Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emeklilik sonrası ödenmeyen kıdem tazminatı ve icra inkar tazminatı talepli icra itirazının iptali davasında bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Emeklilik sonrası ödenmeyen kıdem tazminatı için icra takibi başlatan işçinin, işverenin itirazı üzerine açtığı itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin hizmet süresi ve bilirkişi raporu esas alınarak hesaplanan kıdem tazminatı farkını kabul etmesine rağmen icra inkar tazminatını reddetmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi işçinin hem kıdem tazminatı farkına hem de haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hak kazandığına karar vermiş ve bu karar, işveren vekilinin temyiz talebi üzerine ilgili yüksek mahkeme tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işveren ve davalılar ile arasında organik ve hukuki bağ bulunan şirketler nezdinde çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kıdem tazminatının ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından ilâmsız takip başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile akdi vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının rızası ve muvafakati, hatta isteği üzerine haklarının eksiksiz şekilde ödenerek çıkış işleminin yapıldığını, davacının icra takibi başlattığını ancak kıdem tazminatına hak kazanmadığını, bu hususun yargılamayı gerektirdiğini, herhangi bir yargılama olmadan doğrudan icra takibi yapılmasının kötüniyetli bir hareket olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kayseri ...██████████ Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davacının emeklilik sebebi ile işten ayrıldığı, davacının ... bünyesinde yer alan şirketlerde aynı işi yaptığı, şirketler arasındaki geçişin davacının rızasına tâbi olmadığı, davacıya ödenen miktarların son fesih tarihine kadar işlemiş yasal faizi ile mahsubu sonrası, fark kıdem tazminatının hesaplandığı bilirkişi raporunun hükme esas alındığı; diğer taraftan taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatına hak kazanmadığı, davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 329. maddesi gereği akdi vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi talebinin de reddi gerektiği yönündeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının icra inkar tazminatı yönünde istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının tüm alacaklarının işten ayrılması sonrası eksiksiz ödendiğini, bu durumun davacı tarafından imzalanan ibraname ile sabit olduğunu, davanın reddi gerektiğini,2. Davacının daha önce çalıştığı dava dışı şirketler ile davalı Şirketlerin aynı Holding bünyesinde olmasının hizmetlerin birleştirilmesini gerektirmeyeceğini, işyeri değişikliği yapılırken davacıya tüm haklarının zaten ödendiğini, davacının rızasıyla işyeri değişikliği yapıldığını, ödenen kıdem tazminatını davacı alırken herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmediğini,3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, 4. Müvekkili Şirketin eski ödemelere dair belgelere ulaşamaması nedeniyle, müvekkili aleyhine hesap yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi, dava konusu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.