Danıştayda, Dijital Hizmet Vergisinin Anayasaya Aykırılığı, Bütçe Kanununda Yokluğu, Çifte Vergilendirme ve Orantısızlık Gerekçeleriyle Şirket Tarafından Temyiz Edilen Vergi Davası.
Özet: Bir şirket, ocak 2022 dönemi için ihtirazi kayıtla ödediği dijital hizmet vergisinin kaldırılması ve faiziyle birlikte iadesi talebiyle açtığı davada, verginin Anayasanın 73. maddesi başta olmak üzere çeşitli anayasal ilkelere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu, mükerrer vergilendirmeye yol açtığını ve 2020 yılı bütçe kanununda yer almaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mercii, dijital platformlarda sunulan reklam, içerik satışı, aracılık gibi hizmetlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesinin Anayasaya uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiş ve bu ret kararlarının temyizen bozulması istenmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : ██████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Danışmanlık İletişim ve Satış Ticaret Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca dijital hizmet vergisine tabi tutulan faaliyetleri nedeniyle ihtirazi kayıtla verilen 2022 yılının Ocak dönemi dijital hizmet vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen ve ödenen dijital hizmet vergisinin kaldırılması ve faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dijital platformların kullanılması suretiyle reklam hizmeti verilmesi, sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin dijital ortamda satışı, bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesi, izlenmesi, oynanması veya telefon, bilgisayar gibi eletronik ortamda kaydedilmesi veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda hizmet sunulması, kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılması veya satılmasının kolaylaştırılması, kullanıcıların birbiriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi ile dijital ortamlarda aracılık hizmeti verilmesi suretiyle elde edilen kazançların kanun koyucu tarafından vergilendirilmesinin Anayasanın 73. maddesi ile öngörülen amaca ve bu konuda getirilen ilkelere aykırı bir durum teşkil etmediği, kanun koyucu tarafından Anayasanın 73. maddesinde belirtilen ilkelere bağlı kalınarak çıkarılan 7194 sayılı Kanun kapsamında davacının icra ettiği faaliyetten elde ettiği kazanç nedeniyle verdiği beyanname üzerinden yapılan dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketlerinin dijital hizmet vergisi yükümlüsü olarak nitelendirilmesinin hukuki dayanaklan yoksun olduğu, dava konusu tahakkukun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 14. maddesi ile bu sözleşmeye ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesi ve Anayasanın 2, 7, 10, 13, 35 ve 73. maddelerine açıkça aykırı olduğu, 2020 yılı Merkezi Bütçe Kanunu ile toplanmasına izin verilen kamu gelirleri arasında dijital hizmet vergisinin yer almadığı, bu nedenle dava konusu tahakkukun sebep ve konu unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu, bir verginin tarh ve tahsil edilebilmesi için verginin usulüne uygun olarak yayımlanan bir yasa ile yürürlüğe girmiş olmasının yeterli olmadığı, verginin mutlaka bütçenin C cetvelinde yer alması gerektiği, 2020 yılı Bütçe Kanununun eki C cetvelinde yer almayan dijital hizmet vergisinin istenemeyeceği, dijital hizmet vergisinin mülkiyet hakkını orantısız bir biçimde sınırlandırdığı, tek başına 2019 yılında dünya genelinde elde ettikleri hasılatın 750 milyon Euro'dan veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirasından daha az olduğu için dijital hizmet vergisi yükümlüsü olmadıkları, elde edilen gayrisafi hasılat üzerinden dijital hizmet vergisi ile safi kurum kazancı üzerinden kurumlar vergisi alınmasının mükerrer vergilendirmeye yol açtığı, dijital hizmet vergisinin matrahını ve muafiyetini düzenleyen hükümlerin Anayasanın vergilendirmede eşitlik ve mali güce göre vergilendirme ilkesine aykırı olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı'na dijital hizmet vergisinin kurucu unsurlarının belirlenmesi yönünde verilen yetkinin verginin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, her ay peşin olarak tahsil edilen dijital hizmet vergisinin zaman maliyetine katlanmak zorunda kalındığı, ayrıca zarar edilmesi halinde indirim imkanından da mahrum kalınabileceği, verginin oranının %7,5 gibi emsallerinden oldukça yüksek bir şekilde belirlendiği, söz konusu verginin sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : █████/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 ila 7. maddelerinde dijital hizmet vergisinin düzenlendiği, Kanunun 1. maddesinde Türkiye'de dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmeti ile sesli görsel ve dijital herhangi bir içeriğin dijital ortamda satışı, içeriklerin dijital ortamda dinlenmesi, izlenmesi, kullanıcıların birbiriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamın sağlanması ve işletilmesi hizmetlerinin dijital hizmet vergine tabi tutulduğu, ödenen bu verginin gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği düzenlemesinin getirildiği, davacı şirketin kanunda tanımlanan vergiye tabi faaliyetleri icra ettiği ve bu faaliyetten elde ettiği kazancın muafiyet sınırının üzerinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin yerine getirilmesine gerek görülmeyerek ve davacı tarafından ileri sürülen Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY :30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi" başlıklı 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması halinde iptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslını; başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğini, dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örneklerini dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiştir.Bakılmakta olan davada, 7194 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesi, 5. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarının birinci cümleleri, aynı madenin (3) ve (4) numaralı fıkraları uygulanacak kural niteliğindedir. Davacının, sözü edilen yasa kurallarına yönelik, Anayasa'nın 2., 10., 13., 35. ve 73. maddelerine aykırılık iddiaları ve dayandırdığı gerekçelerinin ciddi olduğu kanısına varıldığından, iptalleri için gerekçeli başvuru kararı oluşturularak, Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinin birinci fıkrası gereğince, Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği görüşüyle, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak temyiz isteminin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.