Yazılım lisans sözleşmesi kaynaklı alacak davasında icra yetkisizliği nedeniyle usulden ret kararına yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Özet: Bir yazılım kullanma ve destek sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yetkisiz icra dairesi itirazı üzerine, ilk derece mahkemesi sözleşmenin ifa yerinin davalının merkez adresi olduğunu ve icra takibini başlatan dairesinin yetkisiz olduğunu belirterek davanın usulden reddine karar vermiş; davacının bu usulden ret kararına yönelik istinaf başvurusu ise, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin yetki konusunda verdiği kararın doğru olduğu gerekçesiyle esastan reddedilerek uyuşmazlık konusu alacakla ilgili esas inceleme yapılmaksızın süreç sonuçlandırılmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2026/ 941
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 19.11.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████ E., ████████ K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : Kahramankazan/ANKARA
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 02.07.2026
YAZIM TARİHİ : 02.07.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında 31.12.2015 tarihinde yazılım kullanma ve kurumsal destek sözleşmesi, 16.03.2018 tarihinde ise kurumsal lisans bakım devir sözlemesi imzalandığını, davalı tarafından bahse konu sözleşme kapsamında borç ve yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, davalının muaccel olan borçlarını ife etmemesi üzerine davalının muaccel olan borcunu ödemesi için kendisine ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine müvekkili tarafından 18.819,70 TL alacak bakımından Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı takip dosyası kapsamında icra takibi yapıldığını, davalı tarafından icra dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek müvekkilinin fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile takibe yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Öncelikle huzurdaki davaya dayanak icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, müvekkilinin merkez adresinin Kahramankazan/Ankara" olduğunu ve yetkili icra müdürlüğünün Kahramankazan İcra Müdürlüğü olduğunu, müvekkili ile davacı arasında akdedilen 16.03.2018 tarihli kurumsal lisans bakım devir sözleşmesinin müvekkili tarafından Ankara 30. Noterliği'nin 25.12.2018 tarih ve 14709 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 01.01.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiğini, daha sonrasında ise müvekkilinin yetkilileri ile davacının yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde de bu feshe ilişkin durumun görüşüldüğünü ancak davacı tarafından herhangi bir hizmet verilmemesine rağmen icra takibine dayanak yapılan faturaların düzenlenmeye devam edildiğini, davacı tarafından herhangi bir hizmet verilmeksizin düzenlenen faturalara usulüne uygun olarak itiraz edildiğini, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi bir borcun söz konusu olmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce öncelikle, İİK.nın 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi hususunda inceleme yapılmıştır. İcra takibinin yapılacağı yerin belirlenmesinde HMK nın hükümleri gereği tespit yapılacaktır. 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre; “genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı Kanunun 10. maddesine göre; “sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” TBK nın 89.maddesinde de "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesine dayandığı, sözleşmenin ifa yerinin davalının muamele merkezi Kahramankazan/Ankara olduğu, ...Mevcut duruma göre Ankara Batı İcra Müdürlüğü anılan yetki kuralları kapsamında yetkili olmadığından, davalı borçlunun icra takibinin yetkisine itiraz yerinde görülmekle; itirazın iptali davası yönünden yetkili icra dairesinde takip başlatılması dava şartı olduğundan davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin sözleşmelerden kaynaklanan tüm asli ve tali yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği, 10.05.2019 tarihli ihtarnameye rağmen ödeme yapmaması üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ve arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığı, ilk derece mahkemesince Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, İİK 50 ile HMK 6. madde hükümleri uyarınca davalı aleyhine takibin davalının yerleşim yerinde başlatıldığı ve icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığı, davalının haksız itirazı nedeniyle icra inkâr tazminatı şartlarının oluştuğu, alacağın sözleşmeden ve faturadan kaynaklanan likit bir alacak olduğu, borç miktarının davalı tarafından belirlenebilir nitelikte bulunduğu, bu nedenle davalı aleyhine itiraz edilen miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalının müvekkili tarafından düzenlenen faturayı tebliğ aldığı ve ticari defterlerine işlediği, bu nedenle faturadan kaynaklanan alacağın kesinleştiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, danışmanlığa ilişkin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 02.07.2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!