Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bu hukuki evrak, yenilenebilir enerji katkı payı faturasında fazla talep edildiği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik davalı itirazının reddi üzerine yapılan istinaf başvurusunu incelemektedir; Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir itirazının reddine ilişkin kararında usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına ve delillerin doğru değerlendirildiğine kanaat getirerek, davalı vekilinin istinaf nedenlerini yerinde görmemiş ve bu sebeple istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 14.05.2026 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████ E.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 02.07.2026
YAZIM TARİHİ : 02.07.2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili: taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı tarafça düzenlenen RES katkı payına ilişkin faturada 201.865.370,18 TL RES katkı payı bedeli ile bu bedelin KDV'sı 40.373.074,04 TL olmak üzere toplam 242.238.444,22 TL fazla talepte bulunulduğu iddiasıyla bu miktarda borçlu olmadığının tespitini dava ve teminat karşılığında bu miktarın icra takibine konu edilmesinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: 03.03.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu kabul kararınına itirazları doğrultusunda kararın yeniden incelenerek davalı lehine ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 27.02.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair ara kararına davalı tarafça itiraz edilmiş, mahkemece davalı itirazı HMK 394 madde gereğince duruşmalı olarak incelenmiştir.
İlk derece mahkemesince "...HMK 389 maddesi kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması halinde ileride hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada imkansız hale gelebileceği değerlendirilerek ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: HMK 389, 390 ve 391. madde hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının somut olayda oluşmadığı, davacının ihtiyati tedbir sebebi ile yaklaşık ispat koşulunu ortaya koyamadığı ve tedbir kararının herhangi bir somut gerekçeye dayandırılmadığı, verilen ihtiyati tedbir kararının dava sonunda elde edilmesi gereken sonucu peşinen sağlayacak ve uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte olduğu, geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir kurumunun davanın yerine ikame edilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinin uygulanma şekli ile tarafların hak ve borçları çerçevesinde dava konusu faturanın hangi tutarda talep edilebileceğinin ancak taraf delilleri toplandıktan sonra yapılacak yargılama sonucunda belirlenebileceği, bu nedenle uyuşmazlığın yargılamaya muhtaç olması karşısında yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın hukuka uygun olduğu, RES katkı payı hesabında yönetmelik, taahhütname, teklif mektubu ve RES katkı payı anlaşmasının ekleriyle birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, teklif mektubunun hesaplamada dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu teklif mektubunda davacının toplam RES katkı payı tutarının teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TÜFE oranında kümülatif olarak güncellenerek müvekkiline ödeneceğini çekincesiz şekilde kabul ve taahhüt ettiği, buna rağmen bu taahhüde aykırı şekilde faturaya itiraz edildiği, somut olayda gecikmesinde tehlike bulunan veya önemli zarar doğuracak bir durumun mevcut olmadığı, ihtiyati tedbir talebinin haksız ve dayanaksız olduğu, tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğradığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı tarafça düzenlenen RES katkı payına ilişkin fatura nedeniyle menfi tespit talepli davada verilen ihtiyati tedbirin kabulüne vaki davalı itirazının reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.f ve 394/son maddeler gereğince kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. 02.07.2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!