T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, Eureko Sigortanın taşıma sırasında meydana gelen araç hasarları nedeniyle ödediği tazminatın Mertur firmasından rücuen tahsili talepli itirazın iptali davasında verdiği istinaf kararı.
Özet: Davacı sigorta şirketi, lojistik faaliyeti sırasında davalı firma tarafından taşınan sigortalısına ait araçlarda oluşan çizik, çentik, ezik ve anten hasarı gibi zararları sigorta poliçesi uyarınca tazmin ettikten sonra, ödediği bu bedelleri halefiyet prensibi gereğince davalıdan rücuen talep etmek üzere başlattığı icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemekte; davalı ise sigorta şirketinin rücu hakkının doğumu için gerekli şartların oluşmadığını savunmaktadır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :█████/2024
NUMARASI :████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen Alacak)
DAVA TARİHİ :█████/2024
KARAR TARİHİ :█████/2026
KR. YAZIM TARİHİ :█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketi bünyesinde, Mertur firmasının 24.10.2023 ve 23.09.2023 tarihli taşımalar sırasında meydana gelen hasar/ziyan/kaybolma olaylarına ilişkin hasar dosyası açıldığını, bu hasar dosyasına ilişkin olarak dava dışı sigortalıya yapılan tazminat ödemelerinin Gebze İcra Dairesinin ████████ Esas numaralı dosyası ile davalı yandan rücuen talep edildiğini, Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketine davacı Eureko Sigorta A.Ş tarafından ... poliçe numarası ile nakliyat abonman poliçesi yapıldığını, davacı sigortalısı olan dava dışı sigortalı Doğuş Otomotiv şirketine ait araçların lojistiğinin davalı Mertur firması tarafından yapıldığını, sigortalıya ait ... şasi numaralı, 2023 model Volkswagen Yeni Taigo model aracın, 24.10.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında sağ arka kapısının çizildiğini, sol ön kapıda çentik oluştuğunu, tavan, kaput ve bagajının hasarlandığını, Mertur firmasının taşıma faaliyetleri esnasında şasi bilgileri verilen araçta oluşan bu hasarların sigortalı dava dışı Doğuş Otomotiv şirketi tarafından karşılandığını, sigortalının uğramış olduğu bu maddi zararı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediğini, sigortalıya ait ... şasi numaralı, 2023 model Volkswagen T-roc model aracın, 23.09.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında antenin hasar gördüğünü, tavan sol çıtasında ezik ve sürtmeler oluştuğunu ve antenin olduğu bölgede göçük oluştuğunu, Mertur firmasının taşıma faaliyetleri esnasında şasi bilgileri verilen araçta oluşan bu hasarların sigortalı dava dışı Doğuş Otomotiv şirketi tarafından karşılandığını, sigortalının uğramış olduğu bu maddi zararı, 16.10.2023 tarihinde 29.042,14-TL hasar bedeli ve 16.11.2023 tarihinde de 7.420,41-TL nefaset bedeli olmak üzere toplam 36.462,55-TL'nin, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiğini, dava dışı Doğuş Otomotiv şirketi ile davalı Mertur arasında araç lojistiğine ilişkin taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davalı ile dava dışı sigortalı şirket arasındaki sözleşmede yüklemenin davalı şirket tarafından yapılacağının açıkça belirtildiğini, davalı ile dava dışı sigortalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin 5.14. maddesinde; "... Mertur kendisine bildirilen yüklemeye giriş saatinden itibaren 6 saat içinde sevki talep edilen araçları yükleyemezse yükün bir kısmı veya tamamı başka bir sözleşmeli firmaya verilebilir.." 5.17. maddesinde ise; "... Mertur'un en geç 6 saat içinde yüklemesi gerekecektir." denildiğini, davalı şirketin sorumluluğunun hem taşıma hem de yükleme aşamasında oluşacak olan hasarları kapsadığını, davacının, halefiyet ilkesi gereği sigortalısına ödemiş olduğu tazminat miktarının halefi olduğunu ve bu doğrultuda ödenen nefaset ve hasar bedellerinin davalı Mertur firmasından talep edildiğini, davalı tarafa öncelikle mail yolu ile rücu ihtarı yapıldığını, ardından Gebze İcra Dairesinde ████████ Esas sayılı icra takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak söz konusu icra takibine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, durdurulan icra takibi sonrasında taraflarınca arabuluculuk sürecinin başlatıltığını ve ████████ arabuluculuk dosya numarası ile görüşmeler yapıldığını; ancak bir sonuç alınamadığını, davacı şirketin alacağının likit olması sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulüne, Gebze İcra Dairesinin ████████ Esas numaralı dosyada yapılan itirazın iptal edilerek mevduatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin rücu hakkının doğabilmesi için öncelikle tazminat ödediği kişi ile sigortacı arasında zarar konusunu kapsayan bir sigorta sözleşmesinin mevcut olması gerektiğini, buna göre, zarar gören ile sigortacı arasında tazminat yükümlülüğünü doğuran bir sigorta sözleşmesi yoksa sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü doğmayacağından rücu hakkının da olamayacağını, davacı şirket ile müşterisi arasında bu şekilde düzenlenmiş bir poliçe yoksa ödenen bedellerin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde davacının, dava dışı şirket ile aralarında bir sözleşme bulunduğunu iddia ettiğini fakat sözleşmeyi dosyaya sunmadığını, mahkemece ara karar ile davacıya delil listesindeki belgeleri sunması ek süre verildiğini, işbu cevap dilekçesi ile sunulduğu tarih itibariyle davacıya verilen sürenin dolmadığını, bu sebeple davacı tarafça sunulacak belgelere karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını ve sözleşmenin süresinde sunulmaması halinde daha sonra sunulmasına muvafakatlerinin olmadığını, eldeki verilere göre hüküm kurulmasını, davacının talep ettiği hasarlar bakımından ancak gerçek zararını davalıdan talep etme hakkına sahip olduğunu, davacı sigorta şirketinin, sigortalısına daha fazla tazminat ödemiş olsa bile, kendisinin ancak sigortalının uğradığı gerçek zararı talep hakkına sahip olacağını, bu sebeple ödenen bedellerin gerçek ve piyasa koşullarına uygun bedeller olup olmadığı hususunun belirlenmesini, ancak davacının henüz talep edilen hasarlara ilişkin elindeki bilgi ve belgeleri dosyaya sunmadığını, davacının zarara ilişkin sunacağı belge ve faturalara ilişkin ayrıntılı itiraz haklarının saklı kalmak kaydı ile tek taraflı düzenlenmiş ekspertiz ve benzeri delillerin taraflarınca kabul edilmeyeceğini, davacının icra takiplerine konu ettiği bir takım hasar dosyaları üzerinden yapılan incelemelerde davacının zarar bedeli adı altında talep ettiği tazminatın piyasa gerçeklerinden uzak ve fahiş olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla davacı şirketin kendi çalıştığı firmalara düzenletilen raporlara itibar edilemeyeceğini, davacı, bant altı / branda altı hasarlar ile değer kaybı oluşmayacak parçalar bakımından da alacak talep ettiğini, yine ambalaj hatası, araç içi eksiklik, anahtar farklılığı gibi hasarlardan davalı şirketin sorumluluğu olmadığını, hasarlar yönünden başlatılan icra takiplerine taraflarınca yapılan itirazın yerinde olduğunu, davacı hasarlanan araçların birçoğuna ilişkin gerekli evrakları davalı şirkete iletmediğini, davacı şirkete daha önce gelen ödeme evrakları içerisinde masraflara ait fatura ve belgelerin bulunmadığının ihtar edildiğini fakat daha sonra gelen evraklar içerisinde de yine davalı şirketçe talep edilen evrakların bulunmadığının anlaşıldığını, davalı evrakların hasar faturalarının ve fotoğrafların kendisine iletilmemesi sebebiyle birçok dosyada ödeme kontrolü yapamadığını, bu sebeple davacının usulüne uygun rücu başvurusunun bulunmadığını, usulüne uygun başvurusu bulunmayan davacının bu taleplerinin reddi gerektiğini, araçların davalı şirket tırlarına limanda yüklendiğini ve yükleme işleminin davalı şirket tarafından gerçekleştirileceğine dair dosyada delil bulunmadığını, hasarın limandaki yükleme sırasında da gerçekleşmiş olabileceğini, kural olarak yüklemenin gönderici tarafından yapılacağını, yine hasarların birçoğunun taşıma sırasında meydana gelemeyecek nitelikte olması gibi sebeplerle davacı taleplerinin reddi gerektiğini, davaya konu dosyada iddia olunan hasarlarda ... şasi numaralı aracın sağ arka kapısının çizildiğini, sol ön kapıda çentik oluştuğunu, tavan, kaput ve bagajın hasarlandığını, ... şasi numaralı aracın ise anteninin hasar gördüğünü, tavan sol çıtasında ezik ve sürtmeler oluştuğunu ve antenin olduğu bölgede göçük oluşması şeklinde hasarlanması sebebiyle davalının sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, araç içi ve bant altı branda altı hasarlar ve dolu yağması sebebiyle oluşan hasarlar bakımından da davalının, sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca araç içi hasardan ve koruma bant altı hasarlardan ve taşıma sırasındaki taş sıçramalarından mesul olmadığını, davacı tarafça davalıya rücu edildiği iddia edilmesine karşın dosyada buna ilişkin bir delilin mevcut olmadığını, dolayısıyla 3 aylık sürenin geçirildiğinin kabulüne, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğundan mahkemece zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine, davanın esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KABULÜNE Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığa konu hasar araç içi/dışı hasarı olup taşıma sırasında meydana gelebilmesinin mümkün olmadığını, zira aracın davalı şirket tarafından taşındığı sırada direksiyon ambalajlı halde olduğunu, araç içi hasarlar ve ambalaj altı hasarlar poliçe limit kapsamında olmadığından söz konusu hasarın davalıdan talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, nitekim Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraflara ilişkin olarak verilen kararlarda, davalı şirketin taşıma sırasında meydana gelmesi mümkün olmayan araç içi hasarlar ve ambalaj altı hasarlardan sorumlu tutulamayacağının hüküm altına alındığını, bu sebeple raporda, davalının söz konusu hasardan sorumlu olduğuna ilişkin olarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, hatalı tespitler içeren rapor üzerinden hüküm kurulmasının bozma sebebi olduğunu, tek taraflı düzenlenmiş ekspertiz ve benzeri delillerin davalıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça talep edilen zararın, piyasa gerçeklerinden uzak ve fahiş olduğunu, kaldı ki şirketin kendi çalıştığı firmalara düzenletilen raporlara itibar edilebilmesinin de mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada dosyada mübrez deliller incelenmeksizin hatalı şekilde tanzim edilen rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda araç içi hasarlara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmayarak araç içi ve dışı bütün hasarlardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, yapılan bu değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacıya 31.12.2022 - 31.12.2023 tarihleri arasını kapsayan nakliyat emtea abonman sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı Doğuş Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş.’nin taşıma işlerinin davalı tarafından yapıldığı, ... şasi numaralı, 2023 model Volkswagen Yeni Taigo model aracın, 24.10.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında sağ arka kapısının çizildiği, sol ön kapıda çentik oluştuğu, tavan, kaput ve bagajının hasarlandığı, ... şasi numaralı, 2023 model Volkswagen T-roc model aracın, 23.09.2023 sevk tarihli lojistik faaliyeti esnasında antenin hasar gördüğü, tavan sol çıtasında ezik ve sürtmeler oluştuğu ve antenin olduğu bölgede göçük oluştuğu, anılan araçlar için hasar ödemesi yapıldığı, davalı ile dava dışı sigortalı arasındaki sözleşme gereği anılan bedelden davalının sorumlu olduğundan bahisle davacının hasar nedeniyle ödediği bedelin davalıdan tahsili için başlattığı takibe davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı; davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, alacağa karşı zaman aşımı definin ileriye sürüldüğü, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 850 vd. maddelerinde düzenlenen, taşıma işlerinden kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 863. maddesinde; sözleşmeden durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça gönderenin eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu; taşıyıcının da ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. TTK.'da gönderenin kusursuz sorumluluğu halleri (m. 864), taşıyanın sorumluluğu (m. 875) ile tazminatın hesaplama yöntemi (m. 880), sorumluluk sınırları (m. 882), sorumluluğunun sınırlama hakkının kaybı (m. 886) halleri, açıkça düzenlenmiştir.
Taşıma işleminin tarafları gönderen ve taşıyan olup sorumluluk halleri yukarıda açıklandığı gibidir.
Gönderen ile taşıyıcının zararın meydana gelmesindeki sorumluluklarının 6102 sayılı TTK'nın 863/1 maddesi uyarınca; değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde, açıkça eşyayı "taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek" borcu gönderene yüklenmiştir.
Somut olayda; Dava dışı sigortalı Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. ile davalı şirket arasında 25.03.2020 tarihli "I. Bölge Yurtiçi Araç Taşıma Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşmenin 5.25.5 maddesine göre; "MERTUR gemi tahliye taşımaları için aşağıda belirtilen sayıda personeli liman sahasında görevlendirerek hazır bulunduracaktır. Liman sahasında tüm yasal iş akışını takip ve organize edecek, konulara vakıf yönetici seviyesinde bir personel, Araç yükleyen taşıyıcıların organizasyonunu sağlayacak bir yükleme sorumlusu." Sözleşmenin 6.5.2 maddesine göre; "Gemi ve lojistik saha hasarı dışında kalan, yükleme-boşaltma ve taşınma sırasında vuku bulabilecek, taşıyıcı şoförün ve MERTUR bünyesindeki diğer personel kusurundan dolayı oluşan hasarların tazmin edilebilmesi için gerekli tüm belge ve raporların, MERTUR tarafından temin edilmesi ve DOĞUŞ OTOMOTİV'in bilgilendirilmesi zorunludur. MERTUR, bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde DOĞUŞ OTOMOTİV'in uğrayacağı tüm zararların tazmininden sorumlu olacaktır." Sözleşmenin 6.5.5 maddesine göre; "Taşıyıcıların seyri sırasında yoldan kaynaklanan taş hasarları mücbir sebepli hasar kabul edilerek bu hasarlarla ilgili onarım ve nefaset bedeli MERTUR'a rücu edilmeyecektir" ve en önemlisi Sözleşmesin 6.4.1 maddesinde “…MERTUR aracı ilk teslim aldığı andan aracı teslim edene kadar geçen süreçte yaptığı tüm taşımalardan dolayı oluşacak hasar eksiklikten sorumlu olacaktır..."
Anılan hükümler ile sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmeyle yükleme sorumluluğunun tamamının dava dışı sigortalı şirkete bırakılmadığı, davalının yüklemeye en az bir tane yönetici konumunda personel ve diğer personelle nezaret etme yükümlülüğünün yüklendiği (sözleşme 5.25.5), nefaset indirimi ile mücbir sebep hallerinin düzenlendiği ve davalıdan kaynaklanmayan hasarların nasıl belgelendirileceğinin ve sorumluluk hallerinin sözleşmede açıklandığı (sözleşme 6.5.2) anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan 13.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile dosya kapsamındaki tüm delillere göre; ... ve ... şasi numaralı araçlarda meydana gelen hasarların taşıma esnasında meydana geldiği, yükleme esnasında araçların hasarlı olduklarına dair bir tutanak bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalının yüklemeye nezaret etmesinin gerektiği, yükleme esnasında aracın hasarlı olduğuna dair sözleşmenin 6.4.2. maddesince düzenlenmiş bir tespit tutanağının da olmadığı, taşıma sonunda aracın teslimi anında anılan hasarın olduğuna dair tespit yapıldığı, sözleşmenin 6.4.1 ve 6.5.2. maddesi gereği davalının anılan hasardan sorumlu olduğu, oluşan hasarın sözleşmenin 6.1. maddesindeki tanıma da uyduğu anlaşıldığı görülmüştür. Takibe konu rücuya konu ödemenin hasar ödemesinden kaynaklandığı, bilirkişilerce hasar bedeli tespitinin yapıldığı, taşıma sonunda aracın teslimi anında anılan hasarın olduğuna dair tespit yapıldığı, sözleşmenin 6.4.1 ve 6.4.2. maddesi gereği davalının anılan hasarlardan sorumlu olduğu, oluşan zararın sözleşmenin 6.2. maddesindeki tanıma da uyduğu anlaşıldığı, oluşan hasarların araçların dışında olduğu ve davalının sorumlu olmayacağı belirtilen hususlara da ilişkin olmadığı, bilirkişiler tarafından yapılan tespitlere göre yapılan hasar ödemesinin bilirkişilerce uygun olduğunun bildirildiği, anılan raporun taraf ve yargı denetimine elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmasının isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 855/3 maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zaman aşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda, 6102 sayılı TTK'nın 855/2 maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itibaren 1 yıllık zaman aşımı süresi bulunduğu ve davanın 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açıldığı görülmekle zaman aşımına ilişkin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 4.017,87-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.005,00-TL'nin mahsubu ile kalan 3.012,87-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!