Danıştay, yargı kararıyla iptal edilen rekabet hukuku idari para cezasının, erken ödeme indirimiyle tahsil sonrası iadesinde işleyen yasal faiz alacağına ilişkin temyiz itirazını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, Rekabet Kurumu tarafından kesilen idari para cezasını peşin ödeme indirimiyle ödeyen bir bankanın, cezanın dayanağı olan kurul kararının yargı kararıyla iptal edilmesi ve ana paranın yaklaşık dokuz yıl sonra iade edilmesi üzerine, bu uzun bekleme süresinde mahrum kaldığı yasal faizin tazminini talep ettiği bir davayı ele almaktadır; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, bankanın haksız yere paradan yoksun kaldığı gerekçesiyle yasal faiz ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bank A.Ş.VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca verilen idari para cezası uyarınca davacı şirketten erken ödeme indirimiyle tahsil edilen 9.054.594,00-TL'nin, idari para cezasının dayanağı olan Rekabet Kurulu (Kurul) kararının yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine idari para cezasının ödendiği tarih olan █████/2013 tarihinden iade edildiği █████/2022 tarihine kadar işleyen yasal faizi olan 7.269.474,00-TL'nin tahsil tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; davacının kanunen kendisine tanınan peşin ödeme indiriminden yararlanarak █████/2013 tarihinde 9.054.594,00-TL'yi ilgili vergi dairesine ödediği, .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu Kurul kararının iptaline ilişkin kararı üzerine bahsi geçen tutarın (ana paranın) █████/2022 tarihinde davacıya iade edildiği, buna göre davacının yaklaşık 8 yıl 11 ay boyunca haksız ödendiği yargı kararıyla sabit olan paradan yoksun kaldığı, diğer bir deyişle sonradan haksız olduğu tespit edilen bir idari yaptırım işlemi sonucu tahsil edilen söz konusu para alacağının yaklaşık 8 yıl 11 ay sonra davacıya iade edilebildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacıdan haksız olarak █████/2013 tarihinde tahsil edilen 9.054.594,00-TL'nin █████/2022 tarihinde davacıya iade edilmesine kadar geçen sürede 7.269.474,59-TL yasal faiz alacağının (taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesinde yer alan 7.269.474,00-TL üzerinden hüküm kurulmak üzere) oluştuğu, bu tutarın da davacı tarafından ilk defa █████/2022 tarihinde davalı idareden talep edildiği, bu nedenle tazmini gereken anılan tutarın █████/2022 tarihinden fiilen ödeneceği tarihe kadar yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, 7.269.474,59-TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari para cezası meblağının Rekabet Kurumu tarafından değil Gelir İdare Başkanlığınca tahsil edildiği, dolayısıyla Kurum tarafından yapılan iadenin bulunmadığı gibi bu konuda yetkilerinin de bulunmadığı, idari para cezalarının iadesinde faiz ödemesi yapılacağına ilişkin herhangi bir kanuni düzenlemenin veya davacıya imzalanan bir sözleşmenin bulunmadığı, yasal olarak düzenlenmemiş bir hususta faize hükmedilemeyeceği, tam yargı davası niteliğinde olmayan davada nisbi vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin faiz oranı, ücret ve komisyonların birlikte belirlenmesi hususunda anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı davranıp davranmadıkları konusunda yapılan soruşturma sonucu, davacı şirket hakkında Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle 12.072.792,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve... sayılı Kurul kararı ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmiş, bunun üzerine davacı şirket tarafından █████/2022 tarihli bir dilekçeyle peşin ödeme indiriminden yararlanılarak █████/2013 tarihinde ödenen 9.054.594,00-TL'nin gerçek değeriyle birlikte iadesi istenilmiş, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı cevap yazısında, idari para cezası tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi reddedilmiş, █████/2022 tarihinde 9.054.594,00-TL ana para davacı şirkete mahsuben ödenilmiş, bunun üzerine davacı şirket tarafından █████/2013-█████/2022 tarihleri arasında mahrum kalınan 7.269.474,00-TL yasal faiz alacağının tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 1. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının 7.269.474,59-TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünden davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı incelendiğinde; Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının 7.269.474,59-TL'ye işletilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesine gelince; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.İdarî yargı yerlerince verilen idari işlemin iptali kararları, idari davaya konu edilen idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırarak, idari işlemden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Kamu idareleri, görmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hukuka uygun biçimde hareket etmek zorunda olup, hukuka aykırı işlem veya eylemlerden dolayı kişilerin uğradıkları zararları Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca tazmin etmek zorundadırlar.Faizle para borçları arasında sıkı bir ilişki olup, faiz, hukuki niteliği itibarıyla asıl alacağı genişleten fer'i bir hak olan, alacaklının alacak olarak talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan belirli bir süre mahrum kalması nedeniyle, mahrum kaldığı zaman içinde meydana gelen zararına karşılık kendisine ödenmesi gereken ve asıl alacağa bağlı fer'i bir haktır. Talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan mahrum kalan ilgili, mahrum kaldığı süre için faiz uygulanmasını isteme hakkına sahip olmakla birlikte, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması da kural olarak aranmaz.İdarenin kendi eylem ve/veya işlemlerinden doğan zararı tazmin etmesi hukuk devleti ilkesinin gereği olup, hukuka aykırı işlem nedeniyle ödenen 9.054.594,00-TL'nin █████/2013 tarihinde davalı idareye ödendiği, █████/2022 tarihinde davacıya mahsuben iade edildiği, dolayısıyla davacının bu tarihler arasında parasından mahrum kalmasından dolayı 7.269.474,00-TL yasal faiz alacağının doğduğu, ödeme tarihi itibarıyla anılan faiz alacağının tazminat borcuna dönüştüğü, davacının █████/2022 tarihi itibarıyla tazminat borcu haline gelen 7.269.474,00-TL'ye işleyecek yasal faizi talep etmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.İdare Mahkemesince ise davacının ödenilen idari para cezası tutarı olan 9.054.594,00-TL'nin iadesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden başlamak üzere 7.269.474,00-TL'ye işleyecek yasal faize hükmedilmiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla da istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu durumda, mahrum kalınan yasal faiz alacağının henüz miktarının belli olmadığı ve tazminat borcuna dönüşmediği bir dönemde bu borca faiz işlemeye başlaması sonucu doğacağı gibi █████/2022-█████/2022 tarihleri arasında mükerrer faiz işlemesi söz konusu olacaktır.Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 7.269.474,00-TL'ye işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi olarak, davacı şirketten tahsil edilen ve iade tarihine kadar mahrum kalınan 9.054.594,00-TL'nin iade edildiği tarih olan █████/2022 tarihinin esas alınması suretiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın kabulüne, 7.269.474,59-TL maddi tazminatın davacının davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, "istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan '7.269.474,59-TL maddi tazminatın davacının davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine' ibaresinin çıkarılması, bunun yerine '7.269.474,59-TL maddi tazminatın mahrum kalınan tutarın iade tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine' ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.