İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, davacının muhasebe kayıtları ve bilirkişi raporunu esas alarak, davalının ticari defterlerinde kayıtlı iade faturasını ve ürün teslimini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davacının 44.395,77 USD anapara ve işlemiş faizden oluşan alacağı bulunduğunu tespit ederek davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2022NUMARASI:████████ Esas, ████████ KararDAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince ve cari hesap ekstresi uyarınca İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, taraflar arasında akdedilmiş olan ve borcun sebebini oluşturan █████/2014 tarihli hizmet sözleşmesinde geçerli bir yetki şartı mevcut olduğunu, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri olarak belirlendiğini, dolayısıyla borçlu tarafından yapılmış olan yetkiye ilişkin itirazların geçerli olmadığını, davalı şirket tarafından hehangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca da itiraz ediliğini, müvekkilinin muhasebe kayıtları ve taraflar arasında akdedilmiş olan hizmet sözleşmesine dayalı olarak davalı şirketin müvekkili şirkete takibe konu olan borcu bulunduğunu, bunun yanı sıra sözleşme █████/2018 tarihinde sona ermesine rağmen, sözleşmenin sona ermesine müteakip teslimi gereken ürünlerin iade süresi içinde teslim edilmediğini, bu nedenle iade edilmeyen ürünlerin kira bedelinin işletilmeye devam edildiğini, söz konusu borcun ödenmesi için gönderilen Karşıyaka ... Noterliğinin █████/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı şirket çalışanı ...'e █████/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğü .... Sayılı takip dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin Çatalca-İstanbul olması sebebiyle davacı tarafından açılan davanın yetki nedeniyle usulden reddi gerektiğini, yetkili mahkemelerin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını, davacı tarafın fatura alacakları olduğundan bahisle icra takibi yaptığını, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebliğ edildiği varsayılsa bile kim tarafından alındığının net ve açık olmadığını, müvekkiline ulaşmayan ve mutabakata varılmayan fatura alacağından dolayı davanın açılmasının mesnetsiz olduğunu, Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğunu, davacı tarafından alacaklı olduğunu yazılı delille ispatlanması gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya ait tüm cihazların delil listesinde yer alan tutanak ile teslim edildiğini, bu sebeple müvekkilinden talep edebileceği herhangi bir ürüne ilişkin olarak kira alacağı bulunmadığını, başlatılan takipte faiz oranına da itiraz ettiklerini, davacının icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını belirterek öncelikle yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddini, aksi halde esastan davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; taraflar arasında █████/2014 tarihli hizmet sözleşmesinin akdedildiği, 9 adet 21.500,00 USD +KDV lik faturaların olduğu, davalının incelenen ticari defter ve belgelerinde davacıya takip tarihi olan █████/2018 tarihi itibarıyla 42.808,37 USD cari hesap borcunun olduğu, davacının davalıya █████/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturalardan dolayı borcun ödenmesi için ihtarnamenin tebliğ edildiği, davacı şirket kayıtlarına göre oluşturulan cari hesap dökümüne göre icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 44.395,77 USD borçlu olduğu, taraf defterlerindeki bakiye farklılığının davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olan █████/2018 tarihli ... nolu 1.587,40 USD bedelli iade faturasının davacı şirket ticari defterlerinde kayıt aftına alınmamasından kaynaklandığı, davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olan █████/2018 tarihli ... nolu 1.587,40 USD bedelli iade faturasının ve fatura içeriği ürünlerin davacı şirkete teslim edildiğine dair ispat külfetinin faturayı düzenleyen davalı şirkete ait olduğu, bu hususun davalı şirketçe ispat edilemediği, davacının ticari defter ve belgelerine göre asıl alacak 44.395,77 USD ve işlemiş faiz 229,46 USD olmak üzere toplam 44.625,23 USD davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 6. İcra Dairesinin... Sayılı takip dosyasında davalının itirazının 44.395,77 USD asıl alacak olmak üzere toplam 44.625,23 USD üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 44.395,77 USD asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, alacağın %20'si oranında 54.945,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİKarar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; tek başına taraf defterlerinin incelenmesiyle karar verildiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin irdelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, ticari defter kayıtlarının uyuştuğu kabul edilse dahi, salt defter kayıtlarının uyuşmasının sözleşme konusu işin yapıldığını, sözleşme konusu hizmetin gereği gibi verildiğini veya malın teslim edildiğini ve/veya gereği gibi yapıldığını göstermeyeceğini, tarafların ticari defterlerinin uyuşmadığını, kök ve ek rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyaya davacının ihtarnamesine konu ekipmanların teslim edildiğine dair tutanaklar sunulmasına rağmen bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda ve mahkemenin gerekçeli kararında bu hususa ilişkin hiç bir açıklama yapılmadığını, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporunda iade faturasının ve fatura içeriği ürünlerin müvekkili tarafından davacı şirkete teslim edildiğine dair ispat külfetinin faturayı düzenleyen müvekkiline ait olduğuna ilişkin tespit yapılmasının bilirkişinin görev ve yetkisinin dışına çıkarak hukuki görüş bildirmesi niteliğinde olduğunu, bu hususun HMK 266. ve 279. Maddelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı tarafından davalıya gönderilen █████/2018 tarihli Karşıyaka ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamesi; "İşbu ihtarnamenin tarafınızca tebliğ alınmasına müteakip 3 iş günü içerisinde iadesi gereken ürünler ... Şti.'ne iade edilmediği takdirde sözleşmenin zımni olarak devam etmesine istinaden kira faturası keşide edilmeye devam olunacağı, işbu ihtarnamenin tarafınızca tebliğ alınmasını müteakip 3 iş günü içerisinde tarafınıza gönderilen █████/2018 tarih ... ve ... nolu 59.214,24 TL ve 43.659,13 TL bedeli faturaların ve öncesinde keşide edilmiş olup tarafınızca ödemesi yapılmamış olan toplamda 65.323,92 USD'nin ödenmemesi halinde biriken kira bedelleri ve tarafınızca ödenmemiş olan miktar ile ilgili olarak icra işlemlerinin başlatılacağı, takip masrafları ile ücreti vekaletin ve dava açılması durumunda dava masraflarının tarafınıza tahmil edileceği önemle ihtar olunur." şeklindedir.İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı takip dosyası ile; davacı şirket tarafından davalı şirkete karşı 44.395,77 USD asıl alacak ve 263,94 USD işlemiş faiz olmak üzre toplam 44.659,71 USD alacak üzerinden takip başlatıldığı, takip tarihinden itibaren yıllık %7 faiz uygulanmasının talep edildiği, davalının borca, faize, yetkiye ve her türlü ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, ödeme emrine itirazın davacıya tebliğ edildiğine dair bir tebliğ parçasına dosyada rastlanılmadığından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.03.2021 tarihli raporda; Davacı şirkete ait ticari defterlerin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu görülmüş olup e-defterlerin yasal süresinde e-defter beratının alındığı, Usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, Davacı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 148.663,57 TL borçlu olduğu, İcra takip tarihindeki USD döviz kurunun 1 USD-5,7982 TL olduğu buna göre davacı şirket ticari defterlerinde görünen bakiyenin icra takip tarihinde usd cinsinden değerinin (148.663,57/5,7982-25.661,74) 25.661,74 USD olduğu, Davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenmiş olan faturaların ilgli dönemlerde vergi dairesine BS Formları ile beyan edildiği, Davacı tarafın takip talebinde, takip tarihine kadar işlemiş faiz isteminde bulunduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak için yıllık % 7 faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı tacirin borcunun dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 19/1. maddesi uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı Kanun'un 4/1. madde hükmü uyarınca nispi ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinin de bulunduğu, dolayısıyla ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın değişik 2/2. maddesi gereğince avans faiz oranı üzerinden faiz istenilebilecek ise de davacının takip talebinde yıllık %7 oranında faiz talebinde bulunduğu dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereği USD bankalarca mevduatlara uygulanan azami faiz oranından hesaplama yapılacağı, Davacı şirket tarafından █████/2018 tarihli Karşıyaka 5.Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile borçlu olduğu ihtar edilmiş olduğundan dolayı ("İşbu ihtarnamenin tarafınızca tebliğ alınmasını müteakip 3 iş günü içerisinde tarafınıza gönderilen”) temmerrüt tarihinin █████/2018 tarihi olduğu dikkate alınarak takdiri mahkemenize ait olmak üzere davacının talep edebileceği işlemiş faiz tutarının (25.661,74 USD asıl alacak) 146,62 USD olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 16.09.2021 tarihli raporda; Davalı şirkete ait ticari defterlerin Elektronik Defter Genel Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulduğu görülmüş olup e-defterlerin yasal sürecinde e-defter beratının alındığı, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya 42.808,37 USD asıl borçlu olduğu, Mahkemece davacının davasında haklı görülmesi ve takibin devamına takdir edilmesi halinde davacının takip tarihi olan 16.08.2018 tarihi itibariyle asıl alacağına 238,08 USD faiz talep edebileceği, neticeden; davacının, davalıdan takip tarihi 16.08.201 itibariyle 42.808,37 USD asıl ve 238,08 USD faiz olmak üzere toplam 43.046,45 USD alacaklı olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda; Davacı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olan faturalar ve ödemelerin USD cinsinden karşılığı neticesinde yukarıda oluşturulan cari hesap dökümüne göre icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 44.395,77 USD borçlu olduğu, Davalı şirket ticari defterleri incelenerek alınan bilirkişi raporunda ise davalı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin 42.808,37 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraf defterlerindeki bakiye farklılığının; davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olan █████/2018 tarihli ... nolu 1.587,40 USD bedelli iade faturasının davacı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmamış olmasından kaynaklandığı, kayıt altına alınmamış olan iade faturasının davacı şirket tarafından Ağustos/2018 döneminde BA formları ile beyan edilmediği, davacı defterleri ve davalı defterlerinde görünen bakiyeler dikkate alınarak ve davacı şirket tarafından █████/2018 tarihli Karşıyaka ....Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile borçlu olduğu ihtar edilmiş olduğundan dolayı (işbu ihtarnamenin tarafınızca tebliğ alınmasını müteakip 3 iş günü içerisinde tarafınıza gönderilen) temmerrüt tarihinin █████/2018 tarihi olduğu dikkate alınarak yapılan terditli hesaplama neticesinde; a-Davacı şirket ticari defter ve belgeleri esas alınarak yapılan hesaplamada; Asıl Alacak 44.395,77 USD ve İşlemiş Faiz 229,46 USD olmak üzere toplam alacak miktarının 44.625,23 USD olacağı; b-Davalı şirket ticari defter ve belgeleri esas alınarak yapılan hesaplamada; Asıl Alacak 42.808,37 USD ve İşlemiş Faiz 221,26 USD olmak üzere toplam alacak miktarının 43.029,63 USD olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.Protokolün 2. maddesinde sözleşmenin konusu; ...'nın sözleşme süresi boyunca ... adına talep edeceği bilgi işlem Network güvenlik duvarı, İnternet erişim sistemlerine ait olay inceleme ve raporlama hizmetleri destek ve gelştirme çalışmalarını, bu çalışmalar sonucu elde edilen verilerle Kurumsal performans değerlendirmesi ve iyileştirilmesi ile verim artırımı hedefli danışmanlık hizmetlerini ...'ın belirtilen şekilde gerçekleştirmesidir. Sözleşme başlangıcı sonrası yapılan incelemeler ve ön çalışma ile varolan sistemin güvenli bir şekilde işletilebilmesi uzaktan rapolamanın gerçekleştirilebilmesi ve daha denetlenebilir bir sisteme ulaşabilmesi için ekte listesi verilen ...'a ait donanım ve yazılımları sözleşme süresince ...'ya sözleşme bedelini değiştirmeksizin kiralanabilecek ve sistemi yapılandıracaktır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından davacı ile davalı arasında sözleşmesel ilişkinin varlığı sabit olup buna göre uyuşmazlık, davacının bu ilişki kapsamında hizmet verip vermediği, davalıdan alacaklı olup olmadığı ve alacaklı ise miktarı noktasında toplanmaktadır."...Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı tarafından düzenlenen faturaları davalının ticari defterlerine kaydettiği, taraf defterlerindeki bakiye farklılığının davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınan █████/2018 tarihli 1.587,40 USD bedelli iade faturasının davacı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmamasından kaynaklandığı, kayıt altına alınmamış olan iade faturasının davacı şirket tarafından Ağustos/2018 döneminde BA formları ile beyan edilmediği, mevcut delil durumuna göre davalının bu faturayı süresinde itiraz ve iade işlemini yaptığını ve ürünleri davacıya süresinde teslim ettiğini ispatlayamadığı, bu durumda davalının ticari defterlerine kayıt ettiği faturaları, hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılacağı, davacının, davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, dolayısıyla davalının davacının hizmet edimini yerine getirmediğini ve borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, ancak davalının bu anlamda ispat külfetinin yerine getiremediği, o halde davacının alacağının varlığı tarafların ticari defterleri ile ispatlandığına göre davalının, faturaya dayalı borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu da anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar isabetli olmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından 80,70 TL maktu ve 4.612,00 TL nispi olmak üzere peşin olarak yatırılan toplam 4.692,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.960,70 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026