Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 7394 sayılı Kanun ile VUK 359a eklenen zincirleme suç düzenlemesinin sahte belge düzenleme suçunda lehe kanun olarak uygulanmasına ilişkin Kanun Yararına Bozma incelemesi.
Özet: Vergi usul kanununa muhalefet ederek sahte belge düzenleme suçundan hapis cezasına çarptırılan bir sanık hakkındaki mahkumiyet kararı, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemiyle Yargıtaya taşınmıştır. İstemde, 2022 yılında yürürlüğe giren ve vergi suçlarında zincirleme suça ilişkin yeni düzenlemeler getiren 7394 sayılı Kanunun 359. maddesindeki ek fıkra uyarınca, birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararı kapsamında işlenen fiiller için Türk Ceza Kanununun 43. maddesinin tek bir zincirleme suç hükmü olarak uygulanması gerektiği, ancak yerel mahkemenin bu yeni düzenlemeyi gözetmeden karar verdiği belirtilmiştir. Bu nedenle, sanık hakkında tek bir zincirleme suç hükmü uygulanarak karar verilmesi gerektiği görüşüyle kararın bozulması talep edilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : Sahte belge düzenleme
    İNCELEME KONUSU
    KARAR : Mahkumiyet
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 94660652-105-34-3257-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalafet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    █████/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, sanık hakkında 20 16... takvim yıllarında işlenen suçlara ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen tek bir zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    1.İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 2017 takvim yıllında sahte belge düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın istinaf talebinin süre yönünden reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.01.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı sanığın itirazının reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24.05.2023 tarihli ve ███████ Değişik İş sayılı kararı nedeniyle 14.12.2022 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
    2.15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.
    359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.”
    Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
    3. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
    Şeklinde düzenlenmiştir.
    4. Zincirleme suç durumunda aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmekte ve bu suçlar arasında subjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır.
    5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kanun yararına bozma talebine konu İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 2017 takvim yılında sahte fatura düzenlenme suçundan mahkumiyetine hükmolunduğu, bununla birlikte; sanığın aynı mükellefiyetine ilişkin 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet kararının 06.02.2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip 7394 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yargılaması yapıldığı ve İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile verilen "...Mahkememizin 09.01.2020 tarih ve ████████ esas, ███████ karar sayılı ilamında değişiklik yapılmasına yer olmadığına, infazın kaldığı yerden devamına" ilişkin kararın da itiraz edilmeden 05.02.2024 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 7394 sayılı Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi, sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığının kabulü halinde 213 sayılı Kanun'un 359/b ve 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım oranı belirlenerek, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile verilen cezanın mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    2. İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    14.04.2026 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!