Danıştay beşinci dairesinin, 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve ceza yargılamasında beraat eden davacının FETÖ/PDY iltisakına ilişkin iptal davasının temyiz incelemesi.
Özet: Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bir davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun başvuruyu reddetme işleminin iptali talebiyle açtığı dava incelenmiştir; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının FETÖ/PDY iltisaklı sendikaya üyeliği, örgütle bağlantılı özel öğretim kurumunda çocuğunun kaydı ve örgütle ilişkili bir dernekte yönetim kurulu üyeliği gibi unsurları, ceza yargılamasındaki beraat kararına rağmen terör örgütüyle en az irtibat düzeyinde bağ kurmaya yeterli bularak davayı reddetmiş; davacı ise bu bağlantıların pasif ve kağıt üzerinde olduğunu iddia ederek karara itiraz etmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikasına 2014-2016 yılları arasında 19 ay süreyle üye olduğunun tespit edildiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuğunun 2015-2016 eğitim öğretim döneminde öğrenim kaydının bulunduğunun tespit edildiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Köylerimizi ve Köylülerimizi Geliştirme ve Kalkındırma Derneğinde 2008-2016 yılları arasında yönetim kurulu asil üyesi olarak görev aldığı ve bu dernekte üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiği, dosya içeriğine göre davacının, ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmakta ise de, terör örgütüne müzahir dernekte yönetim kurulu üyesi olmasının ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceğinin açık olduğu, davacı hakkında Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının Sor.No:... sayılı dosyasında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçuna istinaden soruşturmasının devam ettiği, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme dayanak alınan olay ve olguların hatalı ele alındığı, hakkında somut hiç bir delil ve emarenin bulunmadığı, sendika üyeliğinin yalnızca kağıt üzerinde olduğu, herhangi aktif bir rol almadığı, üyesi olduğu derneğin faaliyetine katılmadığı için 2016 Mart ayında Dernek Yönetim Kurulunca üyeliğinin sona erdirildiği, dernek üyeliğinin pasif ve kağıt üzerinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
█████/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla, 7084 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikasına 2014-2016 yılları arasında 19 ay süreyle üye olduğu tespitine yer verilmiştir.
Bu tespit ile ilgili olarak davacının tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; memuriyeti boyunca sendika üyesi olduğu, bu sürenin yalnızca 19 ayının Ufuk Sağlık Sendikasına üye olarak geçtiği, yalnızca kağıt üzerinde sendika üyesi olduğu, sendikanın hiçbir faaliyetine katılmadığı, 2016 Ocak ayında sendikadan istifa ettiği, 2016 Aralık ayına kadar Sağlık Sen'e üye olduğu, Ufuk Sen isimli sendikada pasif bir üyelik süreci geçirdiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davacının anılan iddiaları ile dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Ufuk Sağlık Sendikasına sürekli olmayan üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın miting, protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, sendika üyeliğinin, salt bu haliyle örgütsel amaçla hareket edildiğini, örgütsel faaliyette bulunulduğunu ortaya koyabilecek nitelikte bir husus olmadığı, örgütsel amaçla hareket edildiği, örgütsel faaliyette bulunulduğu herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belge ile ortaya konulamadığı sürece sendika üyeliğinin tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Köylerimizi ve Köylülerimizi Geliştirme ve Kalkındırma Derneğinde 2008-2016 yılları arasında yönetim kurulu asil üyesi olarak görev aldığı ve bu dernekte üyeliğinin bulunduğu tespitine yer verilmiştir.
Davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak, dernek başkanının ısrarı nedeniyle üye olduğu, derneğin hiç bir faaliyetine katılmadığı, 2016 yılında devamsızlık yaptığından bahisle Dernek Yönetim Kurulu kararıyla dernek üyeliğinden çıkarıldığının ileri sürüldüğü görülmüştür.
Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafından dernek üyeliğinin ve çocuğunun FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumları arasında yer alan Özel Yavuz Selim Güzide Hanım Ortaokulunda 2015-2016 eğitim-öğretim döneminde kaydının bulunduğu hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı kanaati için yeterli bulunmamıştır.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.
Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!