Taşınmaz ve araç devri vaadiyle yapılan ödemelere dayalı icra takibine haksız itirazın iptali ile alacak tahsili davası.
Özet: Bir "itirazın iptali" davasında davacı, davalı şirketle anlaşılan dükkan ve araç devri karşılığında yaptığı 1.360.000 TLlik ödemelere rağmen davalının tapu devrini gerçekleştirmemesi, sahte tapu ibraz etmesi ve iletişimi kesmesi üzerine başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalı ise, sözleşmenin adi yazılı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, kendisinin devire hazır olmasına karşın davacının satıştan vazgeçtiğini, ödenen parayı kapora olarak kabul ettiğini ve alıcının kusuru nedeniyle iade gerekmediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemektedir.

T.C. ........ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
........
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
......x..........x.......
..........x..........x.
.....x.......x...........x
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı borçlu şirketin ........ ili, ... İlçesi, ... Mah. 90962 Ada 5 Parselde bulunan C zemin kat 3 nolu bağımsız bölümde bulunan dükkanın ... 2021 model bir adet otomobil, ... ... 2015 model bir adet otomobil ve 4.000.000,00 TL karşılığında müvekkile devredilmesi konusunda mutabık kalındığını, anlaşma gereğince müvekkilince borçlunun ............................. Iban numaralı hesabına, █████/2024 tarihinde 50.000,00 TL, █████/2024 tarihinde 450.0000,00 TL, █████/2024 tarihinde 440.000,00 TL █████/2024 tarihinde 420.000,00 TL ödemeler yaptığını, müvekkilinin yaptığı ödemeler neticesinde borçlunun sözleşmeden doğan yükümlülüğü olan tapu devri için ........'ya gidildiğini, fakat borcunun müvekkilinin telefonlarına hiç cevap vermediğini, yapılan araştırma neticesinde anlaşma esnasında borcu tarafından müvekkiline gösterilen tapu suretinin de sahte olduğunu, davalının açıkça anlaşmaya aykırı davrandığını ve müvekkilinin hem parasını almış hemde sahip olmadığı bir taşınmazın devrine dair müvekkilini kandırdığını, Beyoğlu 8. Noterliğinin █████/2024 tarihli ve 07911 yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiğini, ihtarnamenin █████/2024 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, fakat kendilerine verilen üç günlük süre içerisinde ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkili şirket alacağının tahsili amacıyla taraflarınca ........ 31. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 1.360.000,00 TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu uyuşmazlığın ........'da gerçekleşen bir taşınmaz ve taşınır satışından kalanlandığını, gerek davalının yerleşim yeri gerekse sözleşmenin ifa yeri ........ olduğundan ........ 31. İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ileride taşınmaz mülkiyetinin tapuda devrini yapmayı taahhüt eden bir ön sözleşme olduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri de resmi senet şeklinde düzenlenmesi ve noter huzurunda iki tarafça imzalanması suretiyle geçerlilik kazanacağını, davaya konu olayda adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin başlangıçtan itibaren geçersiz olduğunu, söz konusu satış tarihinde iddia edilenin aksine satışa konu taşınmazın müvekkili şirket adına kayıtlı olduğunu, satış işlemlerini gerçekleştirileceği gün tapuda işlem yapılması yönünde hazır bulunulduğunu, fakat davacı tarafça satıştan vazgeçildiğini, davacının iddialarının aksine müvekkili şirket yetkilisi ile davacı arasında iletişim kurulduğunu, GSM kayıtları incelendiğinde taraflar arasında çağrılar ve görüşmeler yapıldığının görüleceğini, bu itibarla iletişim kurulmadığı yönündeki beyanların dayanaktan yoksun olduğunu, davacının satıştan vazgeçmesi sonrasında taşınmazın müvekkilince başka bir gerçek kişiye satıldığını, bu durumun müvekkilinin taşınmazı satma yönündeki kararlığını, açık ve kesin şekilde ortaya koyduğunu, taşınmaz satışı amacıyla yapılan görüşmeler neticesinde davacı tarafından müvekkili şirkete iddia edilenin aksine 500.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin satışın gerçekleşmesine yönelik bir kapora mahiyetinde olduğunu, bedel müvekkili şirkete satın alma niyeti beyanı doğrultusunda iletildiğini, satışın gerçekleşmemesi halinde satıştan vazgeçen tarafın kusuru bulunuyorsa kaporanın iadesinin gerekmediğini, müvekkilinin ifa iradesine rağmen satışın gerçekleşmemesinin tek sebebi davacının taahhüdünden dönmesi olduğunu, sözleşme hükmünde bulunduğu gibi müvekkiline karşı tebligat şartlarının yerine getirmemesi alıcının alma iradesinin yok olduğuna dair başka bir kanıt olduğunu savunarak davacının açmış olduğu davanın usulden ve esastan reddine, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu m.67/2 gereğince %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: █████/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: █████/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:█████/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:█████/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ........ 31. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 1.360,000,00 TL asıl alacak ve 57.974,18 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 1.417.974,18 TL alacak yönünden █████/2024 tarihinde icra takibi başlattığı, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalı tarafa █████/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde █████/2024 tarihinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi incelendiğinde davacının, davalı ile ........ İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 90962 ada ..., C Blok, Zemin Kat, 3 Numaralı Bağımsız Bölümün kendisine devri konusunda anlaştıklarını, bu bağlamda davalı tarafa farklı tarihlerde toplam 1.360.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak taşınmazın davalı tarafça devrinin gerçekleştirilmediğini belirterek ödenen paranın tahsilli amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin resmi şekle tabi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı sözleşme şeklinde yapılmış olması nedeniyle geçersiz olduğunu, davacının zararının verilen çek ile karşılandığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın icra takibine itiraz nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun davacı ile davalı arasındaki ........ İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 90692 ada ..., C Blok, Zemin Kat, 3 numaralı Bağımsız Bölüm sayılı taşınmazın davalı tarafça davacıya devri için ödenen bedellerin sözleşmenin geçersizliği nedeniyle davalıdan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının ödediği bedelleri davalıdan isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce davanın esasına girmeden önce davalı tarafça cevap dilekçesinde ileri sürülen icra dairesinin yetkisine ilişkin itiraz incelenmiş ve karara bağlanmıştır. Her ne kadar davalı vekilince işbu davada icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse de, icra aşamasında yetkiye itiraz olmadığı, bu nedenle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği görülmüş ve yetki itirazı yerine görülmeyerek reddedilmiştir.
Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede ise, öncelikle ifade etmek gerekir ki, taraflar arasında ........ İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 90692 ada, ..., C Blok, Zemin Kat, 3 Numaralı bağımsız bölümün 2021 model ..., 2015 model ... ve 4.000.000,00 TL bedelle satışı konusunda adi yazılı anlaşmaya varıldığı, davacı tarafça bu anlaşmaya binaen davalıya toplam 1.360.000,00 TL ödeme yapıldığı hususlarında uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki ihtilaf, tapu devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davalının söz konusu ödemeyi aynen iade etmesi gerekip gerekmediği, davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı noktasındadır.
Bilindiği üzere, tapulu bir taşınmazın satış sözleşmesinin devri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun (TK) 26. ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun (NK) 60. maddeleri hükümlerine göre resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmadığından, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflar nezdinde hak ve borç doğmayacak, taraflar geçersiz sözleşme gereğince verdiklerini sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde iade edeceklerdir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/6-2446 Esas, █████████ Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Tüm bu açıklamalar uyarınca, taraflar arasında ........ İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 90962 ada, 5 ........t, 3 Numaralı Bağımsız Bölüm sayılı taşınmazın satışı konusunda adi yazılı anlaşmaya varıldığı, az yukarıda belirtildiği üzere tapu devrine ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılmış olması gerektiği, somut olayda böyle bir sözleşme bulunmadığından taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceği, geçersiz sözleşmelerin taraflar için hak doğurmayacağı ve borç yüklemeyeceği, bu nedenle tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebileceği, davacının dava dosyasına sunmuş olduğu ödeme dekontları ile ödeme dekontlarındaki açıklamalara bakıldığında davacının davalıya tapu devrine ilişkin adi yazılı olarak akdedilen geçersiz sözleşmeye binaen (1) █████/2024 tarihinde 50.000,00 TL, (2) 31.10.2024 tarihinde 450.000,00 TL, (3) █████/2024 tarihinde 440.000,00 TL, (4) █████/2024 tarihinde 420.000,00 TL olmak üzere toplam 1.360.000,00 TL ödeme yaptığını ispat ettiği, bu itibarla davacı alıcının geçersiz sözleşmeye binaen davalı satıcı tarafa ödediği bu bedellerin tamamını geri isteyebileceği, ........ 31. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacının takipte davalıya yapmış olduğu az yukarıda bahsedilen ödemeleri 1.360.000,00 TL asıl alacak olarak talep ettiği, eldeki itirazın iptali davasında da işlemiş faiz yönünden herhangi bir talebin bulunmadığı görülmekle, davalının verilen kesin süre içerisinde tanıklarını bildirmediği, davacının zararını çekle karşıladığına dair soyut beyan dışında herhangi bir delil sunmadığı görülmekle, davaya konu ........ 31. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının itirazın 1.360.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 1.360.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünde, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davaya konu ........ 31. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının itirazın 1.360.000,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİ İLE, takibin 1.360.000,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (272.000,00 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 92.901,60 TL harçtan peşin alınan 16.135,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 76.766,07 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 16.135,53 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 208.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 970,40 TL (615,40 başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 267,50 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!