İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, eserlerden elde edilen haksız kazancın alacağın temliki yoluyla talep edildiği, FSEK yerine TBK hükümlerine tabi sözleşmelerden kaynaklanan tazminat davasında tarafların husumet ehliyeti ve bilirkişi değerlendirmesi.
Özet: Davacı şirket, bir dizi sözleşme ile devraldığı haklar kapsamında, davalının 162 adet eser üzerinden 2012den beri haksız kazanç sağladığı iddiasıyla elde edilen gelirlerin %90ı için tazminat talep etmiş; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinde ise, davacının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında doğrudan bir hak sahibi olmasa da, Borçlar Kanununun alacağın temliki hükümleri uyarınca eserlerin hasılatından pay alma hakkına sahip olduğu ve bu kapsamda 281.810,52 TL tutarında bir tazminat hesaplanabileceği belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ...dava konusu eserleri hileli işlemlerle elde ettiği ve 2012 yılından, eserlerin ...'e geri dönüşüne kadar bunlardan haksız kazanç sağladığını ve teliflerin 490'ına sahip olan ...'i zarara uğrattığını, ..., bu eserler üzerindeki geçmişteki ve gelecekteki tüm alacaklarını ve bunlara dair tedbir isteme, dava açma ve icra takibi dahil yasal işlemlerde bulunma yetkisini 20.12.2019 tarihli sözleşme ile yer ve süre sınırlaması olmadan, devretme izni ile birlikte müvekkili ... ortağı ...'na devrettiğini, ... ise 14.07.2020 tarihli sözleşme ile dilekçelerinde yer alan sözleşmede yer alan tüm hak ve yetkilerini ortağı olduğu müvekkili ... şirketine 5 yıl süre ile otomatik olarak 1 er yıl uzayacak şekilde devrettiğini, müvekkili ..., bu dava ile devir aldığı hak alacak ve yetkiler kapsamında, davalı ...'in dilekçe ekinde yer alan 162 eser üzerinden 2012 yılından günümüze kadar haksız şekilde elde ettiği gelirin %90'ını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Açıklanan nedenlerle davacının yabancılık teminatı depo etmesini, salt müvekkilline zarar verme amacı güden ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, davalı ...'in pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle adına açılan davanın tefrik edilerek reddini, başta aktif husumet ehliyeti yokluğu olmak üzere, arz ve izah edilen sebeplerle, her halükarda, haksız, dayanaksız ve kötüniyetli işbu davanın reddini, yargılama giderleri, masrafların ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
... 2 FSHHM nin ... E. sayılı dosyası istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Yukarıda detayları arz edildiği üzere takdiri mahkemeye ait olmak üzere; ... A.Ş'nin bir pasif husumet yoksunluğu bulunmasa da, davalı ...'in sadece şirket yetkilisi olması, sözleşmelere doğrudan taraf olmaması sebebiyle davalı sıfatına sahip olmadığı ve kendisi yönünden pasif husumet yoksunluğunun bulunduğu, Universal şirketince ...'e bir mali hak devrinin söz konusu olmadığı, söz konusu sözleşmenin FSEK bağlamında bir mali hak sözleşmesinden çok, TBK anlamında hasılat kar payı paylaşım sözleşmesi olduğu, ortada bir lisans sözleşmesinin de bulunmadığı, FSEK bağlamında bir mali hak üzerinde devir, kiraya verme, münhasır hak tanıma şeklinde sözleşmenin de olmadığı, bu belgelerde yer alan yapımlarla ilgili olarak Universal'in elde edeceği gelirin, dağıtım dahil olmak üzere %90'ının pay olarak kendisine verilmesinden bahsedildiği, bunların TBK bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, ortada lisans sözleşmesi olarak değil TBK veya TTK bağlamında bir gelirden kardan pay alma şeklinde sözleşme olarak değerlendirilecek sözleşme söz konusu olduğundan...'nin FSEK bağlamında bir aktif dava ehliyeti bulunmadığı, borçlar hukuku manasında ... firmasının ... Firması bunun yanında; haksız fiile dayalı olarak Ticaret Mahkemesi nezdinde ...A, Ş “den iş bu devir sözleşmeleri bağlamında 162 adet eserin gelirinden alacaklarının bulunduğu 183.madde gereği alacağı temlik aldığından, hasılattan pay almasının engellendiğinden bahisle tazminat talebinde bulunabileceği ancak bu yönden taraf sıfatına haiz olabileceği, öte yandan FSEK,TBK sözleşmeler hukuku yönünden davalı ...'in pasif husumet yoksunluğu bulunsa da, haksız fiil açısından yaptığı eylemlerin değerlendirilerek ancak belki bu yönden ayrı bir davaya konu edilebileceği, davacı ...'nin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (FSEK) kaynaklanan eser sahibi, mali hak sahibi veya ruhsat sahibi sıfatı bulunmadığı;ancak Borçlar Kanunu bağlamında alacağın temliki yolu ile bu eserlerin hasılatından (semerelerinden) pay alma hakkına sahip olduğu, davalı kayıtlarında eser adına yer verilmediğinden 162 adet eser adına elde edilen gelirin tespiti yapılamamış olup, 2012-2020 yılları hesap detayları tarandığında “...” ifadesi geçen gelirlerin tespit edilebildiği, davacı taraf FSEK bağlamında hak sahibi olmasa da TBK alacağın temliki hükümleri bağlamında tazminat hakkına sahip olup, bu gelirleri tazminata baz aldığıklarında %90 pay 225.564,17 TL + 56.246,35 TL yasal faiz olmak üzere toplam 281.810,52 TL tazminat hesap edilebildiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Nihai karar ve takdir Mahkemeye ait olmak üzere; yapılan sözleşmelerden ilk sözleşmenin mali hak devri, ikinci sözleşmenin gelir paylaşımı, diğer iki sözleşmenin ise alacak haklarının devrine ilişkin olduğu, davacının TBK 183 ve devamı hükümleri çerçevesinde alacağın temlikine dayalı olarak sözleşme konusu eserlerle ilgili olarak alacak talebinde bulunabileceği, tespiti yapılan 13.200 adet CD bandrolü üzerinden hesaplama yapılırsa; 13.200 X 3,85 - 50.820,00-TL, müzekkerelerde tespit edilen 6.500 adet CD bandrolü üzerinden hesaplama yapılırsa; 6.500 3,85 - 25.025,00-TL olacağı, 50.820,00 %90 45.738,00-TL, 25.025,00 %90 - 22,522,50-TL olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Bilişim yönünden yapılan incelemeler sonucunda: ... adresli youtube sayfasının incelemesi: davalının ... sayfası üstünde toplam 162 adetten oluşan albüm ve parçalar tek tek aratılmış, yapılan sorgulamalarda listede bulunan albüm ve parçaların davalının ... sayfasında yayınlanmadığı, ... üstünde yapılan incelemeler: 162 adetten oluşan albüm ve parçalar tek tek aratılmış, yapılan sorgulamalarda, listede bulunan parçaların “...” gibi yapımcılar tarafından yayınlanmakta olduğu, listede bulunan parça ya da albümlerin davalı tarafından ... da yayınlanmadığı, ... üstünde yapılan incelemeler: 162 adetten oluşan albüm ve parçalar tek tek aratılmış, yapılan sorgulamalarda, listede bulunan parçaların “... ve...” adlı yapımcılar tarafından yayınlanmakta olduğu, listede bulunan parça ya da albümlerin davalı tarafından ... adlı platforma da yayınlanmadığı, ... üstünde yapılan incelemeler: 162 adetten oluşan albüm ve parçalar tek tek aratılmış, yapılan sorgulamalarda, listede bulunan parçaların “..., ...ve ...” adlı yapımcılar tarafından yayınlanmakta olduğu, listede bulunan parça ya da albümlerin davalı tarafından ... adlı platforma da yayınlanmadığı tespit edildiği, listede bulunan “...” gibi albüm ve parçaların raporda incelenen platformlarda yer almadığı tespit edildiği, Hukuki inceleme sonucunda; dosya kapsamındaki belgeler, bilirkişi raporları, taraf beyanları ve mahkeme ilamları incelemesi neticesinde; ...ile ...arasındaki sözleşmede FSEK 52 maddesi anlamında mali hak devri veya lisans sözleşmesi niteliğinde bir anlaşmanın söz konusu olmadığı, FSEK 66, 68, 69 ve 70. maddelerine istinaden dava açabilecek kimselerin “Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse” şeklinde tanımlandığı, dava konusu olayda davacı eser sahibi ya da mali hak devrinden kaynaklı hak sahibi sıfatını haiz olmayıp bu sebeple FSEK kapsamında mali haklardan kaynaklanan davalarda aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, ancak davacının FSEK uyarınca mali hak sahibi sıfatıyla değil, genel hükümlere göre dava hakkını haiz olduğu, pasif husumet yönünden ise; dosya kapsamında belgeler ve müzekkereler incelendiğinde sözleşme silsilesinin başında ... olduğu ve... ile gelir paylaşım sözleşmesi yaptığı, her ne kadar belirli bir dönem için davaya konu eserler de dahil olmak üzere 403 adet eser işletme belgesi...'e devredilmiş olarak gözükse de, bahse konu devrin geçersiz olduğu ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen (kesinleşme tarihi 26.09.2019)...E. ve ...K. numaralı kararı ile tespit edildiği, davacı beyanları incelendiğinde; davacının, ...in müzik işletme belgelerini ...'ten devraldığı döneme ilişkin elde ettiği kazanca ilişkin bir talep ileri sürdüğü, ...ile ...arasında sözleşmeye dayalı ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenebileceği ve bu bağlamda husumetin ...A.Ş.'ye yönlendirilebileceği, diğer davalı olan ...'e yöneltilen husumet konusunda ise; ...'in ... A.Ş. temsile yetkili müdür sıfatını haiz olduğu ve akdedilen sözleşmeleri şahsen değil şirket adına imzaladığı ve şirket yetkilisi sıfatı ile sözleşme süreçlerini yürüttüğü, bu nedenle şirket temsilcisine şirket borçlarından dolayı husumet yöneltilemeyeceği, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ve ...K. numaralı kararı ile ... Tic. A.Ş.'nin █████/2011 günlü olağanüstü genel kurul kararları ile aynı tarihli yönetim kurulunun 4 numaralı kararının yoklukla malul olduğu mahkeme kararıyla tespit edildiği, davalı ...'in ... A.Ş.'nin genel müdürü seçilmesi kararına istinaden adı geçen şirketi temsilen düzenlediği dava konusu 3 adet eser devir sözleşmelerini düzenleme yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu yetki olmadan bu 3 adet eser devir sözleşmesi ile sahip olmadığı yetkiyi kullanarak bu sözleşmelerde belirtilen eser işletme belgelerini diğer davalı şirkete devretmesinin mümkün olmadığı ve taraflar arasında yapılan eser işletmeleri ve fonogram devri sözleşmelerinin her birinin yoklukla malul olduklarının tespiti ile devir sözleşmeleri ile davalı şirkete geçen tüm eser işletme belgelerinin davalı şirketten alınarak ...şirketine iadesine karar verildiği, anılan ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarih ve ... E. ve ... K numaralı kararı ile onandığı ve aynı dairenin 26.09.2019 tarih ve ... E. ve ... K. sayılı karar düzeltme isteminin reddedildiğinin görüldüğü, haksız fiilin, hukuk kurallarına aykırı bir şekilde başka bir kişinin malvarlığında zarara sebep olmasından ötürü meydana gelen eylem olarak tanımlandığı, davalı ...'in geçerli bir hakka dayalı olmaksızın davacı Art Records'un temlik aldığı telif gelirlerini elde etmiş olmakla davacının malvarlığında hukuka aykırı olarak eksilmeye yol açmış olduğu, dolayısıyla bedelin haksız fiil hükümlerine dayalı olarak tazminini talep edebileceği kanaati hasıl olduğu, takdiri mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık: ...Tic A.Ş ne ait 162 adet müzik albümünden davalıların 2012 yılından bu yana elde ettiği gelirlerinin %90 ına tekamül eden miktardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000,00-TL den az olmamak kaydı ile tazminatın yasal faizi ile davalılardan tahsiline ilişkindir.
Görev hususu; HMK 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olduğundan, mahkemece davanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır.
Yapılan tetkik ve incelemede tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; dava dışı ... A.Ş.'nin, ... 19. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, ... tarihli devir sözleşmesi ile 162 adet eser işletme belgesini bir miktar bedel karşılığında dava dışı .... A.Ş.'ye devrettiği, akabinde dava dışı ..., ... ile söz konusu gelirlerin paylaşımına ilişkin 27.09.1999 tarihli bir sözleşme akdettiği, ...ile ... arasındaki sözleşmede FSEK md. 52 anlamında mali hak devri veya lisans sözleşmesi niteliğinde bir anlaşmanın söz konusu olmadığı, FSEK 66, 68, 69 ve 70. maddelerine istinaden dava açabilecek kimselerin “Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse” şeklinde tanımlandığı, ortada FSEK bağlamında bir mali hak üzerinde devir, kiraya verme, münhasır hak tanıma şeklinde sözleşme olmadığı gibi bir lisans sözleşmesinin de bulunmadığı, TBK veya TTK bağlamında bir gelirden kardan pay alma şeklinde sözleşme olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu durumda somut olay yönünden FSEK bağlamında tartışılacak bir uyuşmazlık söz konusu olmadığı, uyuşmazlığın ticari dava mahiyetinde olduğu izahtan varestedir.
Yukarıda anılı sebepler uyarınca mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Görev husususun res’en mahkemece dikkate alınacak olması hususu gözetilerek MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın yetkili ve görevli İstanbul NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET Mahkemesine gönderilmesine,( 7521 sayılı yasa ile değişik HMK 20. madde uyarınca taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten: kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinde itibaren 2 hafta içinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edebileceğine, bu takdirde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine, belirtilen süre içinde talep de bulunulmadığı takdirde HMK 20. Madde hükmü gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına mahkememizce res'en karar verilebileceğine)
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!