İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi kararı: Ticari sistem imalatı ve montajı hizmetlerinden kaynaklanan, ödenmeyen ve içeriği belirsiz son faturaya yönelik itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalının çeşitli adreslere kurulan sistemlerin toplam 130.002,30 TLlik bedelinin son faturası olan 35.001,16 TLyi ödememesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve alacağın tahsilini talep ederken, davalı ise her bir iş için ayrı anlaşmalar yapıldığını, tüm ödemelerin eksiksiz tamamlandığını ve ihtilaflı faturanın herhangi bir işe dayanmadığını iddia etmiştir; ilk derece mahkemesi, taraflar arasında yazılı sözleşme olmaması ve dava konusu faturanın hangi işe veya adrese ait olduğunun belirsizliği ile davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasını dikkate alarak yargılama yapmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :I. DAVADavacı vekili, müvekkili .... A.Ş.'nin tente, cam, ..., gölgeleme ve kış bahçesi sistemleri alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ...'de bulunan üç farklı adreste kurulmak üzere ... sistemleri sipariş ettiğini, taraflar arasında sözlü olarak işin kapsamı ve bedeli konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin kararlaştırılan ... sistemlerini imal ederek montajını tamamladığını, toplam iş bedelinin 130.002,30 TL olduğunu, düzenlenen ilk üç faturanın davalı tarafından ödendiğini, ancak 24.01.2018 tarihli 35.001,16 TL bedelli son faturanın haksız şekilde iade edilerek ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünde başlatılan takibe davalının yetki itirazında bulunması nedeniyle dosyanın ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, davalının burada da borca, faize ve ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde toplam 130.002,30 TL bedelli tek bir ... imalat ve montaj sözleşmesi bulunmadığını, her iş için ayrı ayrı anlaşma yapıldığını, bu kapsamda, ... ... Sitesi ... Blok D:... adresindeki iş için KDV dahil 34.000 TL bedelle anlaşıldığını, bu bedele karşılık üç adet çek verildiğini, davacının işi tamamlayarak buna ilişkin faturaları düzenlediğini ve çek bedellerinin tahsil edildiğini; ...Mahallesi'ndeki D:... ve D:.. adreslerindeki işler için ise KDV dahil 70.000 TL bedel üzerinde mutabakata varıldığını, bu işe ilişkin altı adet çekin davacıya verildiğini, davacının da buna karşılık iki adet fatura düzenlediğini ve tüm çek bedellerinin tahsil edildiğini, ayrıca ... Mahallesi'nde bulunan “...” isimli işyerindeki ... işi için 25.000 TL bedelle anlaşıldığını, bu iş karşılığında üç adet çek verildiğini, davacının işi tamamlayarak 24.10.2017 tarihli faturayı düzenlediğini ve bu bedelin de tamamen ödendiğini , tüm bu işlere ilişkin ödemelerin eksiksiz yapıldığını, buna rağmen davacının hangi işe karşılık düzenlediği açıklanamayan 24.01.2018 tarihli 39.001,16 TL bedelli faturayı sonradan düzenleyerek takibe konu ettiğini, bu faturaya konu herhangi bir iş veya hizmetin bulunmadığını, davacının yaptığı tüm işlerin ve bunlara ilişkin ödemelerin dosya kapsamındaki belgeler ve ticari kayıtlarla sabit olduğunu belirterek davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, davanın ... sistemi imalatına ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, davanın ilk olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, yargılama sırasında dosyanın görev nedeniyle ...Asliye Ticaret Mahkemesine devredildiği, mahkemece yeni kurulan ticaret mahkemelerinin görevine ilişkin Yargıtay içtihatları doğrultusunda esasa girilerek inceleme yapıldığı, davacı tarafça ...Mahallesi ... Sokak’taki iki bağımsız bölüm ile ... Sitesindeki taşınmazlarda ... sistemi imalatı yapıldığı, toplam iş bedelinin 130.002,30 TL olduğu, bunun 86.001,14 TL’sinin ödendiği, bakiye alacak için 24.01.2018 tarihli 35.001,16 TL bedelli faturanın düzenlendiği ve ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı ileri sürülmüş, davalı taraf ise ... isimli işyerindeki imalat dahil tüm işler için toplam 130.000 TL üzerinden anlaşıldığını ve bu bedelin tamamen ödendiğini savunduğu, mahkemece taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunduğunun ihtilafsız olduğu, uyuşmazlığın iş bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, taraf defterleri, faturalar ve tüm belgelerin birlikte değerlendirildiği, dava konusu faturada yalnızca “... sistemi” açıklamasının yer aldığı ve hangi iş veya adrese ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ... işine ilişkin bedelin toplam sözleşme bedelinden ayrı olarak kararlaştırıldığı ve sonradan ayrıca faturalandırıldığı yönündeki davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinafında, davalı şirket tarafından “...Mh. ... Sk. No:... D:... .../...”, “...Mh. ... Sk. No:.... D:... .../...” ve “... Cd. ... Sk. ... Sitesi .... Blok D:.... .../....” adreslerinde ... imalatı ve montajı yapılmasının talep edildiğini, taraflar arasında sözlü mutabakat sağlandığını, bu kapsamda müvekkil şirketçe gerekli ölçümlerin alınarak ... sistemlerinin imal edilip ilgili adreslere kurulduğunu, düzenlenen faturaların davalı şirkete gönderildiğini ve bir kısım faturaların da ödendiğini ileri sürmüştür. Müvekkil şirketin son olarak 24.01.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ve 35.001,16 TL bedelli faturayı düzenleyerek davalı tarafa tebliğ ettiğini, ancak davalı tarafın taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya aykırı şekilde faturayı iade ettiğini, bunun üzerine haklı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ise kötü niyetli biçimde takibe itiraz ettiğini, akabinde açılan itirazın iptali davasının ise eksik ve yetersiz inceleme sonucu reddedildiğini, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacı şirkete ait 2018 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdikinin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle lehine delil niteliği taşımadığının belirtildiğini, oysa müvekkil şirkete ait 2018 hesap dönemine ilişkin ticari defterlerin .... Noterliği’nin 28.06.2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile usulüne uygun şekilde kapanış tasdikinin yapıldığını ve buna ilişkin noter suretinin bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, bu nedenle müvekkil şirket ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre lehine delil niteliği taşıdığını, takip dayanağı faturanın da ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, buna rağmen mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, ayrıca ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/9 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte dava konusu adreslerde toplam 75,4 m² cam balkon ve 159,5 m² otomatik açılır-katlanır ... sisteminin bulunduğunun, bu imalatlar üzerinde müvekkil şirket logosunun yer aldığının ve daire sahiplerinin de ürünlerin davalı şirket tarafından müvekkiline yaptırıldığını beyan ettiğinin tespit edildiğini, bu durumun müvekkili şirketin imalat ve montaj işlerini gerçekleştirdiğini açıkça ortaya koyduğunu, tespit dosyasındaki imalatların yapıldığı tarihteki birim fiyatlarının uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi halinde taraflar arasındaki 130.002,30 TL bedelli sözlü mutabakatın ortaya çıkacağını, ancak mahkemece bu yöndeki bilirkişi incelemesi taleplerinin reddedildiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafında, davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/9 D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit ettirdiği ticari işe ilişkin tüm bedellerin, tarafların anlaşmaları doğrultusunda davalı müvekkili tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan çeklerle eksiksiz şekilde ödendiğini, çeklerin tamamının karşılıksız çıkmaksızın tahsil edildiğini ve bu suretle davacı tarafın tüm alacağını tahsil etmiş olduğunu, buna rağmen davacı tarafın kötü niyetli şekilde, dayanağı ve hangi işe ilişkin olduğu açıklanamayan 24.01.2018 tarihli, ... seri numaralı ve 35.001,16 TL bedelli faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilince ise yasal süresi içinde ... .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturanın hem aslının hem de içeriğinin açıkça iade edilerek itiraz edildiğini, faturaya süresinde itiraz edilmesi nedeniyle artık faturanın içerik bakımından kesinleşmesinin söz konusu olmadığını, bu durumda faturayı düzenleyen davacının iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, ancak davacı tarafın herhangi bir yazılı sözleşme, ticari kayıt, BA-BS formu veya başka bir somut delil sunamadığını, dosyada alınan 01.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda da davacıya ait 2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edilmediğinden lehine delil niteliği taşımadığının, buna karşılık davalıya ait 2017-2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ve lehine delil niteliği taşıdığının tespit edildiğini, ayrıca davacı tarafından düzenlenen dava konusu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığının ve taraflar arasında 2017 yılı sonu itibarıyla herhangi bir borç-alacak bakiyesi olmadığının belirlendiğini, davacının yazılı delille ispat yükünü yerine getiremediğini, dava konusu faturanın hangi iş veya adrese ilişkin olduğunun dahi anlaşılamadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen “ispatlanamayan davanın reddi” kararının hukuka uygun olduğunu, davacının, ... imalatı ve montajına ilişkin iş bedelinin piyasa rayiçleri üzerinden bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazlarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, piyasa rayiçlerine göre yapılacak hesaplamanın hükme esas alınamayacağını, ayrıca cevap dilekçelerinde açıkça kötü niyet tazminatı talebinde bulunmalarına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığını, davacı tarafın borç bulunmadığını bilmesine rağmen haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını ve itirazın iptali davası açtığını ileri sürerek, İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca davacının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, davalı şirket adına ...'de bulunan üç ayrı adreste ... sistemi imalat ve montaj işlerini tamamladığını, toplam iş bedelinin 130.002,30 TL olduğunu, ilk üç faturanın ödendiğini, ancak 24.01.2018 tarihli 35.001,16 TL bedelli son faturanın haksız olarak iade edilerek ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise her iş için ayrı sözleşme yapıldığını, ..., ...Mahallesi ve ...'de gerçekleştirilen işler karşılığında kararlaştırılan bedellerin çeklerle tamamen ödendiğini, dava konusu faturaya konu yeni bir iş veya hizmet bulunmadığını ve sonradan düzenlenen faturanın hangi işe ilişkin olduğunun belirli olmadığını savunmuştur.Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, ihtilafın bakiye iş bedeline ilişkin olduğu, yazılı sözleşme bulunmadığı, dava konusu faturada yalnızca ".... sistemi" ibaresine yer verildiği, faturanın hangi iş veya adrese ilişkin olduğunun belirlenemediği, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamına göre uyuşmazlığın, davacının üç ayrı adreste gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü imalatların kapsamı ve bunların karşılığı olan iş bedelinin belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde üç ayrı adreste yapılan imalatlar nedeniyle bakiye iş bedeli talebinde bulunduğundan, öncelikle bu işlerin kapsamını ve bedelini ispat etmekle yükümlüdür.Ne var ki mahkemece, dosyada mevcut tespit raporu, tarafların bilirkişi raporlarına yönelik itirazları ve diğer teknik deliller birlikte değerlendirilerek davacının hangi adreste hangi imalatları gerçekleştirdiği ve bunların bedelinin ne olduğu hususunda denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; dosyada mevcut tespit raporu, tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporlarına yönelik itirazları birlikte değerlendirilmek üzere ek rapor alınması, davacının üç ayrı adreste gerçekleştirdiği imalatların kapsamı ve bedelinin belirlenmesi, belirlenecek iş bedelinden taraflar arasında ihtilafsız olan veya davalı tarafından ispatlanan ödemelerin mahsup edilmesi, bakiye alacak bulunup bulunmadığının tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesidir.Bu itibarla, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Kaldırma neden ve kapsamına göre de, davalı vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmeksizin, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,2-...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.