İşe iade davası sonrası işe başlatılmayan işçinin kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ve boşta geçen süre alacaklarına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İşe iade davasını kazanmasına rağmen işveren tarafından işe başlatılmayan ve sonrasında vefat eden işçinin mirasçıları tarafından açılan alacak davası incelenmektedir. Davada kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ücreti, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı gibi talepler ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesinin kısmi kabul kararı Bölge Adliye Mahkemesince onanmış; davalı vekili, ücret tespiti, tanık beyanları, yıllık izin kullanımı ve işçinin vefatı nedeniyle işe başlatmama tazminatına hak kazanılamayacağı itirazlarıyla temyize başvurmuştur. Yargıtayın değerlendirme konusu ise alacakların hesaplamasına esas ücret ile diğer işçilik alacaklarının hesaplama yöntemlerine odaklanmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde 06.01.2012-04.11.2016 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi üzerine İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığını, Bölge Adliye Mahkemesince onanarak kesinleştiğini, davacının işverene gönderdiği işe başlatma başvurusunun işveren Şirkete 12.06.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının tekrar işe başlatılmadığını, davalı Şirketin 12.07.2019 tarihinde İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasını belirterek 15.560,12 TL ödeme yaptığını fesih tarihinde davacının 3.250,00 TL ücret aldığını, 240,00 TL yemek ve yol ücreti yardımı aldığını, iş yerinde haftada 6 gün 08.00-23.00 arasında çalıştığını, resmî tatillerde çalıştığını ve kullanmadığı yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ücreti, dört aylık ücret ve haklar, işe başlatmama tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Yargılama sırasında davacı vefat ettiğinden mirasçıları davaya devam etmişlerdir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıya ihbar ve kıdem tazminatına ilişkin ödemeler yapıldığını, davacının davalı Şirkette 01.06.2012-04.11.2016 tarihleri arasında çalıştığını, işe iade davasından ... alacakların davacıya ödendiğini, davacının sürekli fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı işyerinde genel tatillerde çalışılmadığını ve davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanığı beyanları, emsal ücret sorgulaması sonuçları ve karar tarihindeki içtihadi uygulama nazara alınarak geçersiz fesih tarihindeki ücretin ve fesih tarihindeki ücretin doğru şekilde belirlendiği, davacı tanığının beyanlarına çalışma dönemi ile sınırlı şekilde itibar edildiği, davalı yanca sunulan belgelerdeki süreler mahsup edilerek yapılan yıllık izin ücreti tespitinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada cevap dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı def'i dikkate alınarak hesaplama yapıldığı görülmekle davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı, Mahkemece itibar edilen bilirkişi ek raporunda geçersiz fesih tarihindeki ücretin net 2.950,00 TL olarak belirlendiği; ancak gerekçeli kararda ücretin brüt 3.365,00 TL olduğu yazılmışsa da maddi hataya dayandığı ve sonuca etkisi olmadığı ayrıca hüküm "davalıdan alınarak davacılara verilmesine" şeklinde kurulmuşsa da mirasçılar yönünden hükmün "davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmekte olup kararın infazında dikkate alınabilecek bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davacının ücretinin ihtilaflı olduğunu, ücret bordroları imzalı olduğu halde dikkate alınmadığını,2. Tanık beyanlarının birlikte çalışma dönemi için geçerli olduğunu,3. Yıllık izinlerinin kullandığını, 4. Davacının yargılama devam ederken vefat ettiğini, işe başlatmama ve boşta geçen süre ücretine hak kazanamadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hesaplamalara esas ücreti, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kural olarak, ücretin miktarını ispat yükü işçiye aittir. Geçersiz fesih ile işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispatı yönünden de bu kuraldan ayrılmayı gerektiren bir durum söz konusu değildir. İşçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücretin miktarı o tarihte işyerinde hâlen çalışmaya devam eden emsal işci ücreti esas alınarak belirlenir. İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır. Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir. Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise işçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir. Dairemizin emsal kararları da bu doğrultudadır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili davacının geçersiz fesih tarihindeki (04.11.2016) ücretinin net 3.250,00 TL olduğunu yol ve 240,00 TL yemek ücreti ödendiğini iddia ederek ücrete dair talepte bulunmuş, Mahkemece davacının ücreti emsal ücret araştırması dikkate alındığında geçersiz fesih tarihinde net 2.950,00 TL olduğu asgari ücretin 2,5 katı olduğunun kabulü ile işe başlatılmadığı 12.07.2019 tarihindeki asgari ücrete oranlama yapılarak 4.572,55 TL net kabul edilerek hesaplanmış, yemek yardımı ise davacı ve davalı beyanlarının ortalaması olan 230,00 TL yemek yardımı da yine asgari ücrete oranlama yapılmak suretiyle 347,51 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlama suretiyle belirlenmesi ve keza yemek ücretinin de asgari ücrete oranlanması isabetli değildir. Zira bu konuda ispat yükü davacıya ait olup davacı tarafça işe başlatmama tarihinde alması gereken ücrete yönelik ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşılmakla kararın bu nedenle bozulması gerekmektedir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.