Karşılıksız yararlanma suçunda sanığa kurum zararını giderme ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma hakkı bildirilmeden eksik kovuşturmayla verilen mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulması.
Özet: Dava, karşılıksız yararlanma suçundan verilen mahkumiyet kararının kanun yararına bozulması istemine ilişkin olup, alt mahkemenin, sanığa 6352 sayılı Yasanın geçici 2/2 maddesi uyarınca kurum zararını vergili ve cezasız normal tarifeye göre ödeme imkanı tanınarak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceği, bu durumda ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği hususunda ihtar ve makul süre verilmesi gerekirken, bu usulü eksik bırakarak hüküm kurması nedeniyle kararda isabet görülmemiş, yargıtay içtihatlarına aykırı bu durum hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    SUÇ : Karşılıksız yararlanma
    KARAR : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA BOZMA
    YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2026 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarihli ve ████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında yer alan "Kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi hâlinde TCK'nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usûl işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi hâlinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, TCK'nın 168/5 ve CMK'nın 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için suç tarihine göre düşme kararı verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi hâlinde, tebligat yapılıyor ise makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,.." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesi uyarınca sanığa etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi hâlinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında;
    Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 07.06.2012 tarihinde kurum kayıtlarına girmeden ve kurumun denetim olanağını ortadan kaldıracak şekilde kaçak elektrik kullandığından bahisle kamu davası açıldığı, sanığın arazisinde kaçak elektrik kullanımının tespitine yönelik kovuşturma aşamasında kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağında belirtilen adresin tespit edilemediğinden bahisle mahallinde keşif yapılmaksızın düzenlenen 23.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, bahse konu tarımsal sulama tesisinde kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varıldığı belirtilerek 7 günlük kaçak kullanım miktarı tespit edilmiş ise de, anılan raporda normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının tespit edilmediği gibi sanığa da zarar giderimine dair usulüne uygun hiçbir tebligatın yapılmadığının anlaşılması karşısında, bilirkişi raporu ile normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararı tespit edilip, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, sanığa verilecek makul sürede zararın ödenmesi hâlinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, 5237 sayılı Kanun'un 168/5 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için suç tarihine göre düşme kararı verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip, makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 07.06.2012 olduğu, hükümlünün, tarımsal sulama yaptığı yerde pano perde kapağının olmadığı ve 3 adet akım trafosunun da çalışmadığından bahisle hakkında tutulan kaçak elektrik tutanağı uyarınca abonelik esasına göre yararlanılabilecek olan elektriğin tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde elektrik kullanmak suretiyle işlediği iddia olunan üzerine atılı eylemin suç tarihi itibarıyla "elektrik enerjisi hakkında hırsızlık" suçunu oluşturduğu, ancak 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile anılan eylemin karşılıksız yararlanma suçu kapsamına alındığı ve buna göre 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi öncesinde işlenen karşılıksız yararlanma suçları için 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi hâlinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararı normal tarifeye göre vergili ve cezasız olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi hâlinde, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makûl bir süre verilip, sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hükümlülük kararı verildiği, belirlenmiştir.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!