Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin kambiyo senedinden kaynaklanan mirasçıların menfi tespit davasında, derdestlik gerekçesiyle verilen ilk derece ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Mirası reddeden davacıların, murislerinden kalan kambiyo senedine dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti için açtıkları menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin başka bir davanın derdest olması gerekçesiyle verdiği ret kararına karşı davacılar, iki davanın talep sonuçlarının hukuken farklı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :█████/2025NUMARASI :████████ Esas - ████████ KararDAVACILAR :1-... (T.C:No:...) - ... :2-... (T.C.No:...) - ... :3-... (T.C.No:...) - ... :4-... (T.C.No:...) - ... :5-... (T.C.No:...) - ...VEKİLİ :Av. ... - ...DAVALI :... (T.C.No:...) - ...VEKİLİ :Av. ... - ...DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :█████/2024KARAR TARİHİ :█████/2026KR. YAZIM TARİHİ :█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların babası ...'ın █████/2024 tarihinde vefat ettiğini ve davacıların mirası reddetmeleri nedeniyle davalının Kandıra İcra Dairesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile başlattıkları takipten dolayı borçlu olmadıklarını beyan ederek borçlu olmadıklarının tespitine, takip dosyasının iptaline, takibe dayanak senedin iptaline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacıların murisi ... ile geçmişten gelen hem dostlukları hem de alışverişleri bulunduğunu, bu doğrultuda davacıların murisinin davalıya borcu bulunmakta olup, borcuna karşılık olarak dava konusu bonoyu keşide ederek davalıya teslim ettiğini, ancak aradan geçen süre zarfında davacıların murisinin borcunu ödemediğini, bu nedenle davaya konu bonoya ilişkin Kandıra İcra Dairesinin ████████ E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, buna rağmen davacıların murisi tarafından senet borcu ödenmediği gibi cebri icra yolu ile de halen alacağı tahsil edemediğini, bunun dışında davacıların murisi (vesayeten davacı ...) , davalıya ait taşınmaz hisselerini de satmış olmasına rağmen, davacıların murisi tarafından kötü niyetli olarak Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosya ile de aleyhlerine dava ikame edilmiş olup, ayrıca iş bu davanın da dürüstlüğe aykırı olduğunu, davacı taraf, icra takibine konu senedin karşılıksız olduğunu iddia etmekte olup TMK'nın 6. maddesi uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu, kaldı ki davacının, dava konusu alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenlerle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükünün de kendisine ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "... Davanın derdest olması nedeni ile HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde taraflarının bu dosyanın tarafları ile aynı olduğu, dava konularının ve talep sonuçlarınında aynı olduğu gerekçesi ile iki davanın derdest olduğu iddia edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de her iki dava dilekçesinin talep sonucu kısımları incelendiğinde her iki davanın talep sonucu kısımlarının farklı olduğunu, bu iki davadaki taleplerin hukuki niteliklerinin birbirlerinden farklı olduğunun açıkça görüleceğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde, davacıların babası ...'ın █████/2024 tarihinde vefat ettiği ve davacıların mirası reddetmeleri nedeniyle davalının Kandıra İcra Dairesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile başlattıkları takipten dolayı borçlu olmadıklarını beyan ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece murisin açmış olduğu ████████ E. sayılı davayı, murisin vefatı nedeniyle davalıların takip ettikleri, bu davanın da, menfi tespit davası olması nedeniyle eldeki dava için derdestlik oluşturduğu kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacılar tarafından istinaf edilmiştir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK. M.115/1). Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir (HMK m.115/2). Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 114. maddesinin gerekçesinde derdestlik itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s. 8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, Ankara 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49). (Yargıtay HGK. █████/2022 T., 2018/(19)11-1015 E., ████████ K.)Somut olayda, eldeki dava için derdestlik oluşturduğu kabul edilen aynı Mahkemenin ████████ E. Sayılı dosyasında davacıların murisi tarafından borcun bulunmadığından bahisle menfi tespit davasının açıldığı, eldeki davada ise mirasçılar tarafından mirasın gerçek reddi nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarına ilişkin dava açıldığı, İlk davanın davacısının muris olduğu, mirasçıların bu davada mirasçılık sıfatlarından dolayı davaya katıldıkları ve zorunlu dava arkadaşı oldukları, ikinci davada davacıların vaka olarak mirasın gerçek reddi davası açmalarına temel olarak dayandıkları, bu nedenle ikinci davada dayanılan vakanın farklı olduğu, ilk davanın aksine ikinci davanın mirasçıların mirasın reddine dayanmaları nedeniyle hükmün sujesinin kendileri olduğu, yani karar verilmesi halinde borçlu olmadığına karar verilecek olanın mirası reddeden davacılar olduğu, bu nedenle ilk davanın eldeki dava için derdestlik oluşturmadığı anlaşıldığından, Mahkemece davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar vermesi hatalı bulunmuş, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek üzere, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026 ...Başkan ... ¸e-imzalıdır...*Üye ... ¸e-imzalıdır...Üye ...¸e-imzalıdır ...Katip ...¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*