Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, cari hesap ve alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında itirazın iptaline yönelik esastan ret istinaf kararı.
Özet: İki farklı şirketin karşılıklı olarak birbirlerine karşı açtığı, birinde cari hesaba dayalı alacak iddiasıyla, diğerinde ise alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmemesi savıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali talepli davaların birleştiği uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki sözleşmede bedel ve süre gibi temel unsurların belirlenmediğini, özellikle davalı/birleşen davacı tarafın, karşı tarafın sözleşmenin hangi hükümlerini ihlal ettiğini yeterince somutlaştıramadığını ve icra takibine konu alacağın hesaplama esaslarını açıkça ortaya koyamadığını tespit etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : ████████ (ESASTAN RET )
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
ESAS-KARAR NO : ████████ E - ████████ K
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ..... Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili; davalı ile müvekkili şirket ticari iş ilişkisinden kaynaklı olarak cari hesaba dayalı alacaklarının olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davacı ile davalı arasında davacının koordinatör firma; davalının alt yüklenici firma olarak yer aldığı, █████/2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının alt yüklenici olarak sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin alacak ve masraflarını ödemediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, bunun üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada davalı vekil; haksız kazanç sağlama amacında olan davacı şirket, müvekkil şirkete borçlu olması karşısında haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil şirket aleyhine takip başlatıldıını, müvekkili şirket ise alacaklı konumunda olup borçlu konumunda yer almadığından takibe hukuka ve usule uygun şekilde itirazlarını sunduklarını, davacının ticari kayıtları birbirini doğrulamadığını, 16.03.2021 tarihli dekont açıklaması ile yer alan borç, taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi ile ilgili olmasına rağmen, cari hesapta sanki bir mal alınıp karşılığı ödenmemiş gibi borç olarak yazıldığını, ancak 20.000,00-TL Adana Ceyhan işi ile ilgili olup muhtelif malzeme satışı ile ilgili olmadığını, zaten hali hazırda bu tutar dahil edilmediğinde de fatura tutarlarının birbirini tutmadığını, davacının icra takibine dayanak cari hesap özeti ve fatura kayıtlarının birbirini doğrulamadığı gibi takibe konu borç detaylarının da birbirini tutmadığını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekil; davaların birleştirilmesinde hukuki yarar olmadığını, davalı/birleşen dosyanın davacısı tarafından müvekkili borçlu olduğu iddia edildiğini, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılması gereken işler müvekkili tarafından yerine getirildiğini, ancak davalı-birleşen davacı tarafça müvekkilin ödemeleri yapılmadığını, mevcut durumunda sözleşmeye aykırı davranan taraf davalı birleşen davacı olduğunu, her ne kadar davalı/davacı taraf alacaklı olduğunu iddia etmişse de müvekkili şirket tarafından tutulan cari hesap özetinde görüleceği üzere müvekkili şirket davalı şirketten alacaklı durumda olduğunu, davalı taraf borçlu olduğunu, birleşen davacı davada davalının somut olarak alacaklarından bahsetmediği gibi sözleşmenin hangi hükmünün de yerini getirilmediğini açıklamadığını, bu nedenlerle birleşen davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibine girişen davalı/davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında imzalanan 13.03.2021 tarihli sözleşmenin 2. maddesine göre sözleşme konusunun “... San. Ve Tic. AŞ ile ... İnş. Ltd. Şti arasında imzalanan sözleşme ile Alt Yükleniciliğini ... Ltd. Şti.’nin üstlenmiş olduğu ‘...Binası Kaba Yapı İnşaatı İşi’nin Alt Yüklenici ve Koordinatör firma olarak yer alan taraflarca ortaklaşa yapılması” olarak belirlendiği, ancak sözleşmede herhangi bir bedel veya süre belirlenmediğinin görüldüğünü, her ne kadar söz konusu sözleşmede tarafların yükümlülükleri belirlenmiş olsa da, davalı/birleşen dava davacısı tarafından davacının sözleşmenin hangi yükümlülüklerine aykırı davrandığı konusunda herhangi bir beyanda bulunmadığının görüldüğü, zira davalı/birleşen dava davacısı tarafından Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı ilamsız icra takibinde takip nedeninin “Asıl Alacak 100.920,11-TL” olarak gösterildiği, ancak söz konusu alacak hesabının neye göre yapıldığının dava dilekçesinde belirtilmediği bir açıklamada yapılmadığı görülmüş olup bu hususta bilirkişi heyetince birleşen dava yönünden herhangi bir hesaplama yapılamadığı gerekçesiyle birleşen karşı davanın reddine, asıl dava yönünden yapılan mali inceleme sonucunda daha önce dosyaya sunulan 14.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda; asıl dava yönünden davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 33.119,25-TL alacaklı göründüğü, yine asıl dava yönünden davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya 13.119,25-TL borçlu göründüğü, aradaki 20.000,00-TL farkın nedeninin 16.03.2021 tarihli dekontun davalının ticari defterlerinde işlenmemiş olması olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının 33.119,25-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki ilişkinin TTK’ dan kaynaklanması nedeniyle avans oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davalı, birleşen davada davacı ...... LTD. ŞTİ. vekili; davacı tarafından sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranıldığını, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin mahkemece incelenerek değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu, detaylı inceleme kıyaslamadan rapor tanzim edildiğini, davacı tarafın müvekkili yetkilileri tarafından yapılan harcamalardan haberdar olup, üzerine düşen payı ödememekte ısrarcı olduğunu, yapılan yazışmalar ile de taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının ve ödemelerin hesap dökümünün paylaşıldığının görüldüğünü, mahkemenin kararı gerekçelendirmediğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davalar yönünden tarafların icra takibine konu alacaklarının varlığı ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, asıl ve birleşen davadalar da itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının cari hesaba dayalı alacağının varlığının usulüne uygun delillerle ispat edildiğinin davalı - birleşen davacının alacağını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.262,37TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 565,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.697,78 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın birleşen davada davacı vekilinden alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!