İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde görülen, alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Alt yüklenici sözleşmesi kapsamında imalat ve montaj işleri karşılığında düzenlediği faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatan davacının, borca haksız itiraz eden davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve davacının ticari defterlere ve cari hesap ekstresine göre 98.294,20 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, davalının gecikme iddialarına rağmen gecikme cezası uygulamadığı veya uyarıda bulunmadığı, böylece gecikmeyi kabul ettiği gerekçesiyle davacının davasını kabul ederek takibin 98.294,20 TL üzerinden devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVADavacı vekili, taraflar arasında 16.10.2018 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi ile 22.10.2018 tarihli Özel Şartlar Sözleşmesi uyarınca davalı için malzemeli ve işçilikli WC kabinleri, lavabo tezgâhları, soyunma dolapları ve oturma bankolarının imal ve montajını üstlendiklerini, sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirerek faturalarını düzenlemelerine rağmen davalının bedelleri ödemediğini, bu nedenle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı üzerine dosyanın ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, davalının burada da borca, faize, yetkiye ve ferilerine haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalıdan takip tarihi itibarıyla 127.032,41 TL asıl alacak ve 1.284,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 128.316,66 TL alacaklı olduklarını, bu hususun tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle de ortaya çıkacağını, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olması nedeniyle ticari faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, taraflar arasında 16.10.2018 tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki niteliğindeki 23.10.2018 tarihli Özel Şartlar Sözleşmesi uyarınca ...Fabrikası'nın WC kabinleri, lavabo tezgâhları, soyunma dolapları ve oturma bankolarının yapımı konusunda toplam 285.000 TL bedelle anlaşıldığını, ancak davacının sözleşme kapsamındaki işleri süresinde, eksiksiz ve ayıpsız şekilde tamamlamadığını savunmuştur. Sözleşmede işin bitiş tarihinin 15.11.2018 olarak belirlendiğini, buna rağmen davacının işi ancak 31.12.2018 tarihinde geçici kabule hazır hale getirebildiğini, geçici kabul tutanaklarında eksik ve ayıplı imalatların tespit edildiğini, sözleşme gereği bunların 15 gün içinde giderilmesi gerekirken ikinci kabul tarihi olan 07.03.2019'da da eksikliklerin devam ettiğini, işin ancak 27.08.2019 tarihinde kesin kabulünün yapılabildiğini, bu nedenle sözleşmenin cezai şart hükümleri uyarınca keşif bedelinden kesinti yapma haklarının bulunduğunu ve davacının takip konusu alacağına hak kazanmadığını belirtmiştir. Ayrıca dava konusu faturaların müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, faturaların hangi kişi tarafından teslim alındığının belli olmadığını, yalnızca fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın doğduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığını, takipte talep edilen faiz oranının da fahiş olduğunu, alacağın likit ve muaccel olmadığını, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında davaya konu ticari ilişkinin var olduğu, tarafların 2018-2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, yine BS formuyla bildirimi yapılan faturaların davalı tarafça BA formuyla bildirimlerinin yapıldığı ve tarafların bildirimlerinin miktar ve adet olarak birbiriyle uyumlu olduğu ve davacının takibe dayanak olarak gösterdiği █████/2019 tarihli cari hesap ekstresine göre 98.294,20 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının 98.294,20 TL yönünden kabulüne, her ne kadar davalı işin süresinde yapılmadığını ve gecikme cezası kesilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de; davalının, işin süresinin dolmasından itibaren davacıya uyarı veya ihtarda bulunmadığı, davacıya bu hususta herhangi bir gecikme cezası kesintisi yapmadığı ve gecikme yaşandı ise de bunu bildiği ve kabul ettiği anlaşılmakla davacının alacağından gecikme cezası kesilmediği, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminatına karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili, ilk derece mahkemesince yalnızca taraf ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, bu incelemenin uyuşmazlığın çözümü bakımından yeterli olmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kapsamı ile davacının edimlerini süresinde ve gereği gibi yerine getirip getirmediğinin tam olarak ortaya konulamadığını, geçici ve kesin kabul tutanaklarıyla işin geç teslim edildiğinin, eksik ve kusurlu ifa edildiğinin sabit olduğunu, buna rağmen mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin özel şartlar başlıklı 6. maddesinde işin bitiş tarihinin 15.11.2018 olarak belirlendiğini, süre uzatımına ilişkin sebeplerin de sınırlı şekilde düzenlendiğini, buna rağmen davacının işi süresinde tamamlamadığını, geçici kabul tutanağına göre işin ancak 31.12.2018 tarihinde geçici kabule hazır hale getirildiğini, kesin kabulün ise 27.08.2019 tarihinde yapılabildiğini, mahkemenin, yalnızca müvekkili şirket tarafından gecikme cezası kesilmemiş olmasını esas alarak gecikmenin kabul edildiği sonucuna vardığını, ayıp oranında indirim yapılmaması ve sözleşmesel cezai şart hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazlarının mahkemece değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu , bilirkişinin görev ve yetki sınırlarını aşarak hukuki değerlendirme yaptığını, mahkemenin de bu raporu hükme esas almakla hatalı davrandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı, taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmeleri kapsamında üstlendiği imalat ve montaj işlerini tamamlayarak faturalarını düzenlemesine rağmen bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise işlerin süresinde ve ayıpsız tamamlanmadığını, gecikme nedeniyle cezai şart kesintisi yapılması gerektiğini ve alacağın ispatlanamadığını savunmuştur. Mahkemece, tarafların ticari defterleri, BA-BS formları ve cari hesap kayıtlarının uyumlu olduğu, davacının 98.294,20 TL alacaklı bulunduğu, davalının gecikme cezasına ilişkin süresinde ihtar veya kesinti yapmadığı ve itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı, gecikme nedeniyle sözleşmesel sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile işin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır.İstinaf sebepleri kapsamında yapılan incelemede; tarafların birbirini doğrulayan ticari defter kayıtları, BA-BS formları ve cari hesap kayıtları esas alınarak davacının bakiye alacaklı olduğunun bilirkişi incelemesiyle usulüne uygun şekilde belirlendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca bilirkişi tarafından sözleşme hükümleri dikkate alınarak gecikme süresi hesaplanmış, bu hesaba göre belirlenen gecikme cezası davacının alacağından mahsup edilmiş olup, bu yönüyle yapılan hesaplama ve mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygundur.Davalının işin eksik ve ayıplı yapıldığına ilişkin savunmasına gelince; dosyada mevcut, imzasına ve içeriğine itiraz edilmeyen geçici kabul tutanağında bir kısım eksik ve ayıplı hususların tespit edildiği görülmekte ise de, daha sonra düzenlenen kesin kabul tutanağında eksik veya ayıplı imalat bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespite yer verilmemiştir. Bu durum karşısında, geçici kabul sırasında belirlenen eksikliklerin kesin kabul tarihine kadar giderildiğinin kabulü gerekir.Kaldı ki davalı iş sahibi tarafından, geçici kabulde belirtilen eksikliklerin kendisi veya üçüncü kişiler tarafından giderildiği yahut kesin kabul işlemine rağmen eksik ve ayıplı imalatların devam ettiğine ilişkin somut delil de sunulmamıştır. Bu itibarla, davalının eksik ve ayıplı ifaya ilişkin savunmasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece verilen karar sonucu itibarıyla isabetli ise de, kararın dayandığı gerekçenin dosya kapsamı ve yukarıda açıklanan hukuki değerlendirmelerle tam olarak örtüşmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../███████ tarih ve 2020/.. Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile,98.294,20 TL asıl alacak yönünden davalının ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Asıl alacağın kabul miktar yönüyle %20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 6.714,47 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.549,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.164,72 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.549,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 1.949,50 TL tebligat, posta ve bilirkişi giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 1.501,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 28.900,15 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davalı tarafından yatırılan 1.678,70 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 105,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 326,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.