696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen çalışanın emeklilik nedeniyle işverenlerce feshedilen iş sözleşmesinden doğan kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarından asıl ve alt işverenlerin müteselsil sorumluluğu.
Özet: Bu hukuki evrak, belediye bünyesindeki alt işverenler nezdinde temizlik görevlisi olarak başlayan, 696 sayılı KHK ile belediye şirketine sürekli işçi olarak aktarılan bir çalışanın, emeklilik hakkı kazanması bahanesiyle işveren tarafından iş akdinin feshedilmesi üzerine talep ettiği kıdem, ihbar ve yıllık izin alacakları davasını ele almaktadır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, feshi işveren kaynaklı ve zorunlu kabul ederek belediye ile şirketin asıl ve alt işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduğuna, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına, ayrıca ödenmeyen yıllık izin alacaklarının da bulunduğuna karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan .... . . . .. .. .. .. .. .. ve .. . (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.05.2007 tarihinden itibaren davalı ... (Belediye) bünyesindeki alt işverenler nezdinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 24. madde kapsamında davalı Belediyeye bağlı olan diğer davalı ... bünyesinde 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalılar tarafından iş sözleşmesinin 02.01.2020 tarihinde feshedildiğini, emekliliği gerekçe gösterilerek yapılan feshin kendi isteği ve iradesi dışında gerçekleştiğini, yasal hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatlarının kendisine ödenmediğini, Belediyenin de asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Belediye arasında fiilen ve hukuken bir illiyet bağı bulunmadığını, dolayısıyla iş hukuku açısından davacının alacaklarından dolayı Belediyenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, husumet itirazları bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında müvekkili Şirket nezdinde çalışmaya başladığı 01.04.2018 tarihinden iş sözleşmesinin emeklilik aylığına hak kazanması sebebiyle sona erdiği 01.01.2020 tarihine kadar çöp katı atık toplama görevlisi olarak görev yaptığını, davacının 25.05.2007-01.04.2018 tarihleri arasında alt işverenlikler nezdinde geçen çalışmalarından kaynaklı alacak taleplerinden işyeri devri nedeniyle devreden işverenlerin kendi dönemi ve devir tarihindeki ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumluluklarının devam ettiğini, davacının iş sözleşmesi 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi gereğince emeklilik aylığına hak kazanması sebebiyle zorunlu olarak sona ermiş olduğundan ihbar tazminatına hak kazanmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre asıl işveren olan Belediyenin temizlik işlerini ihale yolu ile alt işveren diğer davalı Şirkete verdiği ve davacının alt işveren işçisi olarak Belediyeye ait işyerinde çalıştığı sabit olduğundan davalıların dava konusu işçilik alacaklarından asıl işveren alt işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının 25.05.2007-01.01.2020 tarihleri arasında çalıştığı, somut olayda davacı işçinin iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle feshetmediği, işverenden bu yönde talebinin bulunmadığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından emeklilik sebebiyle feshedildiğini gösteren bir delilin dosyada bulunmadığı, davacının emekli olmaya hak kazandığı gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin işverenlerce feshedildiğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; reddedilen kısım kesinlik sınırı altında olduğundan davacının istinaf başvurusunun kesinlikten reddine, tüm dosya kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca davalı Belediyenin asıl işveren sıfatıyla, diğer davalı Şirketin ise son alt işveren sıfatıyla işçinin saptanan hak ve alacaklarının tamamından sorumlu olduğu, davacının hak ettiği yıllık izinlerin tamamının kullandırıldığı veya karşılığının fesih sırasında ödendiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı; dosya içeriği, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre davalılar vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesi 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24. madde kapsamında emeklilik aylığı almaya hak kazanmış olması sebebiyle zorunlu olarak sona erdiğinden davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini,2. Tüm çalışma süresine ilişkin alacaklardan müvekkili Şirketin sorumluluğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu alacaklardan Belediyenin sorumlu olup olmadığı, iş sözleşmesinin feshi, davacının ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ve zamanaşımına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, iş sözleşmesinin emekliliği gerekçe gösterilerek işverenlerce feshedildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise davacının emeklilik aylığı almaya hak kazanması nedeniyle 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesi gereğince iş sözleşmesinin zorunlu olarak sona erdiğini savunmuştur.Bilindiği üzere 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24/1-(b) hükmünde kadroya geçirilme şartlarından biri düzenlenmiş olup hükmün ilgili bölümü şöyledir: "...b) Herhangi bir ... kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak..."375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesinde ise; kadroya geçerek çalışmaya devam eden işçilerin istihdam edilme koşullarından biri düzenlenmiştir. Ancak 4. cümle 03.03.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı KHK'da değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 2. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup kaldırılan cümle şöyledir:"Bunların istihdam süreleri, hiçbir şekilde ... kurumlarından emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez."Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen davacının iş sözleşmesi 01.01.2020 tarihinde işverenler tarafından emekliliğe hak kazanmış olması sebebiyle feshedilmiştir. Zira yukarıda yer verilen 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinde kadroya geçirilme ve çalışmaya devam etme şartlarından biri de emekliliğe hak kazanmama şartı olarak düzenlenmiş olup 03.03.2023 tarihinde yürürlükten kaldırılan geçici 24. maddesinin 1. paragrafının 4. cümlesi davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte hâlen yürürlüktedir. Bu nedenle, davacının iş sözleşmesi Kanun'dan kaynaklanan bir sebeple zorunlu nedenle feshedilmiş olup davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz. Belirtilen sebeple ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.3. 375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin ve bu KHK gereğince 30.06.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 30.06.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan, gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İşçi Statüsüne Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteakip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükârda 01.07.2020 tarihi olmalıdır.Somut olayda sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile davalı Şirket arasında 26.05.2019 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-30.06.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanması en erken 01.07.2020 tarihi itibarıyla mümkündür. Bu nedenle giydirilmiş brüt ücrete yemek ve yol yardımı ile ek ödeme ilavelerinin anılan toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak yapılması da hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.