Bölge Adliye Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan çek nedeniyle icra takibindeki fazla ödemenin istirdadı davasına dair istinaf kararı.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan bir istirdat davasında, davacı şirket, ciro ettiği çek nedeniyle hakkında başlatılan icra takibinde, ihtiyati haciz aşamasında yapılan ödemenin, icra hukuk mahkemesi kararıyla iptal edilen çek tazminatı, hatalı faiz hesaplamaları ve kesinleşmeden talep edilemeyecek vekalet ücreti gibi kalemler nedeniyle yasal sorumluluğunu aşan bir fazla ödeme olduğunu iddia ederek, 72.130,31 TLnin faiziyle iadesini talep etmiş; davalı ise takibin kesinleşmemesi nedeniyle istirdat şartlarının oluşmadığını savunmuş, ancak ilk derece mahkemesi bilirkişi raporunu esas alarak davacının talebini kabulle fazla ödemenin iadesine hükmetmiş, bu karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C. ... BAM HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : ...DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... tarih, .../381 Esas, .../156 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... geri ... A.Ş tarafından müvekkili şirketin ciro ettiği ... TL bedelli çek nedeniyle ihtiyati haciz kararı alındığını, alınan ihtiyati haciz kararı kapsamında müvekkili şirket aleyhine ... .... İcra Müdürlüğünün .../ ... Esas Sayılı İcra dosyası ile icra takibine geçildiğini ve bu dosyadan haciz işlemleri yapıldığını,haciz yapıldığı aynı gün içerisinde dosyaya konu talep edilen alacağın toplamda ... TL olarak ödendiğini, oysaki takipte davacının sorumluluğunun takibe konu çek nedeniyle ... TL, takip öncesi işleyen faiz 2.389,68 TL, ( █████/2018 ile █████/... tarihleri arası %... reeskont avans faizi) işleyen faiz 33,65 TL (█████/... ile █████/... tarihleri arası %... reeskont avans faizi) TTK'ya göre komisyon 189,00 TL olmak üzere takip çıkışının 65.612,33 TL olacağını, bu takip çıkışı üzerinden A.A.Ü.T gereğince hükmedilecek vekalet ücretinin 7.654,00 TL olmakla birlikte henüz itiraz süresinde dosya borcu ödendiği için bu miktarın .../...'ü dikkate alındığında ....741,00 TL vekalet ücreti çıkacağını, yaklaşık 300,00 TL de dosya haciz ve diğer masrafları olduğu dikkate alındığında müvekkilinin sorumluluğunun toplamda 71.653,33 TL olduğunu, çek tazminatından davacının sorumluluğunun olmadığını, ... .... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile çek tazminatının müvekkili açısından iptaline karar verildiğini, yine ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masraflarının bu karar kesinleşmeden talep edilemeyeceğini, (ihtiyati haciz kararına da itiraz ettiklerini), tahsil harcınında davacıdan alınmaması gerektiğini, bu sebeple müvekkilinden yapılan fazla tahsilatın şimdilik 10.000,00 TL sinin faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davacı vekili █████/2020 tarihli dilekçesi ıslah dilekçesi sunarak davasını ... TL ye arttırdığını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; istirdat davasının koşullarının oluşmadığını, icra takibinin kesinleşmeden ödemesinin yapıldığını tahsil harcının yükümlüsünün davacı borçlu olduğunu, ihtiyati hacze ilişkin vakelet ücretinin tahsili için kesinleşmesine gerek olmadığını, çek tazminatı yönünden icra mahkemesi kararından sonra dosyaya müracaatla ödenen bu alacağın geri çağırılabileceğini bu nedenle hukuki yararın bulunmadığını, İstirdat davası açılabilmesinin koşullarından olan, takibinin kesinleşmiş olması şartının gerçekleşmediğini, ihtiyati haciz aşamasında, henüz icra takibi kesinleşmeden, itiraz ve dava süreleri dolmadan ödeme yapıldığını ikinci koşulun, icra takibinin ya itiraz edilmeyerek ya da itiraz üzerine İcra Hukuk Mahkemesi tarafından itirazın kaldırılmış olması nedeniyle takibin kesinleşmiş olması gerektiğini, bu koşulun da mevcut olmadığını, bir diğer koşulun ise borcun tamamen veya kısmen ödenmesi olduğunu, dosyada bu koşulun mevcut olduğunu, diğer bir koşulun da, takibin kesinleşmesi üzerine kısmen veya tamamen ödenen borcun icra tehdidi altında ödenmiş olması olduğunu, davacı/borçlu sadece ihtiyati haciz bedelini yatırması yeterli olduğu halde tüm icra dosya bedelini ödediğini, haciz tutanağında davacı/borçlu sirket yetkilisinin “Borcu kabul ettiğini" son koşulunda borçlunun maddi hukukbakımından borçlu bulunmamasının gerektiğini, davacının iddiasının maddi hukuk bakımından borçlu bulunmama ile alâkası olmadığını, İcra Mahkemelerinin görev alanına giren dosya kapak hesabı yönünden iddialarının mevcut olduğunu, bu sebeple de davacının dosya kapak hesabına yönelik iddiaları yönünden mahkemenin görevli olmadığını, İcra Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Bilirkişi tarafından belirlenen fazla ödeme miktarı davacının talebinden fazla olması üzerine davacının davasını yasal süresi içinde ıslah ettiği, tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, tarafların beyanları değerlendirildiğinde, ... tarihli nihai bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğubelirtilerek "Davanın KABULÜ İLE ... .... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasında davacıdan tahsil edilen fazla tutarın (... TL)'nin tahsil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte istirdatına ve davacıya iadesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece savunmalarına neden itibar edilmediğinin açıklanması gerektiğini, hükmün gerekçesinin hukuken yeterli olmadığını, davada davacı tarafın iddiasının, ödeme ile infaz olunan ... .... İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı icra dosya borcunun fazla tahsilât ile kapatıldığı, fazla tahsilâtın istirdatı gerektiğini, tarafların, haciz esnasında tahsil harcı hariç olmak kaydıyla anlaştığını, tahsil harcının yükümlüsünün kural olarak borçlu olduğunu, ilâmın gerekçesinde tahsil harcı hususunda bir irdeleme, değerlendirme bulunmadığını, ihtiyatî haciz kararı ile başlatılan takipte ihtiyatî haciz masrafı, ihtiyatî haciz vekil ücretinin ilam kesinleşmeden takip konusu yapılabileceğini, çek tazminatına yönelik olarak davacının icra hukuk mahkemesinde dava açtığını, davacı/borçlu şirketin ilâmı icra dosyasına ibraz ile ödediği çek tazminatını davalı/alacaklı şirketten geri çağırması gerekirken, hukukî yararı olmadığı halde huzurdaki davaya konu ettiğini, çek tazminatı yönünden kesin karar mevcut iken bu kalem yönünden dava ikame edilmesinde dava şartı yokluğu söz konusu olduğunu, ancak davacı şirketin çek üzerinde ciranta olduğunu, kendisi %10 oranında çek tazminatından mesûl olmamasına karşın, çek aslını icra dairesinden almakla, davalı/alacaklı şirketin keşideciden çek tazminatı almasına mani olduğunu, çek tazminatı yönünden sunulan savunmalara ilişkin İlk Derece Mahkemesi ilâmında menfî/müspet hiçbir tartışma, gerekçe yer almadığını, davacının iddiasının, ödediği icra dosya borcunun yanlış hesaplandığı (işlemiş, işleyen faiz v.s. fer’iler), itiraz süresi dolmadan ödeme yaptığı için vekâlet ücretinin ¾’ünü ödemesi gerekir iken tamamının tahsil edildiği hususlarında olup, davacı/borçlu tarafın borcun esasına, imzaya yönelik hiçbir itirazı bulunmadığını, borcunu kabul etmekte olduğunu, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere İstirdat davası açılabilmesinin koşulları bulunmakla olan, borcun tamamen veya kısmen ödenmesi koşulu dışındaki şartların oluşmadığını, oysa davacının iddiasının maddî hukuk bakımından borçlu bulunmama ile alâkası olmadığını, İcra Mahkemelerinin görev alanına giren dosya kapak hesabı yönünden iddiaların mevcut olduğunu, bu sebeple de davacının dosya kapak hesabına yönelik iddiaları yönünden genel mahkemelerin görevli olmadığını, İcra Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, çek tazminatına ilişkin iki kez yargılama yapılabilmesi ve davalı şirketin bu rakam üzerinden iki kez yargılama gideri ödemeye mahkûm edilebilmesinin mümkün olmadığını, İhtiyatî haciz kararının kaldırılması neticesi davacı/borçlu tarafın izleyebileceği yegâne hukukî yolun, bu hususta özel düzenleme getiren İİK'nın .... maddesi olduğunu, bu maddenin uygulanmasının icra dosyasından talep edilmesi gerektiğini, bu talebin huzurdaki davada sunulabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu tahsilât ile ödenmesi gereken rakam arasındaki farkın ....680,47 TL olduğunu, menfi tespit davaları ile istirdat davalarının, uyuşmazlığı maddî hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik davalar olup, davacının huzurdaki davadaki iddialarının dosya kapak hesabına yönelik olduğunu, ihtiyatî haciz esnasında fazla ödeme/tahsilât iddiasının söz konusu olduğunu, bu iddiaların da İcra Hukuk Mahkemeleri görev alanında olduğunu, fazla ödeme yapıldığı kabul olunsa dahi, bu hususta öncelikle icra dosyasına İİK'nın 361. maddesi uyarınca dosya hesabı ve fazla ödeme var ise alacaklıdan iadesi talebinin sunulması, talebin reddi halinde ise İcra Hukuk Mahkemesine başvurulması gerektiğini, olayda istirdat davası şartlarının mevcut olmadığını, ayrıca mahkemece tarih yönünden talep olmadığı halde "tahsil tarihinden itibaren" istirdata hükmedildiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden önceki bir tarih olarak özellikle belirtilmediği durumlarda, hüküm ile dava tarihinden itibaren faize kararı verilebileceğini, talepte faizin türünün belirtilmediğini, mahkemece avans faizi ile istirdat kararı vermesinin hatalı olduğunu, talepte faizin türünün yer almaması halinde kanunî faize hükmedilmesi gerektiğini, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, ihtiyati haciz ve icra takibine yönelik verilen yetki kararları uyarınca ödenen bedelin istirdadı istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.... .... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasında, davalı alacaklı tarafından borçlu davacı aleyhine ... TL asıl alacak 606,00 TL ihtiyati haciz ücreti vekalet2.491,13TL (fiili ödeme tarihi vadelerden itibaren değişen oranlarda işlemiş avans faizi)6.300,00TL ek tazminatı 123,90 TL ihtiyati haciz mah. masrafı, 189,00 TL komisyon olmak üzere toplam 72.710,03 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, icra müdürlüğü tarafından 63.000 TL alacak belirtilerek ihtiyati haciz için Bakırköy İcra Müdürlüğüne talimat yazıldığı, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün .../7 talimat sayılı dosyasından █████/... tarihinde davacı borçlunun işyerinde ihtiyati haciz kararı gereği haciz işleminin yapıldığı, şirket yetkilisinin "borcu kabul ettiğini" beyan ettiği, █████/... tarihli dekontlarla aynı gün içerisinde üç ayrı seferde (48.000,00 TL + 31.000,00 TL + ....000,00 TL) toplam ... TL ödeme yapıldığı, alacaklı vekilinin icra müdürlüğüne harici tahsilatı bildirdiği ve haricen tahsil nedeni ile icra takip dosyasının .../... tarihinde infazen işlemden kaldırılmış olduğu anlaşılmıştır.İİK'nın 361. maddesi gereğince icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği, yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.Anılan madde hükmü, ilamlı veya ilamsız tüm icra takiplerinde her ne sebeple olursa olsun borçludan fazla para tahsil edilen her durumda uygulama yeri ve alanı bulunan özel bir hükümdür. Buna göre, icra daireleri hesaplama sonucunda fazladan tahsil edildiği ortaya çıkan tutarları ayrı bir mahkeme hükmüne gerek olmaksızın borçluya geri vermekle yükümlüdürler. Açıktır ki, burada icra müdürüne kanun tarafından verilmiş özel bir görev ve daha da önemlisi cebri icra gücünün kullanılması kapsamındaki bir yetki söz konusudur. İcra Müdürü dayanağı ve şekli ne olursa olsun, girişilmiş bir icra takibinde borçludan tahsil edilen paranın tahsili gerekenden daha fazla olduğunun (veya yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğunun) hesap sonucunda belirlediği durumlarda cebri icra gücünü kullanarak fazla tahsilatı borçluya geri verecektir. (HGK’nın ███████-242 E., ████████ K. ve █████/2009 tarihli kararı). İİK'nın 361.maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince borçludan fazla para tahsil edilmiş olması ya da yanlışlıkla ödeme yapılmış olmasının gerektiği, somut olayda borcun haricen tahsil edildiği, icra dairesince yapılan bir tahsil işleminin bulunmadığı, fazla ödemelerin iadesi talebinin ancak genel/ticaret mahkemelerde açılacak istirdat davasına konu edilebileceği anlaşıldığından davalı tarafın göreve ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir. (Emsal Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ██████████ E- █████████K, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ██████████ E- ██████████)Somut olayda; davalının talebi ile davacı şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/... tarihli .../... D.İş sayılı kararı ile 63.000 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verildiği, kararın █████/... tarihinde ... .... İcra Müdürlüğünün .../... Esası üzerinden uygulandığı ve aynı gün esas takibe geçildiği, ödeme emrinin davacı borçluya █████/... tarihinde tebliğ edildiği, takip kapsamında █████/... tarihinde davacı borçlunun işyerinde ihtiyati haciz kararı gereği haciz işleminin yapıldığı, █████/... tarihli dekontlarla aynı gün içerisinde üç ayrı seferde (48.000,00 TL + 31.000,00 TL + ....000,00 TL) toplam ... TL ödeme yapıldığı, alacaklı vekilinin icra müdürlüğüne harici tahsilatı bildirdiği ve haricen tahsil nedeni ile İcra Takip dosyasının .../... tarihinde infazen işlemden kaldırılmış olduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafından ihtiyati haciz kararına yönelik itiraz sonrası mahkemece itirazın reddine karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine ... BAM .... Hukuk Dairesinin .../09/... tarih ve .../E- .../ K sayılı kararı ile "-Borçlu vekilinin YETKİ İTİRAZININ KABULÜ İLE, ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/... tarihli .../... D.İş Esas-.../... D.İş Karar sayılı İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASINA, karar verilmiştir.Davacı eldeki dava ile fiili haciz baskıları altında ödenen borcun dayanak ihtiyati haciz kararında yetkiye dair yapılan itirazlar sonuçlanmadan ihtiyati vekalet ücreti ve ihtiyati haciz masrafı ile henüz itiraz süresi dolmadan yapılan ödeme nedeniyle hükmedilecek vekalet ücretinin .../... oranında uygulanması gerektiği ve çek tazminatının talep edilmesinin haksız olduğu iddiası ile, tahsil edilen paranın iadesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararı ve infazından kaynaklı masraflardan sorumluluklarının bulunmadığının belirterek ödenen miktarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Bu kapsamda, davacı hakkında alınan ihtiyati haciz kararının ... BAM ....Hukuk Dairesinin .../09/... tarihli kararı ile kaldırıldığı, dosya borcunun söz konusu bu karar öncesi ödendiği, davacı tarafından alacağın esasına ve borca dayanak belgedeki imzaya ilişkin itiraz ileri sürülmediği sabittir.Uyuşmazlık; yetkisiz mahkemede alınan ihtiyati haciz ve yetkisiz icra dairesinde yapılan takip sebebiyle borçlu tarafından yapılan ödemelerin alacaklıdan geri alımına karar verilip verilemeyeceği üzerine olduğu anlaşılmaktadır.Davacı, takibe konu edilen çekte lehtar-ciranta konumunda olup, söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kaldığına dair maddi hukuk kapsamında bir iddia ileri sürmemiştir.6102 sayılı TTK'nın 810. maddesi uyarınca, hamilin çekin ödenmemiş olan bedelini, ibraz gününden itibaren bu tutarın faizini, çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini lehtar-cirantadan isteyebileceği, çek tazminatından ise, TTK'nın 783/... maddesi gereği lehtar-cirantanın sorumluluğunun bulunmadığı nitekim ... .... İcra Hukuk Mahkemesinin █████/... tarih ve .../... E-.../... Karar sayılı kararı ile ASN Şirketi yönünden 6.300,00 TL çek tazminatına münhasır olarak takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında dava konusu alacağa ilişkin olarak 66.410,02-TL Takipteki Miktar, 34,13 TL (█████/...-█████/...) İşlemiş (% 19,50) Avans Faizi, 35,90 TL Başvurma Harcı, ....741,... TL İcra Vekâlet Ücreti (.../... Oranında), 278.... TL İcra Masrafları olmak üzere █████/... ödeme tarihi itibariyle dosya alacağının ... TL olarak hesaplandığı, .../... tarihinde takibin kesinleşmemiş olduğu, bu hali ile 492 sayılı Harçlar Kanununun ... Sayılı tarifesine göre harcın doğmayacağı, Peşin harç miktarı 363,55 TL takip borçlusu tarafından İcra Dairesine ödenmiş olduğundan hesaba dâhil edilmediği, davacı tarafça █████/... tarihinde ödenen ... TL miktardan Dosya Hesabı Miktarı olan 72.499.70 TL mahsup edildiğinde bakiye ... TL'nin fazla ödenen miktar olarak tespit edildiği anlaşılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.İhtiyati haciz kararının itiraz üzerine istinaf incelemesi sonucu yetkisizlik nedeniyle kaldırıldığı dikkate alınarak yukarıda belirlenen davacı sorumluluğunun kapsamı ve davaya yönelik ileri sürülen iddianın niteliği uyarınca mahkemece icra takibine konu çek ve kaldırılan ihtiyati haciz kararındaki masraf ve vekalet ücretine yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Davacının Bu alacakların dayanağı olan mahkeme kararının kaldırılması sonrası bu kalemlerden sorumlu tutulmaması doğrudur.Ancak davacının dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde faiz başlangıç tarihi ve istenilen faizin türünün belirtilmediği, bu durumda, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile tahsil tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmüştür.Öte yandan, davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu █████, █████ ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/...-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle mahkemece dava neticesindeki haklılık durumuna göre arabuluculuk ücreti hakkında karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/...-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden dairemizce yeniden karar verilerek , aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; A-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;B-... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... tarih, .../ Esas, .../ sayılı kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,...-Davanın KABULÜ İLE ... .... İcra Dairesinin .../ Esas sayılı takip dosyasında davacıdan fazla tahsil edilen ... TL 'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdatına ve davacıya iadesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 717,27 TL harcın peşin alınan 179,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 537,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ...-Davacı tarafından yapılan 50,80 TL başvurma ve vekalet harcı + 30,00-TL posta ve tebligat gideri + 500,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 580,80 TL yargılama gideri ile peşin harç ile ıslah harcının toplamından oluşan 179,78 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,...-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan ....320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, ...-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdir olunan ....080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;...-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 10,00 TL masrafın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, artan gider avansının talebi halinde iadesine,...-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,...-6100 sayılı HMK. 359/.... maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. BaşkanÜyeÜyeKatip