce İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda çıplak brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı, giydirilmiş brüt ücret üzerinden ihbar tazminatı hesaplanmış, davacı taleplerini brüt olarak ıslah ettiğinden kıdem ve ihbar tazminatları brüt olarak hüküm altına alınmış, bu hususlar bozma kapsamı dışında kalarak davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma kararı sonrası aldırılan bilirkişi raporunda ise kıdem ve ihbar tazminatları net ücret üzerinden hesaplanmıştır. İlk Derece Mahkemesince söz konusu bilirkişi raporuna göre karar verilerek davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi hatalıdır. Bozma kararından önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret alacağı, brüt ücret üzerinden ve eksik ödeme yapılan günlerin karşılığı olarak hesaplanmış, İlk Derece Mahkemesince de ücret alacağı brüt tutar üzerinden hüküm altına alınmış, davalı tarafından ücret alacağı temyiz konusu yapılmadığından buna ilişkin tespitler ve hesaplama yöntemi bozma kapsamı dışında bırakılmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma kararı sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma uyarınca belirlenen hizmet süresine göre ücret alacağının hesaplanması yerinde ise de, net ücret üzerinden hesaplama yapılması ve hesaplama sırasında ücret alacağından mahsup işlemi yapılması davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. Bozma öncesinde davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı brüt 166,94 KWD (... Dinarı) olarak hesaplanmış ve talep artırım dilekçesi dikkate alınarak bu alacak hüküm altına alınmış, bozma kararında söz konusu alacak bozma kapsamı dışında kalarak davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının net ücret üzerinden hesaplanması ve taleple bağlı kalındığı belirtilerek net 3,00 KWD ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hüküm altına alınması davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Bozmadan sonra yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yabancı hukukun uygulanması nedeniyle zamanaşımı kapsamında reddedilen miktarlar üzerinden vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi, yabancı hukukun uygulanması dışındaki nedenlerle (ispat yokluğu, ödeme vs.) reddedilen miktarlar dikkate alınarak bu miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.