İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kiralık araçla ehliyetsiz sürücünün karıştığı trafik kazası sonucu mağdura ödenen bedelin sigorta şirketi tarafından işletene rücuen tazmini davasında istinaf başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Sigorta şirketi, ehliyetsiz sürücü tarafından karıştığı trafik kazasında yaralanan üçüncü kişiye ödediği tazminatı, aracın maliki ve sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalı şirketten rücuen talep etmiş; ilk derece mahkemesi davanın reddine karar vermişse de, istinaf mahkemesi, davalı şirketin aracı uzun süreli kiralamış olsa dahi sigortalı sıfatının devam ettiğini ve sigorta şirketinin sözleşme akidine rücu hakkının bulunduğunu belirterek, uyuşmazlığın bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.02.2016 tarihinde saat 18:40 sıralarında Trabzon ili Ortahisar İlçesi 2 nolu Erdoğdu Mah. ... Caddesi ... Market karşısında ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yol üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ...'e çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza sonucunda ...'in basit müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmış olduğunu, müvekkili tarafından zarar gören dava dışı ...'e maluliyet için 322.315,57 TL ödeme yapılmış olduğunu, kaza esnasında sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin 18 yaşından küçük ve ehliyetsiz olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin yapılan itiraz ile durdurulmuş olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama işi ile iştigal ettiğini, aracın 20.05.2014 tarihinde 36 aylığına .... Ltd. Şti. ne kiralanmış olduğunu ve fiili hakimiyetin bu şirkette olduğunu, bu kapsamda Yargıtay içtihatları gereği tazminatın müvekkilinden tazmin edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; rücuen tazminat taleplerinin taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine dayanmakta olup davalının işleten sıfatını kaybetmesinin müvekkili şirkete karşı olan sorumluluğunu ortatan kaldırmadığını, davalının işleten sıfatını kaybetmesi nedeniyle trafik kazalarından kaynaklı zararlardan sorumlu tutulamaması kuralı tamamen 3. kişilere karşı kullanılabilecek bir kural olup müvekkili sigorta şirketi ile davalı arasındaki sigorta sözleşmesi nedeniyle açılan davalara uygulanamayacağını, zira sigorta şirketinin burada davalı açısından 3. kişi konumunda olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, mahkeme tarafından kendileri aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın tamamen reddi halinde kendilerinin aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Somut olayda, davacı sigorta şirketine █████/2015- 2016 tarihleri arasında geçerli ... poliçesi ile davalı .... Ltd. Şti.'nin maliki olduğu sigortalı ... plakalı aracın 10.02.2016 tarihinde karıştığı trafik kazasında hasarlanan dava dışı karşı yaralanan yayaya ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle ödemenin teminat dışı kaldığı belirtilerek yapılan ödemenin rücuen tazmini için icra takibi başlattığı, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ...de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2 maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ... poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ... Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Somut uyuşmazlıkta kaza tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olup işletenin işletenlik sıfatının kalkması sigorta poliçesinin geçerliliğini ortadan kaldırmaz, sigorta poliçesi ve poliçe nedeni ile davalının sorumluluğu (KTK'nın 20/d-94. md.-107. ve vs. md. açıklanan bazı durumlar ayrık olmak üzere) devam eder.
Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. ... hilafına bir durum olmadığından illiyet bağının kesilmesi söz konusu olmayıp aracı uzun süre kiralayan davalı şirketin sigortalı sıfatı devam ettiği, KTK'nın 95/2 maddesine göre davacı sigorta şirketinin zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli akidine rücu edebileceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararı).
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!