İşçinin haksız fesih iddiasıyla açtığı kıdem, ihbar, ücret ve tatil alacakları davasında asıl-alt işveren ilişkisi, belirsiz alacak davası ve zamanaşımı itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalı asıl işveren ve alt işverenler nezdinde haksız feshedilen iş sözleşmesi sonrası kıdem, ihbar, yıllık izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi gibi işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin asıl-alt işveren ilişkisi ile müşterek ve müteselsil sorumluluğu kabul ederek, işverenin feshi haklı nedene dayandıramaması ve tanık beyanları ile bilirkişi raporu doğrultusunda davacının taleplerini kısmen hüküm altına alması üzerine davalı tarafın kararı temyiz etme sürecini anlatmaktadır.
9. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
DAVA TARİHİ : 14.03.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ... ... (... ...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 10.01.2014-04.03.2017 tarihleri arasında davalı asıl işveren ... ... bünyesinde ve diğer davalı alt işverenlere bağlı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin davalılardan ... . .. .. ve .. .. .. (... ...) tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının çalışmış olduğu dönem boyunca alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalılar ... & ... . . . . .. .. .. .. ve .. .. .. ile ... ... vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet süresine ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının işyerinden kendisinin ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, ücret bordrolarının imzalı olduğunu, alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alt işverenler arasında organik bağ bulunduğu, hizmet döküm cetveli, eğitim seminer belgesi, işyeri tescil bilgileri ve tanık anlatımlarına göre davalı ... ... ile diğer davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalıların dava konusu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, tanık anlatımları ve emsal ücret yazıları birlikte değerlendirildiğinde davacının ücret iddiasını ispatladığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği davalılar tarafından ispat edilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanıkların davacıyla birlikte çalıştıkları dönem itibarıyla esas alınan beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazandığı, davacının ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacakları bulunduğu, yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle talepler miktar itibarıyla kısmen hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların faaliyet alanları ve davacının yapmış olduğu işin niteliği dikkate alındığında davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, taraflar arasında ücret ihtilaflı olduğundan davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunduğu, tanık beyanlarından işyerinde elden ödeme olduğunun anlaşılması karşısında emsal ücret araştırması da dikkate alındığında tespit edilen ücretin yerinde olduğu, işçinin devamsızlığı nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiği ileri sürülmüş ise de dosyaya devamsızlık tutanaklarının sunulmadığı, davalı tarafın ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların denetime elverişli nitelikte olduğu, ücretin ödendiğini ispat yükü altında olan davalıların ücret alacağını ödediğini ispat edemediği, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, hüküm altına alınan tutarlar yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Husumet itirazlarının dikkate alınmadığını,
2. Davacının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
3. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
4. Kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu,
5. Davacının ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanmadığını,
6. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava türü, husumet, aylık ücret miktarı, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve zamanaşımı def'ine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairemiz uygulamasına göre koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan alacak kalemleri bakımından davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı). Diğer taraftan daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı ret kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan belirsiz alacak davasında bu husus, dava tarihi ve Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar; 31.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar; 09.02.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!