İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta şirketinin ödediği tazminatın rücuen tahsili amacıyla açılan, bodrum kattaki emtiaların yağmur suyu baskınıyla zarar görmesi kaynaklı itirazın iptali davasını değerlendirdi.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ait bodrum kattaki iş yerinde, davalı belediyenin yağmur suyu giderlerini bağlamadaki ihmali nedeniyle meydana gelen su baskını zararını ödedikten sonra rücuen tazminat talebiyle açtığı itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalı idarenin sorumluluğunu kısmen kabul ederek icra takibinin belirli bir miktar üzerinden devamına hükmetmiş, ancak zararın oluşmasında binanın yapı tekniği ve sigortalının depolama şeklinin de etkili olabileceğine işaret ederek, hem davacı hem de davalı tarafından kararın istinaf edilmesine yol açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2021
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayalı Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigortalısına ait bodrum katta yer alan iş yerindeki emtiaların, ... nin çalışma yaptığı sırada giderleri tam olarak bağlamaması nedeniyle yağmur sularının iş yerine girmesi neticesinde zarar gördüğünü, müvekkilinin zarar bedelini sigortalısına ödediğini, halefiyet gereğince ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yağmur suyunun bodrum kattan girmesinin sebebinin binanın izalosyon sisteminin olmamasından kaynaklandığını, binanın fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmadığını, çalışma yapılan aynı yerdeki başka bodrum katlarda su baskının yaşanmadığını, çalışma yapılan yerin sigortalının işyerine 100 metre uzaklıkta olduğunu, zemin-çatı- dernaj sularının bina malikince atık su parsel bacasına bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, sigortalıya ait binanın idari mevzuata uygun olup olmadığının da (mimari proje ve ruhsat) araştırılması gerektiğini, bağlantı kanalından ve bina atık suyunu ana kanala getiren rögarlardan bina maliklerinin sorumlu olacağını, bunların bakım ve işletmesinden de bina maliklerinin sorumlu olduğunu, bodrum katının asfalttaki kanal kotundan aşağı olup olmadığının, pompaj sisteminin kurulu olup olmadığının, atık suyun geri gelmesini önleyen klapenin olup olmadığının ve gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının tespiti gerektiğini, binanın iskan ve imar izninin olup olmadığının, ... mevzuatına ve yapı ruhsatına uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bağlantı projesinin getirilerek olaya tatbik edilmesi gerektiğini, müvekkiline ait atık su kanalının çapının yeterli olduğunu, zarar ile müvekkili eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, sigortalıya ait ürünlerin bodrum katta usulüne uygun şekilde depolanmadığını, palet üzerine dahi konulmadığını, bu önlem alınsaydı zararın hiç gerçekleşmeyeceğini veya zarar miktarının bu kadar olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dosyadaki bilgi ve belgelerden █████/2018 günü adı geçen iş yerinde yağan yağmur sularının zeminden ilerleyerek iş yeri bodrum katına sirayet ettiği, mutfak ve tuvalet bulunmayan bodrum katına zeminden gelen yağmur suları nedeniyle hasar meydana geldiği, eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda; bodrum katının zemini ile duvarlarının birleşim noktalarından suların sızdığı ve bodrum kat zemininde birikerek göllendiği, civarda ... tarafından çalışma yapıldığı, muhtemelen giderler tam olarak bağlanmadığından yağmur sularının zeminden ilerleyerek bodrum katına çıktığı yönünde tespit yapıldığı, yağmur sularının uzaklaştırılması görevinin 2560 sayılı ... Yasası uyarınca davalı idarenin sorumluluğunda olduğu, ancak diğer yandan binanın inşaat tekniğine uygun olarak yapılması halinde suların bodrum katına sirayet etmeyeceği, iş yerinde değiştirilmesi gereken malzemeler ve yapılması gereken işçilik masraflarının dava konusu su hasarından dolayı gerekli giderlerden olduğu, kaza tarihi itibariyle ödenen sigorta tazminatının kaza ile uyumlu ve kadri maruf olduğu, ödeme dekontunun dosyaya sunulduğu, kusur oranı da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile; İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1 maddesi gereğince kısmen iptali ile; takibin 11.059,12 TL asıl alacak, 2.921,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.980,77 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle alacağın tahsili için takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacağın varlığı teknik inceleme gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olmadığını, delil niteliğindeki eksper raporuna neden itibar edilmediğinin mahkemece tartışılmadığını, eksper raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden ve itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, yağmur, pis ve atık suların bakım ve onarımından davalının sorumlu olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hasara dava konusu binaya 110 metre uzaklıkta çalışma yapan yüklenici firmanın sebep olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, bina izalosyonun bu tip hasarlara yapılması gerektiğini, su baskınının binanın teknik yetersizliğinden kaynaklandığını, binanın yapımında ve kullanım şeklinde gerekli önlemlerin alınmadığını, rapora itirazların dikkate alınmadığını, zararla idarenin eylemi arasındaki illiyet bağının kesildiğini, müvekkilinin teknik yönden ihmalinin ya da eksikliğinin bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, TTK 1472. maddesi gereğince sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesinin halefiyet ilkesi gereğince zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı sigortalı şirket arasında 08.01.2017-2018 tarihlerini kapsayan ... Poliçesi düzenlendiği, 04.01.2018 tarihinde riziko adresinde su baskını meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 25.01.2017 tarihinde 22.118,25 TL hasar ödemesi yaptığı, ödenen bedeline rücuen tazmini için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İstinafa konu edilen uyuşmazlık; davacıya sigortalı işyerinde su baskını nedeniyle oluşan hasardan davalı ...'nin sorumlu olup olmadığı ve hasarda sigortalının sorumlu bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Davacı İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile TL asıl alacak 22.118,25 TL ve 5163,86 TL faiz olmak üzere toplam 27.282,11 TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığından eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.Eksper raporunda, hasarın bölgede yapılan ... çalışmaları neticesinde çalışma sırasında giderlerin tam olarak bağlanamaması sebebiyle meydana geldiği yönünde görüş belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti raporunda, davalının yağmur suyunun uzaklaştırılmasından sorumlu olduğu, davacı sigortalısının da binanın inşaat tekniğine uygun olarak bakım ve onarımlarını zamanında yaptırması gerektiği halde bunu yapmayarak gerekli önlem ve tedbirleri almaması nedeniyle sorumlu olduğu tespit edilmiş olup mahkemece bu tespite dayanılarak taraflara eşit oranda kusur verilmiştir.1-6098 sayılı TBK'nun 69. maddesinde yapı malikinin sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddede, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluk veya bakımındaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, TBK'nun anılan maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Davalıya ait su hattı, imal olunan şey kavramına dahil olup davalı bu hattın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumludur. Sigortalı binada izolasyonun olmaması davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün kurulduğu belirtilmiş olup aynı yasanın 2. maddesinin “b” bendinde, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak ve yaptırmak gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak kurulu olanları devralıp işletmek bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek; “d” bendinde ise, Su ve Kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı sayılı Kanununun 17. maddesinde, kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanmasının zorunlu olduğu, bu bağlantıların, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılacağı veya projesine uygun olarak yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 18. maddesinde ise yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorunda oldukları, ...'nin o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi vereceği, yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davalı idarenin kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. Yönetmeliğe göre mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almalıdır. Ayrıca, yağmur suları ve kirli olmayan bütün diğer yüzeysel drenaj suları atık su kanallarına ve hiçbir atık su kanalı da yağmur suyu kanalına bağlanmamalıdır. Ancak bu önlemlerin alınmamış olması davalının denetim yükümlülüğü nedeniyle olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kaldı ki, TBK hükümlerine göre davalının kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu vardır. Nitekim davalı kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür.Kamusal hizmeti yürütmekle görevli olan ve sistemin sorunsuz çalışmasından sorumlu olan davalı idarenin, yağış sularını bertaraf edememesinden kaynaklanan zararlardan ötürü sorumluluğu bulunmaktadır. Somut olayda, sigortalı işyerinin bulunduğu sokakta ... tarafından yapılan / yaptırılan alt yapı çalışmaları esnasında çalışan ekibin tedbirli ve özenli çalışmaması sonucu yağan şiddetli yağışlar sırasında yağmur sularının sigortalı işyerinin bodrum katına sirayet ederek hasarın meydana geldiği teknik bilirkişi raporundaki tespitlerden anlaşılmakla hasardan davalı ...'nin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı iş sahibi ile yüklenicisi arasındaki sözleşmede, iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanımış olması, sözleşmenin niteliği itibariyle işin başından sonuna kadar salt yüklenicinin kontrolüne bırakılmaması nedeniyle, yüklenici ile iş sahibi arasında bağımlılık ilişkisi kurulacağından, iş sahibi de TBK 66 maddesi gereğince adam çalıştıran olarak verilen zarardan sorumludur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Kaldı ki, cevap dilekçesinde bu yönde bir itirazda bulunulmamış olup bilirkişi raporundan sonra ileri sürülen bu husus savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olup davacı tarafça bu savunmaya açıkça onay verilmediğinden davalının bu yöndeki iddiaları dinlenemez niteliktedir.
2-Dosya kapsamındaki ekspertiz raporunda, sigortalı iş yerinde yapılan inceleme neticesinde, ... çalışmaları sırasında giderlerin tam olarak bağlanamaması nedeniyle yağmur sularının iş yerinin bodrum katına duvar dibinden girerek emtiaların zarara uğramasına neden olduğu, buna göre, bodrum katında bulunan işyerinin duvar diplerinden su aldığı dikkate alındığında, sigortalı tarafından bodrum temel duvarında yalıtım konusunda gerekli ve yeterli düzeyde önlemler alınmayarak ve eşyalar usulüne uygun şekilde korunaklı şekilde muhafaza edilmeyerek zararın artmasına neden olunduğu değerlendirilmiştir. Bu belirlemelere göre, davacının sigortalısı, zararın artmasına kendisi neden olduğundan olayda müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilmiştir. T. T.Knun zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü başlıklı 1448. maddesinde, "sigorta ettiren rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür." düzenlenmiştir. Ayrıca BK'nın 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş ise hakim tazminattan indirim yapabilir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davacının sigortalısının zararın artmasında müterafik kusurlu olduğu gözetilerek mahkemece, belirlenen zarardan %50 oranında indirim yapılması dosya içeriğine ve hakkaniyete uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu ve 158,05 TL nisbi olmak üzere toplam 238,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 493,25 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!