Tehlikeli madde şoförünün haklı fesihle talep ettiği kıdem, fazla çalışma, tatil ücretleri ile sefer priminin hesaplanmasına ilişkin Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Davacının tehlikeli madde taşıyan araç şoförü olarak çalıştığı işyerinde, ücretlerinin bir kısmının elden ödenmesi, sefer primi alması ve işçilik alacaklarının eksik veya hiç ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi üzerine açtığı kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve tatil ücretleri gibi alacak davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının haklı feshini, belirlenen ücretini ve eksik ödenen alacaklarını tanık beyanları ve bilirkişi raporuyla sabit görerek davanın kısmen kabulüne karar vermiş, davalı işverenin temyiz itirazları ise bu kararları hedef almıştır.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.07.2015-12.02.2021 tarihleri arasında davalıya ait ...'da bulunan işyerinde tehlikeli madde taşıyan araç şoförü olarak çalıştığını, ücretin asgari ücret kadarının bankaya yatırıldığını kalan kısmın elden ödendiğini, ayrıca davacıya sabit ücret yanında her sefere çıkışında günlük 90,00 TL sefer primi ödendiğini, işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeplerle 12.02.2021 tarihinde feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirketten herhangi bir alacağının olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalı Şirkette çalışan işçilerin fazla çalışmalarının bulunması hâlinde fazla çalışma yapılan aylarda ücretlerin ve yıllık izin ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, bu hususun imzalı ücret bordrolarında göründüğünü, davacının iş sözleşmesinin usul ve kanuna uygun feshedilmesi nedeniyle kıdem ve ihbar fazminatı talep edemeyeceğini, davacının tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının davalıya ait işyerinde 24.07.2015-12.02.2021 tarihleri arasında çalıştığı, işyerinde tehlikeli madde taşıyan tır şoförü olarak çalışan davacının sabit ücretinin yanında sefer başına prim aldığı, bu primin yıllara göre değişkenlik gösterdiği, Yargıtay kararları uyarınca sefer primi ücretin bir parçası olduğundan alacak kalemlerinin hesaplanmasında bu hususun gözönünde bulundurulduğu, davacının iddiası, mesleği ve kıdemi, emsal ücret araştırması, tanık anlatımları, banka hesap dökümleri ve sigorta bildirimleri birlikte ele alındığında davacının son çıplak brüt ücretinin 8.094,50 TL olduğu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda davacının birtakım işçilik alacaklarının ödenmediğinin tespit edildiği, işçi ücretlerinin tam ve zamanında ödenmemesi hâli işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturduğundan davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmesi gerektiği, ıslah ile artırılan miktarlar yönünden feshe bağlı alacaklar ile ücret alacağının zamanaşımına uğramadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları belirsiz alacak davası türünde açıldığından dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği, davacının iddiası, yapılan işin niteliği ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının 24.07.2015-12.02.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde tanker şoförü olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesine kendisi tarafından son verildiği, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, davacının vasıf, kıdemi ile emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarına göre davacının tespit edilen ücretinin isabetli olduğu, davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğu, ispat yükü üzerinde olan davalı işveren davacının hak kazandığı bakiye 100 günlük yıllık iznin kullandırdığını ya da fesihte ücretinin ödendiğini yazılı delille ispatlayamadığı, davacının iş ve çalışma koşullarını bilen dönem tanık beyanlarıyla fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, bu çalışmaların karşılıklarının ödendiğinin ise davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının müvekkili Şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını,
2. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açmasının yasal dayanağı bulunmadığını,
3. Davacının asgari ücretle çalıştığını,
4. Tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını,
5. Dava konusu alacakların hüküm altına alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davanın türü, aylık ücret miktarı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı ve zamanaşımı def'ine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!