Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararına karşı temyiz dilekçesinde sebep gösterilmemesi nedeniyle temyiz istemini CMK 298 uyarınca reddetti.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararının temyizi üzerine, kanun koyucunun temyiz yolunda hukuki denetimin sınırlı olması nedeniyle temyiz dilekçesinde hükmün hangi sebeplerle bozulmak istendiğinin açıkça belirtilmesini şart koştuğu, aksi takdirde usulüne uygun bir temyiz davasının açılamayacağı ve temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği vurgulanarak, katılan vekilinin süresinde sunduğu temyiz dilekçesinin bu zorunlu sebepleri içermemesi gerekçesiyle temyiz talebinin yasal dayanağı uyarınca reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/1 E., ████████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca her iki suçtan ayrı ayrı beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30.09.2024 tarihli ve █████████ - ██████████ sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
İstinaf mahkemelerinin Türk yargı sistemine dahil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir anlayışı benimseyen kanun koyucunun, hem maddi olay hem de hukuki denetim yapacak olan istinaf başvurusunda sebep gösterme zorunluluğu öngörmezken (5271 sy. CMK madde 273/4), incelemesi hukuki denetimle sınırlı (CMK madde 294/2) olan temyiz yolunda; mülga 1412 sayılı CMUK'tan (madde 305) da farklı şekilde, re'sen temyiz tercihinden vazgeçerek, temyiz davasını açan ve sınırlayan temyiz dilekçesinde/layihasında temyiz edenin hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini/temyiz sebeplerini göstermek zorunda olduğunu (CMK madde 294/1) şart koşmuş ve temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermemesi durumunda; tıpkı başvurunun süresi içinde yapılmaması, hükmün temyiz edilemez olması ya da temyiz edenin buna hakkı bulunmaması hallerinde olduğu gibi usulüne uygun açılmış bir temyiz davasından bahsedilemeyeceğinden temyiz isteminin reddedilmesini (CMK madde 298) emretmiş (F. Yenisey - A. Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 923, Centel-Zafer Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 826, C. Şahin - N. Göktürk Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 278) olmasına, anılan Kanun'un 289. maddesinin, usulüne uygun açılmış bir temyiz davasının "sınırlı inceleme ilkesinin" bir istisnasını teşkil etmesine (F. Yenisey - A. Nugoğlu, age sh. 905), şartları ve usulü açık bir şekilde ortaya konulmak şartıyla (AİHM Galstyan/Ermenistan Başvuru No: ████████ 15.01.2007 t.) öngörülen usul şartlarına uyulmaması sebebiyle kanun yolu başvurusunun reddedilmesinin bu hakkın ihlali sonucunu doğurmayacağının (AİHM Sjöö/İsveç Başvuru No: ████████) da istikrar kazanmış yargısal kararlarla kabul edilmesine nazaran; katılan vekilinin süresinde verilen 27.05.2025 tarihli dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 maddesi uyarınca, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!