Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ticari alacak davasında ihtiyati hacze itirazın reddi kararı üzerine istinaf incelemesi.
Özet: Ticari ilişkiden kaynaklanan ödenmemiş fatura alacakları nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davacı şirket lehine teminat karşılığı verdiği ihtiyati haciz kararına karşı davalı tarafça yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, davalının bu red kararına yönelik istinaf başvurusunun inceleme sürecini ve dava konusunun gelişimini ele alan bir hukuki metindir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI : ████████ Esas
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN/DAVACI : ŞAKİROĞLU İÇ VE DIŞ TİCARET TEKSTİL AKARYAKIT NAKLİYAT İNŞAAT TURİZM SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ -...
VEKİLİ : Av. ...
İHTİYATİ HACZE
İTİRAZ EDEN/DAVALI : VELİ AKGÜN SERAMİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
TALEP : İhtiyati Haciz
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı karşı taraf arasında uzun süredir süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğunu, iş bu ticari ilişkiden kaynaklı davacı tarafından kesilen ve davalı tarafça reddedilmeyen veyahut herhangi bir itiraz bulunmayan fatura bedelleri davacı şirkete ödenmediğini, iş bu fatura bedellerinin karşılığı olan ürünler davalı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafından bedeli ödenmeyen faturalar için İzmir 28. Noterliği ... yevmiye numaralı ve 14.10.2024 tarihli ihtarname gönderilmiştir. İhtarname ile ilgili herhangi bir cevap alınamadığını, 19.04.2024 tarih, YSR2024... fatura numaralı 73.970,00 TL tutarındaki fatura, 30.04.2024 tarih, YSR2024... fatura numaralı, 29.330,00 TL tutarındaki fatura, 31.05.2024 tarih, YSR2024... fatura numaralı, 107.060,00 TL tutarındaki fatura, 29.06.2024 tarih, YSR2024... fatura numaralı 68.375,00 TL tutarındaki fatura 17.07.2024 tarih, YSR2024... fatura numaralı 44.640,00 TL tutarındaki faturalara ilişkin toplam 323.375,00 TL bakiyenin ihtarnamenin gönderildiği güne kadar ve dava açıldığı tarih itibariyle yalnızca 22.339,11-TL'lik kısmının ödendiğini, ödenmeyen bakiyenin 301.035,89 TL olduğunu, iş bu bakiyenin ödenmemesi nedeniyle İzmir 6. İcra Dairesi nezdinde takip başlatılmış olup ilgili takibe davalı tarafından yetkisizlik itirazından bulunulduğunu, bunun neticesinde ilgili icra takibi yetkili Sakarya 1. İcra Dairesine gönderildiğini, dosya Sakarya İcra Dairesinde ██████████ Esasını aldığını, Sakarya İcra Dairesince gönderilen ödeme emrine davalı tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde 17.12.2024 tarihinde itiraz edildiğini, iş bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davalı taraf ile uzlaşmak maksadıyla yapılan arabuluculuk görüşmesi de olumsuz sonuçlandığını, davacı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali için huzurdaki davanın ikamesi edilmesi zorunluluğunın hasıl olduğunu, davalının tüm malvarlığı üzerine dava konusu alacağın nedeniyle talep ettikleri meblağ ölçüsünde ihtiyati tedbir konulmasını, davacı şirketin alacağının dava sonucu ödenmesinin güvence altına alınması için davalının malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz uygulanması gerektiğini, yargılama sonuna kadar alacak haklarının zayi olmaması için davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini sağlamak amacıyla mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile söz konusu icra takibinin devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince █████/2025 tarihli ara karar ile; " ... 1-Davacı vekilin ihtiyati haciz talebinin takdiren 45.146,41-TL (%15) teminat karşılığında kabulü ile; davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 300.976,06-TL alacağa yetecek tutarda davacı lehine ihtiyaten haczine,
2-Teminat yatırıldığında kararın infazı için Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına, kararın bu dosya üzerinden icrasına ... " karar verilmiştir.
Davalı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile, İİK 266 maddesi uyarınca teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile; " ... 1-Mahkememizin █████/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine, ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kanun koyucu ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan hakime geniş takdir alanı bırakmış olsa da; hakim her somut olayda ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati haciz kararını kabul ettiğini kararında belirtmesi gerektiğini, ihtiyati haczin şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, oysa yerel mahkemece bu hususlar gözden kaçırılarak hatalı şekilde kabul kararı verilmiş olduğundan ihtiyati hacze itirazımızın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı █████/2025 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince █████/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine █████/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; dosya kapsamı ve taraf beyanlarına göre, davacı ile davalı arasında uzun süredir devam eden ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturalar karşılığında malların davalıya teslim edildiği, buna rağmen fatura bedellerinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, davacı tarafından davalıya İzmir 28. Noterliğinin █████/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ödenmeyen alacakların talep edildiği, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafından davalı aleyhine Sakarya İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği ve ikame edilen davada ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince █████/2025 tarihli ara karar ile; davacı vekilin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 300.976,06-TL alacağa yetecek tutarda davacı lehine ihtiyaten haczine karar verildiği, davalı vekilince sunulan █████/2025 tarihli dilekçe ile 2004 sayılı İİK'nın 266. maddesi uyarınca teminat karşılığı karar verilen ihtiyati haczin kaldırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince; davalı vekilinin 2004 sayılı İİK'nın 266. maddesine uygun düşen talebinin kabulü ile davalı tarafça 300.976,06-TL değerini ve takip dosyasındaki kapak hesabını karşılayacak nakit ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğu dikkate alınarak, ihtiyati haczin bu teminat üzerine aktarılmasına karar verildiği, yine, ilk derece mahkemesince █████/2025 tarihli ara karar ile davalı vekilince █████/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine şeklinde karar verildiği, verilen bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; ihtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'nın 406-(2) maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde:
“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.
Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.
Eldeki davada, davacı tarafından, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya teslimi gerçekleştirilen ve faturaları düzenlenip davalı tarafa ulaştırılan alacak nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların davalı tarafından süresinde ihtizari kayıt ileri sürülmeksizin kabul edildiği, mal teslimine ilişkin olguların dosya kapsamıyla doğrulandığı ve davacının bakiye alacağını ihtarname ile talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödemenin yapıldığının ispat edilemediği, yine, davalı tarafından borcun ödendiğini veya faturaların içeriğine süresinde itiraz edildiğinin yazılı delillerle ortaya konulamadığı, ayrıca, dosya arasına alınan bilirkişi raporuyla da davalının davacıya borçlu olduğunun belirtilmesi karşısında, davacı tarafından, ihtiyati hacze konu edilen alacağının yaklaşık olarak ispat edildiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Karar başlığında; taraf vekilleri ile davalının adresinin yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!