İstinaf kararı: Taşıma sözleşmesinden doğan tıbbi malzeme zıyaı nedeniyle kargo şirketinin pervasız davranışı ve tazminat sorumluluğu.
Özet: Davacı tarafından davalı kargo şirketine teslim edilen tıbbi malzemelerin teslim edilemeyip zayi olması nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi başlangıçta 1 yıllık zamanaşımından davayı reddetmiş, ancak istinaf mahkemesi, kargo şirketinin eşyanın kaybına dair izahat getirememesini "pervasızca davranış" olarak değerlendirerek 3 yıllık zamanaşımı süresini uygulamış ve kararı bozarak dosyayı esastan incelemesi için iade etmiştir; bunun üzerine ilk derece mahkemesi, kaybolan tıbbi malzemelerin değerini ve kargo şirketinin tam sorumluluğunu tespit ederek, sınırlı sorumluluk ilkesini işletmeksizin davacının 15.694,81 TL tutarındaki zararının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ :NUMARASI : .../DAVACI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... -VEKİLİ : Av. ... -DAVANIN KONUSU : Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : ..KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/... tarih, .../... Esas, .../ sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından gönderilen ve davalı şirket tarafından teslim alınan ürünün gönderilen adrese teslim edilmeyerek ziya olduğunu, söz konusu ürünün bedelinin ... TL olduğunu, davalının kendisine teslim edilen ürünün zıyaından sorumlu olduğunu, zararın ödenmesi amacıyla davalı şirket ihtarname gönderildiğini, herhangi bir cevap verilmediğini, söz konusu zararı ödemeyerek davalının temerrüde düştüğünü, taşıma sözleşmesi sebebiyle oluşan zararın davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taşıma hukukundan doğan tüm alacakların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava konusu kargonun .../... tarihli taşıma faturalı kargo olduğunu, teslimi için öngörülen süre olan 24 saat sonrası .../... tarihi olup zamanaşımı süresinin .../... tarihinde başlamakta olup .../... tarihinde sona erdiğini, davacının ise davasını █████/... tarihinde açtığından TTK 855. maddesinde öngörülen 1 yıllık zaman içinde açılmadığını bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, eşyanın zayi olması durumunda zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kargo içeriğini eksik beyan ettiğinden dolayı kusursuz sorumlu olup müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zaman aşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacının kargo içeriğini ispat edemediği ve eksik beyanda bulunduğundan davanın reddine, müvekkili şirketin sorumlu tutulması halinde zayi olan kargının 15 kg/ds olup TTK 882. maddesine göre 431,07 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ VE KALDIRMA KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, TTK’nın 855. maddesine göre, taşımada zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu, eşya tamamen zayi olmuş ise zamanaşımı süresinin eşyanın teslimi gereken tarihten başlatılacağı, yükün .../... tarihinde teslimi gerektiği, bir yıllık sürenin .../... tarihinde dolduğu, davanın ise █████/... tarihinde açıldığı, TTK’nın 855/... maddesine göre üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için davalının kastının veya pervasızca davranışının meydana gelen zarara etki etmiş olması gerektiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş Dairenin.... Karar sayılı ilamı ile; somut olayda, davacının tıbbi malzemeleri davalıya teslim ettiği, emtianın göndericiye teslim edilmediği, davalının göndericiye teslim edilmeyen emtia ile ilgili herhangi bir izahatta bulunmadığı, davalının taşınan emtianın kaybından dolayı hiçbir izahat getirememesi karşısında eylemin TTK 855/... maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil niteliğinde bulunması nedeniyle, TTK’nın 855/... maddesine göre, zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, işin esasının incelenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KALDIRMA KARARI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada Davacı şirket tarafından dava dışı Eskişehir Acıbadem Hastanesi'ne gönderilmek üzere 10 adet ... adındaki tıbbi malzemenin davalı kargo şirketine teslim edildiği, ürünlerin bedelinin bilirkişilerce 15.570,00 TL olarak hesaplandığı, taşınan ürünlerin dava dışı hastaneye teslim edilmeyerek tamamen zayi olduğu, her ne kadar davalı sigorta şirketince ürünlerin içeriği ve bedelinin ispatlanamadığı iddia edilmişse de kargo ön izleme evrakında irsaliye numarası olan ... numarasının belirtildiği, tıbbi malzemelerin davalı kargo şirketine teslim edildiğinin dosya kapsamında sabit olduğu, eylemin TTK 885/... maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinmesiyle işlenmiş fiil olması nedeniyle sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulanamayacağı dolayısıyla davacı şirketin tıbbi malzemelerin kaybolmasından davalı kargo şirketinin sorumlu olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile 15.694,81 TL'nin temerrüt tarihi olan .../... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemece kaybolan emtia sebebiyle zararın miktarına yönelik bilirkişi raporunun esas alındığını, oysa maddi zararın sunulan emsal fatura tutarınca olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; taşıma konusu irsaliye diye sunulan belge numarası ile kargo faturasındaki irsaliye numarasının uyuşmadığını, dolayısıyla kargo faturasında hiçbir şekilde tıbbi malzeme olarak bildirilmeyen gönderinin içeriğinin tıbbi malzeme olarak kabul edilemeyeceğini, sınırlı sorumluluk ilkesinin görmezden gelinerek hatalı karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; davaya konu emtiaya yönelik ... sıra ve .../... tarihli sevk irsaliyesi düzenlendiğini ve üçüncü şahsa gönderim için davalıya teslim edildiğini, sunulu faturanın maddi zarar miktarına yönelik emsal nitelikte olduğunu, emtia alıcıya teslim edilmediğinden fatura düzenlenmediğini, davalının pervasız davranış ve sonrasındaki oyalaması nedeniyle sınırlı sorumluluktan bahsedilemeyeceğini, kargo içeriğinin yazılmamasının davalı kusurundan kaynaklandığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, dava konusu kargonun zayi nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.1-Davalı istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davaya konu kargo taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen "Kargo Ön İzleme" belgesinde ... irsaliye numarası kaydı yer almakta olup, davacı tarafından sevk irsaliyesi dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. Öte yandan, davacı tarafından sunulan 565126 numaralı ... TL tutarlı fatura, davaya konu zararın belirlenmesine yönelik emsal alınması için sunulmuştur. Nitekim bu durum dava dilekçesinde ve davadan önce gönderilen ihtarname içeriğinde açıkça belirtilmiştir. Hal böyle olunca, dava ve taşıma konusunun 10 adet ... ürününe yönelik düzenlenen ... sevk irsaliye numaralı belgeye ilişkin olduğu, taşıma konusunun, ... numaralı fatura ve bu faturada yer alan ... sevk numaralı emtiaya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.Öte yandan, 6102 sayılı TTK. 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı ancak TTK. 875/2, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir.Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırları TTK. 880. maddesi gereğince belirlenecek olup bu tazminat, eşyanın zıyaı hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Maddenin 3. fıkrasında ise eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edileceği belirlenmiştir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.Bu şekilde belirlenerek ödenecek tazminat ise 6102 sayılı TTK. 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.Ancak TTK. 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.Bu itibarla, uyuşmazlığa yönelik Dairenin kaldırma kararında da belirtildiği üzere davacı tarafından davalıya teslim edilen emtianın göndericiye teslim edilmemesi ve bu duruma dair herhangi bir izahatın getirilmemesi, pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlendiğini göstermektedir. Söz konusu bu durum sorumluluk sınırlama hakkının kaybına neden olacağından davalı taşıyıcı TTK 882. maddesinde düzenlenen brüt 8.33 SDR sınırlı sorumluluk hükümlerinden de yararlanamayacaktır. Hal böyle olunca, davalının TTK'nın 880. maddesi uyarınca sevk irsaliyesinde belirtilen emtianın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerinden sorumlu tutulması doğru görülmüştür. Açıklanan nedenle davalı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme de; 6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği ... yılı için HMK'nın 341/2 maddesindeki kesinlik sınırı ....880,00 TL olmuştur.Bu itibarla, davaya konu edilen miktara göre mahkemece reddedilen miktar 630,00 TL olup karar tarihi itibarı ile HMK'nın 341/2 maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altındadır. Bu nedenle, davacı yönünden karar kesin niteliktedir.Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi sonuca etkili değildir.Açıklanan nedenlerle; karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davacı vekilinin kabul edilen miktara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesin olan karara ilişkin olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 341/2, 352. maddeleri gereğince gereğince USULDEN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından alınması gereken 1.072,11 TL harçtan peşin alınan 268,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 804,09 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), ...-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden taraflara iadesine, 6-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ...Başkan... e-imza...Üye... e-imza...Üye... e-imza...Katip... e-imza