Ambulans helikopter pilotunun ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve tatil alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı feshine dair temyiz incelemesi.
Özet: Ambulans helikopter pilotu olarak çalışan davacı, ücretlerinin düzensiz ve eksik ödenmesi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve diğer alacakların tahsilini talep etmiş; yargılama sürecinde ilk derece mahkemesinin kararı bölge adliye mahkemesince bozulup yeniden yargılama yapılmasının ardından, davacının ödenmemiş işçilik alacakları bulunduğu, fazla çalışma ve genel tatillerde çalıştığı hususlarını tanık beyanlarıyla ispatladığı, bu nedenle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı bölge adliye mahkemesince kesin olarak tespit edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 35. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 Mart-12.01.2016 tarihleri arasında davalı bünyesinde ambulans helikopter pilotu olarak çalıştığını, ücretinin düzenli ödenmemesi, 2015 yılı Kasım ve 2015 yılı Aralık ücretlerinin ise ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, 01.04.2015-29.02.2016 tarihleri arasında ... ... ... İktisadi İşletmeleri Van ... Bölgesinde helikopter pilotu olarak çalışacağı, 01.03.2016 tarihi itibarı ile İstanbul ... Bölgesi'nde çalışacağına karar verdiklerini ancak davacının Van’daki görev süresi dolmadan onay alınmaksızın ...’a gönderildiğini, davacının ... ... ... ...ve ... ... Şirketinden (... ... ...) 3.725,00 USD, ... ... ... İktisadi İşletmesinden 500,00 USD, ekip şefliği görevine verilen 150,00 USD ek ücret olmak üzere toplam 4.375,00 USD ücret aldığını, ücretin her ayın 1. günü ödenmesi kararlaştırılmış olup 15. günü veya daha geç yatırıldığını, ücret farklarının ücretine yansıtılmadığını, 2016 yılı Ocak ayında 12 günlük ücretinin ödenmediğini, çalışmasının güneşin doğumundan yarım saat önce başladığını, güneş battıktan 1-2 saat sonra sona erdiğini, yaz aylarında 1 aylık dönemde Van’da güneşin 04.00-04.30'da doğduğunu, müvekkilinin 15 saat çalıştığını ve fazla çalışmasının ödenmediğini, harcırahların da ödenmediğini, Sivil ... Kanunu gereği yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İşletmeleri vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, 500,00 USD aylık ödemenin eksiksiz yapıldığını, uçuşların sivil ... mevzuatına uygun olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle fazla çalışmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; hava taşıma işlerinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) uygulanmayacağını, 818 sayılı Borçlar Kanunu kapsamında 1 yıldan az çalıştığı için kıdem tazminatı hakkının olmadığını, Ocak 20 16... günlük ücretinin Vakıfbank şubesine yatırıldığını, 1 yıldan az çalıştığı için yıllık ücretli izin alacağının da olmadığını, ticket kartına 12 günlük yemek ücretinin de yüklendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli kararı ile; işçinin ücretinin zamanında ödenmediği, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı ve davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli kararıyla davacının ücretinin banka kanalıyla ödendiği iddia edildiğinden banka kayıtları getirtilerek karar verilmesi, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden tanıkların yeniden dinlenmesi ve ihtarnamenin sadece ... . ...'ye tebliğ edildiği de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, banka kayıtları getirtilip tanıklar yeniden dinlenerek davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, ücret alacaklarının ödendiği, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, yıllık 270 saate kadar olan çalışmaların ücrete dâhil olduğunun kararlaştırıldığı gerekçesiyle tanık anlatımıyla ispat edilen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarından %30 indirim yapılarak bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre fazla çalışma yaptığını ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden davacı işçinin bu iddialarını tanık beyanları ile ispatladığı, ödenmemiş işçilik alacakları bulunan davacının iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiği ve kıdem tazminatına da hak kazandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 255. maddesi uyarınca, aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylemiş olmalarının asıl olduğu ilkesi gözetildiğinde, davacı tanıklarından birinin davacı ile menfaat birliği içinde olmasının başlı başına beyanlarına itibar edilmemesi sonucunu doğurmayacağı, kaldı ki davacı ile menfaat birliği içinde olduğu belirtilen tanık beyanları ile menfaat birliği olmayan tanığının beyanlarının birbiri ile örtüştüğü gibi (UYAP kayıtlarından), davacının davası bulunduğunu belirttiği tanığın dava açtığı tarihten önce eldeki davada tanık olarak dinlendiği de saptanmış olup bu yöndeki istinaf nedeninin de yerinde görülmediği, tüm dosya kapsamı ve 4857 sayılı Kanun'un 66/c hükmü dikkate alındığında davalının fazla çalışma hesabına dair istinaf sebebine de itibar edilmemiş olup ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alındığı ve Dairenin kaldırma kararı ile oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının kıdem tazminatı hakkının bulunmadığını,
2. Tanık...'nin davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu, uçuş olmadığı zamanlarda ... Merkezinde dinlenildiğini, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını,
3. Zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerektiğini isleri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili davacının çalışmasının güneşin doğumundan yarım saat önce başladığını, güneş battıktan 1-2 saat sonra sona erdiğini, yaz aylarında 1 aylık dönemde Van’da güneşin 04.00-04.30'da doğduğunu, müvekkilinin 15 saat çalıştığını ve fazla çalışmalarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağı talebinde bulunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları.... ve .... gün doğumu ve gün batımı esasına göre çalışıldığını doğrulamış olup tanık .... 5 gün çalışıp 1 gün dinlendiklerini, sonra 5 gün çalışıp 4 gün dinlendiklerini, 15 günlük süre zarfında 10 gün çalıştıklarını belirtmiştir. Tanık.... ise kaç gün çalışıp kaç gün izin kullandıklarını hatırlamadığını, 20 gün çalışıp 10 gün izin kullandıklarını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 21 Mart-21 Eylül arası yaz döneminde günlük 14 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenmesiyle günlük çalışmanın 12,5 saat olduğu, yasal günlük çalışma süresinin mahsubuyla günlük 5 saat fazla çalıştığı ve haftanın 6 günü çalıştığı, 270 saat kuralı gereği haftalık 5,2 saatlik çalışmanın ücrete dâhil olduğu gerekçesiyle haftalık 24,8 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır. Ne var ki yapılan hesaplama dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Davacının 14 saatlik çalışmasından 2 saat ara dinlenme düşülerek günlük 12 saat çalışma yaptığı ve tanık beyanları gözetildiğinde haftanın 5 günü çalıştığı, buna göre haftalık çalışma süresinin 60 saat olduğu ve 270 saatlik fazla çalışmanın ücrete dâhil edildiği de gözetilerek haftalık 5,2 saatlik çalışmanın mahsubu ile haftalık fazla çalışmasının 9 saat 40 dakika olduğu ve hesaplamada 10 saat olarak dikkate alınması dosya içeriğine uygun düşecektir.
Dava konusu fazla çalışma alacağının buna göre hesaplanıp hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!