Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatif genel kurul kararının iptali davasında taşınmaz satışına ilişkin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın istinaf incelemesini tamamladı.
Özet: Bu hukuki evrak, kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasında davacılar tarafından talep edilen ve ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilerek kooperatifin belirli taşınmazlarının devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına davalı kooperatifin yaptığı itirazın reddi üzerine, davalı tarafça bu ret kararına karşı açılan istinaf başvurusuna ilişkindir; davacılar, kooperatifin genel kurulunda alınan taşınmaz satış kararlarının uygulanmasının durdurulması ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için tedbir istemiş, ilk derece mahkemesi bu talebi kabul etmiş ve davalı tarafın itirazını reddedince, davalı tedbirin faaliyetlerini engellediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : ████████ Esas
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN/
DAVACILAR : 1-...
2-...
3-...
VEKİLİ : Av. ...
İHTİYATİ TEDBİRE
İTİRAZ EDEN/DAVALI : SINIRLI SORUMLU 37 NOLU SAKARYA VİB OTOBÜSÇÜLER KARAYOLU YOLCU TAŞIMA KOOPERATİFİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
TALEP : İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan genel kurul kararının iptali davasında, 15.10.2025 Tarihli genel kurulda taşınmaz satışına dair alınan 12. ve 13. numaralı kararların uygulamasının durdurulması, genel kurulda satış kararı alınan taşınmazların; (Sakarya İli Adapazarı İlçesi ... Mah. Ada No:... Parsel No:..., Sakarya İli Adapazarı İlçesi ... Mah. Ada No: ... Parsel No:.., .., .., .., .., .., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Sakarya Adapazarı ... Mah. ... Cd. Aydın Sk.'ta bulunan Pafta No:... Ada No:... Parsel No:...) tapu kayıtlarına 3. kişilere devrine mani olunmasını teminen ihtiyati tedbir konulmasını aksi kanaate ise genel kurulda satış kararı alınan taşınmazların tapu kayıtlarına davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince █████/2025 tarihli ara karar ile ; " ... 1-Davacılar vekilin talebinin kısmen kabulüne,
2-Sakarya İli Adapazarı İlçesi Korucuk Mah. ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Sakarya Adapazarı ... Mah. ... ada ... parsel zemin kat ... nolu dükkan vasıflı bağımsız bölüm sayılı taşınmazların davalı kooperatif tarafından devrinin önlenmesine, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına,
3-15.10.2025 Tarihli genel kurulun 12 nolu kararında alınmış geçerli bir karar bulunmadığından bu karara yönelik yürütmenin durdurulması yönünde bir tedbir kararı verilmesine yer olmadığına,
4-15.10.2025 Tarihli genel kurulun 13 nolu kararı hakkındaki yürütmenin durdurulması talebinin yönetim kurulu görüşü sorulduktan sonra değerlendirilmesine ... " karar verilmiştir.
Davalı vekili █████/2025 tarihli ara kararı ile davalı kooperatifin █████/2025 tarihli kooperatif genel kurulunun 13 numaralı gündem maddesi hakkında verilmiş olan yürütmenin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir.
İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara karar ile ; " ... 1-İhtiyati tedbire yönelik itirazın reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayın mahkemenin ret gerekçeleri incelendiğinde, kararın HMK m. 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin yasal şartlarından tamamen uzak olduğu açıkça görüldüğünü, sayın mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı, müvekkil kooperatifin faaliyetine engel olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar tarafından, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı █████/2026 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince █████/2025 tarihli ara karar ile davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine █████/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından, davalı kooperatife ait █████/2025 tarihli genel kurulda alınan 13 numaralı kararın yok hükmünde olduğu ve bu kararın uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacağı ileri sürülerek anılı kararın yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece tedbir kararının kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı tarafından itiraz edildiği, İtirazın █████/2026 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, bu kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98. maddesinde, Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. Hükmü bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 449. maddesine göre; "Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir".
6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2). maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından 6100 sayılı HMK'nda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede 6100 sayılı HMK'nın 389-(1) maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
Somut olayda, █████/2025 tarihli genel kurulun 13 nolu kararında Kooperatife ait taşınmazların (Sakarya Adapazarı ... Mah. -kararda ... yazılmış ise de ... olduğu anlaşılmaktadır- ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Sakarya Adapazarı ... Mah. ... ada ... parsel) her biri en az 1.500.000 peşin bedelle pazarlık usulü ile satışı hususunda davacıların da aralarında bulunduğu 6 red oyuna karşılık oyçokluğuyla karar alınmıştır. Davacı genel kurula katılan ve kabul oyu veren ortakların 24 tanesinin ortak sıfatını taşımadıklarını ileri sürmektedir. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacıların ortak olmadıklarını ileri sürdüğü 24 kişinin ortak olarak kabulüne dair yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespitinin talep edildiği, yargılamanın halen devam ettiği, ayrıca satış bedelinin aşırı miktarda düşük olarak belirlendiğine ilişkin aynı mahkemenin ████████ E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun bulunduğu, basiretli tacir olarak kooperatifin taşınmaz satış miktarını fahiş miktarda düşük belirlememesi gerektiği, bu hususun üyelerin menfaatine aykırı olduğu, şu durumda dava konusu genel kurul kararlarının uygulanması halinde davacılar bakımından derhal gerçekleşecek ve telafisi güç bir zararın doğacağı, dosya kapsamındaki mevcut delillerle somut olarak ortaya konulduğundan ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Karar başlığında; davacıların T.C. Kimlik numaralarının yazılmaması ile tarafların ve vekillerinin adreslerinin yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; ihtiyati tedbire itiraz eden davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!