Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin, feshedilen bölge bayiliği sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında kar kaybı ve yatırım gideri talepleri ile haklı fesih iddialarına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf dosyasında, davacı tarafın 2012 yılında devraldığı bayilik sözleşmesinin davalı tarafından 2014te haksız feshedildiği iddiasıyla uğradığı kar kaybı ve yatırım giderleri gibi alacak kalemlerinin tahsilini talep ettiği, davalının ise fesih işleminin haklı gerekçelere dayandığını, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunarak davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesinin kar kaybı ve teminat mektubu masrafı adı altında kısmen kabulle belirli bir miktar alacağa hükmettiği, her iki tarafın da istinaf başvurusunda bulunarak davacı tarafın eksik kalan alacak taleplerinin ve haksız vekalet ücreti kararının düzeltilmesini, davalı tarafın ise feshin haklılığına vurgu yaparak kararın kaldırılmasını talep ettiği bir alacak davası incelenmektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : HORİZON HIZLI TÜKETİM ÜRÜNLERİ ÜRETİM PAZARLAMA SATIŞ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. E... - Av. ...
DAVA TÜRÜ : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı ...'ten davalı şirket ile olan bölge bayiliği sözleşmesini davalının onay vermesiyle █████/2012 tarihinde devraldığını, davalının █████/2014 tarihinde Sakasu logolu kıyafet giyilmediği ve abone takip programının eksik kullanılması gerekçesiyle bayi sözleşmesini feshettiğini, davacıya gönderilen ihtarnamede yazılı olan damacana gibi malların belirtilen miktarlarda alınmadığını, davalının şart koşması nedeniyle Kızılay Sunun telefonlarını aldıklarını, ayrıca bankaya teminat mektubu nedeniyle toplam 9.000,00 TL ödemek zorunda kaldıklarını, ayda 5.000,00 TL kardan mahrum kaldıklarını beyan ederek; 1.000,00 TL kar kaybı, 1.000,00 TL yatırım gideri, 1.000,00 TL fazladan verilen boş damacana ve fazladan verilen palet ve ahşap seperatör ücreti, 1.000,00 TL geç teslim edilen teminat senedi ile uğranılan zarar bedeli olmak üzere toplam 4.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava bir yıllık süre içinde açılmadığı için hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, taleplerin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava dilekçesinde hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğinin belirtilmediğini, taleplerin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
5.310,24 TL kar kaybı,
729,05 TL teminat mektubu masrafı olmak üzere toplam 6.039,29 TL'nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna uygun yapılan ıslah sonucunda ikinci raporda miktarın haksız olarak düşürülmesi nedeni ile karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu, yine bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi sözleşme devirlerinde ticari teamül gereği hava parası yada yatırım gideri altında bir miktar para ödenmesi ticari teamül gereği olduğunu, buna rağmen davacının sözleşmenin uzun yıllar devam edeceğini inancıyla söz konusu Sakasu Bölge bayiliğini almak için dava dışı ...’e verdiği yatırım giderlerinin reddine karar verilmesi hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme feshi işlemi davacının iddialarının ve Mahkeme gerekçeli kararının aksine yerinde ve usule uygun haklı bir fesih olduğunu, tanık beyanları dikkatle incelendiğinde davacının aynı zamanda marangozluk işi yaptığını hatta su dağıtımını da orada çalışan kişilerin yaptığının ortaya çıktığını, çalışanların davalı şirket tarafından gönderilen kıyafetleri giyme konusunda ihmalkar davrandıklarının açık olduğunu, bu nedenle davalı şirket tarafından yapılan feshin haklı bir fesih olduğunu, bu nedenle davacı tarafın istinaf taleplerinin reddi ile, davalı şirket adına yapılan cevaben katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulünü talep ettiklerini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; davacının, dava dışı ...'in davalı şirket ile akdetmiş olduğu bölge bayiliği sözleşmesini, davalı şirketin onayı ile █████/2012 tarihinde devraldığını, davalı şirket tarafından █████/2014 tarihinde Saka Su logolu kıyafet giyilmediği ve abone takip programının eksik kullanıldığı gerekçeleriyle bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fesih ihtarnamesinde belirtilen damacana ve sair ürünlerin sözleşmede öngörülen miktarlarda alınmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle Kızılay Su abonelerine ait telefonların alındığını, banka teminat mektubu nedeniyle toplam 9.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ve aylık 5.000,00 TL kar kaybına uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası kapsamında zararlarının davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, talep edilen alacakların belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca bayilik sözleşmesinin davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi, Saka Su logolu kıyafet kullanmaması ve abone takip programını sözleşmeye uygun şekilde kullanmaması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının iddia ettiği zarar kalemlerinin gerçeği yansıtmadığını ve davalıya atfedilebilecek herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların istinaf sebepleri, toplanan deliller, bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın davacının davalı şirket nezdinde yürüttüğü su bayiliği ilişkisinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, feshin haksız olduğunun kabulü halinde davacının kar kaybı, teminat mektubundan kaynaklanan zarar, yatırım giderleri ile boş damacana, ahşap palet ve seperatör bedeline hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 112. maddesi uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararın tazmini için sözleşmeye aykırılığın ve zararın varlığının ispatı gerekir. Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Buna göre sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri süren davalı taraf, feshe dayanak yaptığı vakıaları usulüne uygun ve yeterli delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
Eldeki davada davacının, dava dışı ...'ten davalı şirketin onayı ile █████/2012 tarihinde su bayiliğini devraldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar taraflar arasında doğrudan imzalanmış yazılı bir bayilik sözleşmesi bulunmasa da, davalı şirketin davacıyı bayi olarak kabul ettiği, ticari ilişkinin bu kapsamda sürdürüldüğü ve davalının da █████/2014 tarihli ihtarnamesinde davacıyı bayi olarak kabul ederek sözleşme hükümlerine dayanmak suretiyle fesih iradesini açıkladığı sabittir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki fiilen bayilik ilişkisinin kurulduğu yönündeki kabul dosya kapsamına uygun bulunmaktadır. Davalı taraf, davacının Saka Su logolu kıyafet kullanılmaması, abone takip programını gereği gibi işletmemesi, asgari ürün alım yükümlülüğüne uymaması ve müşteri ilişkilerinde sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunması nedenleriyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunmuş ise de, feshe dayanak gösterilen bu hususların somut ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği görülmektedir. Nitekim davalının fesih ihtarnamesinde dayandığı sözleşme hükümlerinin , davcının devraldığı █████/2012 tarihli sözleşmede yer almadığı, müşteri şikayeti, tutanak veya benzeri objektif delillerin dosyaya sunulmadığı, ayrıca davalının ticari defter ve kayıtlarında davacının cari hesabının ihtarnameden yaklaşık bir ay önce kapatılmış olduğunun anlaşılması karşısında, ilk derece mahkemesince davalının haklı fesih iddiasının ispat edemediği yönündeki kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan mahkemece, davacının yatırım giderlerine ilişkin talebinin soyut nitelikte kaldığı, bu zararın miktarı ve davalı eylemiyle illiyet bağının somut delillerle ortaya konulamadığı; yine boş damacana, ahşap palet ve separatörlerin mülkiyet veya alacak hakkını ispat edemediği gerekçesiyle bu istemlerin reddedilmesi de dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup, bu yönlerden de mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Aynı şekilde davalı tarafın zamanaşımı itirazının, bayilik ilişkisinden kaynaklanan alacakların genel zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek reddedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı görülmektedir. Ne var ki, davacının teminat mektubunun süresinde iade edilmemesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarar yönünden ilk derece mahkemesince maddi hataya düşüldüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi incelendiğinde, davacı vekilin bu alacak kalemine ilişkin talebini açıkça 1.729,05 TL olarak ıslah ettiği görülmektedir. Mahkeme gerekçesinde bilirkişi raporunda bu zarar kaleminin 3.388,17 TL olarak belirlendiği belirtilmiş, ancak davacının talebini 729,05 TL'ye yükselttiği yönünde hatalı değerlendirme yapılarak 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesinin yanlış uygulandığı anlaşılmıştır. Oysa usulüne uygun şekilde yapılan ıslah, 6100 sayılı HMK'nın 176. ve devamı maddeleri uyarınca dava sonucunu değiştirmekte olup mahkemenin hükmünü ıslah dilekçesindeki talep miktarı esas alınarak kurması zorunludur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin teminat mektubundan kaynaklanan alacak yönünden davacı lehine 729,05 TL yerine 1.729,05 TL'ye hükmetmesi gerekirken maddi hataya dayalı olarak eksik miktarda hüküm kurması doğru görülmemiştir. Bunun dışında ise ilk derece mahkemesinin delillerin değerlendirilmesi, bilirkişi raporlarının hükme esas alınması ve diğer talepler yönünden ulaştığı sonuç usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hüküm fıkrasının teminat mektubundan kaynaklanan alacak kalemi yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, taraflarca getirilen sair istinaf sebeplerinin ise reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın KISMEN KABULÜ ile 5.310,24 TL kar kaybı ile 1.729,05 TL teminat mektubu masrafı olmak üzere toplam 7.039,29 TL'nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL harcın, peşin alınan 3.698,81 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.217,96 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafından sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 1.929,75-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%3,25 Kabul) 62,72-TL'lik kısmının peşin yatırılan 732,00-TL harç ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafından yapılan 269,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul red oranına göre (%96,75 ret) hesaplanan 260,26 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 7.039,29-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle kabul ret oranına göre hesaplanan (%3,25 Kabul - %96,75 ret) 42,90 TL'nin davalıdan, bakiye kalan 1.277,10 TL'nin davacıdan tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
3-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
Davalı Yönünden
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
Davacı Yönünden
-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
-Davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 1.049,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.218,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-)İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edenlere iadesine,
6-)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!