Veli olarak hareket eden davacının, gabin iddiasıyla küçük mirasçının şirket hisse devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve alacak talebi.
Özet: Davacı, velisi olduğu küçük adına miras kalan ticari şirket hisselerinin tamamını kapsayan devir sözleşmelerinin, şirket yöneticilerinin şirketin mali durumu hakkında yanıltıcı bilgilerle müvekkilini yönlendirmesi, kısıtlı Türkçe, teknik ve hukuki bilgisine rağmen uygulanan yoğun baskı ve aşırı sömürü sonucunda iradesinin fesada uğratıldığı iddiasıyla geçersizliğinin tespitini ve bu haksız devir nedeniyle oluşan alacağının tahsilini talep etmektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████BAŞKAN : ....ÜYE : ....ÜYE : ....KATİP : ....DAVACI : ... ... (TC No: ...) ...YASAL TEMSİLCİSİ ... ... - T.C....VEKİLLERİ : Av. ... ... .... Av. ... .. Av. ....DAVALILAR : 1- ... ... -T.C.... 2- ... ....VEKİLİ : Av. ....DAVA : Hisse Devir Sözleşmesinin Geçersizliğini tespiti ve Alacak (Gabin iddiasına dayalı) DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili 28.03.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Türk vatandaşı müteveffa ... ... ile müvekkili davacı ... ...'ın ile 2008 tarihinde evlendiklerini ve bu evlilikten küçük ... ...’ın doğduğunu, taraflar arasındaki evliliğin 2012 yılında sona ermesinden sonra ... ...’ın babası ... ... ile yaşamaya başladığını ancak baba ... ...’ın 2019 yılında vefat ettiğini, davacı anne ...’nın babanın ölümünü müteakiben TMK hükümleri çerçevesinde velayeti kendisine ait olan davacı ... ...’ın bakım ve gözetimi ile malvarlığının idaresini üstlenmiş olduğunu, veli ...’nın küçüğün mallarının tespit, himaye ve idaresi için gerekli araştırmaları yaptığını, bu bağlamda davacıya intikal eden gayrimenkullerin yanı sıra, ... sanayi alanında faaliyet gösteren ve ...’in % 100 payına sahip olduğunu, ticaret unvanı .... .. Makina İmalat Elektronik İnşaat ve Ticaret A.Ş.’nin de malvarlığı unsurları içerisinde yer aldığını tespit ettiğini, veli ...’nin şirketin şirketin işlerine 9 ay boyunca vasi sıfatıyla Süleyman ... tarafından nezaret edildiğine, 2020 yılında bu şirkete giderek, şirket işlerini öğrenmeye çalıştığında ancak muttali olduğunu, Şirketin işlerinin fiili idaresinin Genel Müdür ... ... ve soyadını tespit edemedikleri ... adlı bir şahıs tarafından gerçekleştirildiğinin öğrenilmiş olduğunu, Şirket idaresinde etkin rol oynayan anılan şahısların, davacı ...’i temsilen işleri anlamaya çalışan, Türkçe bilgisi oldukça kısıtlı, teknik, finansal, hukuki mevzuları anlama imkânı sınırlı ve şirketler hukuku bilgisi hiç bulunmayan davacıyı yönlendirdiğini, mütemadiyen şirketin iktisadi vaziyetinin çok kötü olduğu yönünde sürekli telkinlerde bulunmuş olduklarını, müvekkili davacıda bu inancın pekişmesini sağlayan ... ... ve ...’ın şirketin ivedilikle elden çıkarılması yönünde telkinde bulunarak, ....A.Ş ile aynı alanda faaliyet gösteren davalılardan ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve bu şirketin yetkilileri dava dışı ... ... ve diğer davalı ... ...’ü, Şirket paylarının taliplisi olarak lanse ettiklerini, şirket hisselerinin devri işlemlerinin hukuki olarak nasıl yapılabileceği ve şirketin gerçek piyasa değeri konusunda hiçbir fikri olmayan ...’nın farklı zamanlarda iki ayrı sözleşme yapmak hususunda muhtelif suretlerde yönlendirilmiş olduğunu, sözleşme hükümleri ayrıntıları ile incelendiğinde, devreden aleyhine ağır hukuka aykırılıkların görüleceğini, bu kapsamda öncelikle 17.03.2020 tarihli "Şirket Hisse Devri ve Özel Pay Sahipleri Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme imzalandığını, sözleşme ile dava konusu şirketin paylarının % 50 'sine karşılık gelen, şirkette mevcut beheri 1.000,00-TL saymaca değerli, 8.500 adet sermaye payının 13.000.000,00-TL bedel ile devri hususunda anlaşmış olduklarını, ancak bunun için öncelikle sermaye artırımı yapılmasının öngörülmüş olduğunu, ilk sözleşmede şirketteki payların ½’sinin devre konu edildiğini, ancak bir müddet sonra davacıya yeni bir belge imzalatıldığını ve aradan çok kısa süre geçmesine rağmen 17.03.2020 tarihli sözleşmenin "tamamen” hükümsüz bırakılarak 28.05.2020 tarihli ve "Şirket Hisse Devri Şart ve Koşulları Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile Şirket sermayesinin %100’üne karşılık gelen, şirkette mevcut beheri 1.000,00-TL nominal değerli, 17000 adet sermaye payının toplam 20.000.000,00-TL bedel ile davalılardan ... ...'e devredileceğinin öngörülmüş olduğunu, anılan bu sözleşmeyi davalı ... şirketinin garantör sıfatıyla imzaladığını, anılan şirketin sorumluluğunun, sözleşmenin garantörü olması yanında diğer davalı ile yukarıda sayılan el ve işbirliğine ilişkin eylemlerine dayalı olduğunu, katılmış olduğunu, ...’nın anılan sözleşmeler ile sözleşme süreci ile ilgili olarak aşırı surette sömürüldüğünü tereddütsüz idrak ettiğinde, yaratılan endişe, tedirginlik ve korkudan kaynaklanan baskı hafiflediğinde, ahlaka ve irade hürriyetine yönelik baskılara istinaden anılan devre ön ayak olan kişilerden ilgili kolluğa giderek şikayetçi olduğunu ancak olduğunu, Çankaya Kaymakamlığı onayı ile kendisi koruma kararı verildiğini, ancak baskıların yoğunlaşması nedeniyle şikâyetinden vazgeçmek zorunda kaldığını, dava konusu hisse devrinde gabinin subjektif ve objektif unsurlarının gerçekleştiği, bedeli kabul etmemekle birlikte, hisselerin toplam değeri ilk sözleşmede hesaplanan şekilde kararlaştırılsaydı dahi 26.000.000,00-TL ödenmesi gerekirken, ikinci sözleşmede hiç bir ekonomik gerekçe gösterilmeden yaklaşık 6.000.000,00-TL tenkisata gidildiğini ve hisselere 20.000.000,00-TL değer biçilmiş olduğunu, ivazlar arasındaki açık nispetsizliğin Şirket hisselerinin bilirkişi marifeti ile incelenip değerlendirildiğinde tespit edileceğini beyanla fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Şirket malvarlığının devir tarihi dikkate alınarak tespiti ve gerek .... ... Hizmetleri Makina İmalat Elektronik İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi hisselerine ve gerekse şirketin mevcut malvarlığına ilişkin devir ve temlik yasağını içerecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasını, sözleşmelere bağlı kalarak, devre konu .... ... Sanayi Bilişim Hizmetleri Makina İmalat Elektronik İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi hisselerinin gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle saptanmasını müteakip, edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi (TBK m. 28) ve paranın değer kaybı dikkate alınmak suretiyle (TBK.m.122) sözleşmelerde kararlaştırılan bedel ile aradaki farkın sözleşme tarihi 28.05.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2.m. gereğince işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, söz konusu talepleri Mahkeme'ce yerinde görülmediği taktirde, (ekonomik) ahlaka aykırılık sebebiyle sözleşmenin hükümsüz sayılmasını müteakiben, devre konu şirket hisselerinin taraflarına iadesine/payların şirket pay defterine davacı adına kayıt ve tesciline, culpa in contrahendo sorumluluk hükümleri de gözönünde bulundurularak, yapılan muamelelerden doğan zararların paranın değer kaybı da dikkate alınmak suretiyle sözleşme tarihi olan 28.05.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 ncı maddesi hükmünce işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE ...:Davalılar vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne husumet yöneltilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacının dava konusu yaptığı sözleşmelerden ikincisinin 28.05.2020 tarihinde imzalanan Şirket Hisse Devri Şart ve Koşulları Sözleşmesi'ni Garantör sıfatıyla imzalamış olmasının, işbu dava konusu talepler yönünden müvekkilini sorumlu kılmadığını, garanti verenin asıl sözleşme ilişkisinin tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkili davalı Şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, dava konusu gabine yönelik talepleri 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, ... ... ile Müteveffa ... ...’ın 2008 yılında evlendiklerini ve müşterek çocukları ... ...'ın aynı yıl dünyaya gelmiş olduğunu, ... ... ile ... ...'ın 2012 yılında boşandıklarını, müşterek çocukları ... ...'ın velayetinin baba ... ... verildiğini, ... ...'ın 2019 yılında vefat ettiğini, ... ...'ın ölümünün ardından mirasçısı olarak o tarihte henüz 11 yaşında olan kızı ... ...'ın kalmış olduğunu, müteveffa ... ...'ın tüm malvarlığının henüz reşit olmayan kızı ... ... intikal ettiğini, ... ...'ın vefatının ardından ... ... önemli miktarda ve dava konusu şirketin değerinden kat be kat fazla malvarlığı kalmış olduğunu, davaya konu edilen Şirketin sermayesinin 5.000 adet hisseye ayrılmış ve hisse bedelinin tamamı ödenmiş 5.000.000,00-TL olduğunu, tüm hisselerin ... ... ait olduğunu, davacının şirket yönetimini devir aldığı dönemde .... ... A.Ş.'nin piyasaya, vadesi gelmiş ve geçmiş ödenmemiş borçlarının bulunduğunu, (banka kredileri, leasing kredileri, sgk borçları, vergi borçları, malzeme borçları vb.) şirketin sevk ve idaresinin güç durumda olduğunu, .... ...… A.Ş.'nin piyasaya olan borçlarının tüm paylarının sahibi ... ...'ın şirket hisselerinin tamamını velayeten yönetmek durumunda olan ... ... düşmüş olduğunu, ... ...'ın velayeten malvarlığını yönetme görevini aldığı 2020 yılı başlarında, mühendis Aydın Vural isimli bir şahıs aracılığıyla tanıştığı, YMM ve avukatın desteği ile .... ... A.Ş.'nin tüm mali ve hukuki durumu hakkında detaylı inceleme yaptırmış olduğunu, müteveffanın ölümünün ardından .... ... A.Ş.'nin tüm mali durumunu kendi anlaştığı avukat ve mali müşavirleri aracılığıyla öğrendiğini, şirketin finansal tablolarının incelenmesi için ilk genel kurul toplantısında süre isteyerek daha detaylı ve ayrıntılı bilgi sahibi olmasının ardından ertelenen toplantı sonrasında şirketin başına geçerek şirketin tüm sevk ve idaresini tek başına üstlendiğini, .... ... A.Ş.'nin mali müşavirliğini yürüten ... Gerdan’ın, ... ... daimi suretle şirketin mali durumu hakkında bilgi verdiğini ve günlük olarak rapor sunmuş olduğunu, bu bakımdan dava dilekçesinde iddia edilenin aksine ... ...'ın bilgisizlik, deneyimsizlik, kötü durumda bulunma, kandırılma, gerçekleri bilmeme gibi sair iddialarının tamamen asılsız olduğunu, şirket hisse devir işlemleri öncesinde şirketin tek başına yönetim kurulunu oluşturan bir kişinin bilgisizlik, tecrübesizlik vs. iddialarda bulunmasının gerçeğe aykırı olduğunu, ayrıca basiretli bir tacirin göstermesi gerek özeni göstermekle yükümlü bir kişinin bu şekilde iddialarda bulunmasının hukuken kabul edilebilir bir durum olmadığını, ... ...’ın şirket yönetim kurulu üyesi olarak .... ... A.Ş.'nin içinde bulunduğu durumu en iyi bilen, bilmesi gereken ve bilebilecek durumda olan kişi olduğunu, iddia edilenin aksine şirketin mali durumunun farkında ve bilinçli olarak hareket ettiğini, taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli sözleşme ile yine tarafların imzaladığı █████/2020 tarihli "Şirket Hisse Devri ve Özel Pay Sahipleri Sözleşmesini" geçersiz kıldıkları, sözleşmenin imzalanmasını müteakip hisse devrinin gerçekleştirilmiş olduğunu ve müvekkili davalı ... ... tarafından sözleşmede belirlenen tüm yükümlülüklerin yerine getirilmiş olduğunu, dava konusu hisse devri yönünden gabin ve kesin hükümsüzlüğün yasal koşullarının mevcut olmadığını beyanla haksız davanın müvekkili davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde davanın öncelikle hak düşürücü süre ve kabul edilmediği takdirde esas yönünden reddini talep etmiştir. DELİLLER :-Ticaret sicil kayıtları-Taraflar arasında imzalanan "Şirket Hisse Devri ve Özel Pay Sahipleri Sözleşmesi"-28.05.2020 tarihli pay devir sözleşmesi.-Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan limited şirket hisse devir sözleşmesi yönünden hisse devir bedeline ilişkin oransızlığın giderilerek aradaki farkın davalılardan tahsili aksi takdirde (ekonomik) ahlaka aykırılık sebebiyle sözleşmenin hükümsüz sayılmasını müteakiben, devre konu şirket hisselerinin taraflarına iadesine, hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davalılar vekili tarafından hak düşürücü süre itirazı ileri sürülmüş ise de; Mahkememiz'ce söz konusu itiraz benimsenememiştir. Zira, bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nın 27.m. uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzlük yaptırımına tâbidir. Nitekim, konu ile ilgili olarak Yargıtay 11.H.D. Başkanlığı'nın █████/2017 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında aynen; "...Yasa koyucu, borç doğuran akitlerin kapsamını belirlemede sözleşme serbestisi ilkesini benimsemekle birlikte, bunun sınırlarını emredici kurallara, ahlaka (adaba) ya da kamu düzenine veya kişisel haklara aykırı bulunmama olarak belirlemiştir. Aynı zamanda, TBK'nın 27 (BK 20). Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu, sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olmasının, diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyeceği, ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamının kesin olarak hükümsüz olacağı belirtilmiştir...Somut olayda, davacı şirket hisselerinin davalı tarafından gerçek değerinin oldukça altında bir bedelle satın alındığını, taraf edimleri arasında aşırı nispetsizlik bulunduğunu ileri sürmüş olup, edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunan sözleşmelerin ahlaka aykırı olduğu, kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi bu durumda ise hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman dava açılabileceği gözetilmek suretiyle, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. " tespit ve değerlendirmesine yer verilerek bu husus vurgulanmıştır. Yine, konu ile ilgili olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 21.H.D. Başkanlığı'nın █████/2020 tarih, █████████E., █████████K. sayılı ilamında da hak düşürücü olgusu yönünden aynı görüş benimsenmiştir. Bu nedenle, davalılar vekilinin hak düşürücü süre itirazı Mahkememiz'ce yerinde görülmemiştir. Öte yandan, her ne kadar davalılar vekili tarafından müvekkili davalı ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönünden pasif husumet yokluğu itirazı ileri sürülmüş ise de; dava konusu istemin taraflar arasında imzalanan █████/2020 ve █████/2020 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmelerinden kaynaklandığı, █████/2020 tarihli "Şirket Hisse Devri ve Pay Sahipleri Özel Pay Sahipleri Sözleşmesinde" hisseleri devreden tarafın davacı ... ... velayeten/temsilen ... ..., devralanın ise; davalı ... ... olduğu, █████/2020 tarihli "Şirket Hisse Devri Şart ve Koşulları Sözleşmesinde" hisseleri devreden tarafın yine ... ... velayeten/temsilen ... ..., devralanın ise; ... ... olup davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi temsilen yetkili temsilcisinin garantör sıfatıyla şirket kaşesi üzerinde imzasının mevcut olduğu, anılan sözleşmenin "sözleşmenin konusu" başlıklı 2.1 maddesinde "İşbu sözleşme, taraflar arasında 17.03.2020 tarihinde imzalanan "Şirket Hisse Devri ve Pay Sahipleri Özel Pay Sahipleri Sözleşmesini" tamamen hükümsüz kıldığının açıkça belirtildiği olguları birlikte dikkate alındığında; taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli sözleşmede garantör sıfatı belirgin olan anılan davalı şirketin sözleşmede taraf konumunda kabulü gerekmekle; kendisine husumet yöneltilmesinde usule aykırılık bulunmadığı saptanmıştır. Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin pasif husumet ehliyeti yokluğu itirazı Mahkememiz'ce benimsenememiştir.Dosyamıza örneği sunulan ve taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli Pay Devir Sözleşmesinin incelenmesinde; dava konusu .... ... Sanayi Bilişim Hizmetleri Makina İmalat Elektronik İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi’ne ait 8.500 hissenin 13.000,000,00-TL hisse devir bedeli karşılığında davalı ... ...'e devrinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin "Hisse Devir Şartları, Bedeli Ve Ödenmesi" başlıklı 3.maddesinin 3.1. Alt bendinde; "Devreden iş bu Sözleşmenin imzalanmasını müteakip 30 (otuz) gün içerisinde .... ... Sanayi Bilişim Hizmetleri Makina İmalat Elektronik İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 5.000.000,00-TL (beşmilyon Türk Lirası) olan sermayesini 17.000.000,00-TL’ye (onyedimilyon Türk Lirası) çıkarmayı ve bu işlemin devamında şirketin %50’sine tekabül eden payını ... ...'e (T.C.No: ....) devretmeyi beyan, kabul ve taahhüt eder. Devredenin, iş bu maddede yer alan taahhüdünü yerine getirmeyerek yükümlülüğünü her hangi bir sebeple ihlal etmesi halinde 500.000,00 Euro (beşyüzbin Euro) tutarında cezai şart ödemekle yükümlüdür. Cezai şarttan bağımsız olarak, Devralanın, Devredenden yükümlülüğün yerine getirilmesi (payların devredilmesini) talep etme hakkı saklıdır. " hükmüne yer verildiği, 3.2.Devreden başlıklı maddede (şirket hissedarı ... ... adına Velayeten/Temsilen velisi (Annesi) Viktoriya ...) iş bu sözleşmenin 3.1.maddesinde yer alan şartların yerine getirilmesinin ardından, şirket sermayesinin toplam %50’sine (yüzde ellisine) karşılık gelen, şirkette mevcut beheri 1.000,00-TL nominal değerli 8.500 (sekizbinbeşyüz) adet sermaye payını, Devralan ... ...’e (T.C.No: ....) toplam 13.000.000,00 TL (onüçmilyon Türk Lirası) bedel üzerinden devretmeyi beyan, kabul ve taahhüt eder. " düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesinin incelenmesinde ise; devredenin ... ... velayeten/temsilen ... ..., hisseleri devralanın ise; ... ... olduğu, 1.3. İşbu Sözleşme, .... ... Sanayi Bilişim Hizmetleri Makina İmalat Elektronik İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi’nin devreden tarafından devralana kararlaştırıldığı, sözleşme kapsamında devredilen pay miktarının 17.000 (onyedibin) adet olup devredilen paylarının değerinin 17.000.000,00-TL olduğu, toplam hisse devir bedelinin 20.000.000,00-TL olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin "Sözleşmenin Konusu" başlıklı 2.maddesinde; 2.1.alt bendinde "İşbu Sözleşme, taraflar arasında 17.03.2020 tarihinde imzalanan-Şirket Hisse Devri ve Özel Pay Sahipleri Sözleşmesini tamamen hükümsüz kılmaktadır. Taraflar, işbu Sözleşmenin imzalanması ile birlikte 17.03.2020 tarihli Sözleşmenin tamamen hükümsüz kaldığını, taraflar arasındaki geçerli sözleşmenin işbu Sözleşme olduğunu beyan, kabul ve taahhüt ederler. " hükmüne yer verildiği, 3.3. Maddesi gereğince belirlenen bu hisse bedelinin devralan tarafından devredene toplamda 20 (yirmi) eşit taksit halinde ve her ay 1.000.000,00-TL ödenmek kaydıyla ödeneceği, sözleşmenin imzalanmasını müteakip ilk 3 (üç) ay (Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında 100.000,00-TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin 5.3.17.03.2020 tarihli sözleşme uyarınca devir alan tarafından hisse devir bedeli olarak devir edene yapılan ve şirket borçlarını ödemek için kullanılan bedeller nedeni ile devir edenin, devir alandan ve şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmamaktadır. 17.03.2020 tarihli sözleşme uyarınca devir alan tarafından iş bu sözleşmenin imzalandığı tarihe kadar yapılan ödemeler de göz önüne alınarak pay devir bedeli (hisse bedelleri) belirlenmiştir. Şirket muhasebe kayıtlarına göre şirketten alacaklı durumunda olan devir eden, şirketten olan alacaklarının bundan sonra devir alana ait olduğunu (555.936,19-TL (beş yüz elli beş bin dokuz yüz otuz altı Türk Lirası on dokuz kuruş) hariç bu bedel 2021 yılının Kasım ayında devir edene ödenecektir) bu alacakları ile ilgili olarak şirketten ve devir alandan herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını kabul beyan ve taahhüt eder." hükümüne yer verildiği, sözleşmenin 5.4 maddesinde ise; ... plakalı... ve ... ili Çankaya ilçesi Çayyolu-1 mahallesi, 44406 ada 01 parselde bulunan gayrimenkul Şirket tarafından devir edene işbu sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren dört ay içerisinde intikal ettirilecektir." düzenlemesine yer verildiği, 5.6 maddesinde ise; iş bu protokolün hisseleri devir alan ... ...'e yükümlemiş olduğu borç ve yükümlülüklerinden dolayı ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin garantör sıfatı ile sorumlu olduğu ve bu nedenle protokolün .... A.Ş tarafından garantör sıfatı ile imzalanacağının açıkça belirtildiği saptanmıştır. Kahramankazan CBS'nin █████████ sor. sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş, yapılan soruşturma neticesinde; █████████ karar numaralı karar ile “müştekinin şikâyetine konu dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı, olayın hukuki mahiyette bir olay olduğu, tehdit suçundan yapılan soruşturmada ise şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, KYOK kararının ... Batı Sulh Ceza Hâkimliğinin █████/2022 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verilmekle kesinleştiği görülmüştür. Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan ve taraf tanıklarının ayrıntılı beyanları alındıktan sonra dosyamız konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava dosyasına sunulmuş belgelerden davacı ve davalılardan ... ... arasında imzalanmış Hisse Devir Sözleşmesine ilişkin olarak belirlenen tutarın ödenmiş olması nedeniyle ...… A.Ş.’nin Garantör sıfatının sona erdiğinin söylenebileceği, hisseleri devre konu olan dava dışı ...….A.Ş.’nin 2015-2020 yılları arası ticari defterlerinin yılbaşı açılış ve yılsonu kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, hisse devrine ilişkin hususların defterlere kaydedilmiş olduğu, defter bakiyelerinin birbirini teyit ettiği bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyacağı kanısına varılmış olmakla birlikte bu hususun Mahkemenin takdirlerinde olduğu, rapor içeriğindeki bölümlerde detaylı olarak açıklandığı üzere şirket hisselerinin devri nedeniyle verilmiş olan taşınır ve taşınmaz değeri dâhil tüm hisselerinin toplam satış bedelinin 35.032,953,00-TL olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeler uyarınca bir kısım ödemenin taksitle yapılacağı gözetildiğinde sözleşme tarihinden sonra yapılacak ödemeler ödeme tarihleri nazara alınarak iskontoya tabi tutulduğunda ödenecek tutarın 31.483.534,07 TL olarak esas alındığı, Devredilen Şirket değeri belirlenirken iki farklı yönteme göre hesaplama yapılması ve bu iki yöntemle bulunacak değerlerin ortalamasından hareket edilmesinin uygun olacağı değerlendirildiğinden, rayiç (piyasa) değerinin hesaplamasında; Pazar Yaklaşımı Kapsamındaki Yöntemlerden “Borsadaki Kılavuz Emsaller Yöntemi” çerçevesinde “Şirket Değeri / FAVÖK" katsayısı ile maliyet yaklaşımı kapsamındaki toplama yönteminin esas alınmış olduğu, bilirkişi heyetindeki değerleme uzmanı hesaplamasına göre; █████/2020 hisse satış tarihi itibarıyla şirketin özkaynaklarının piyasa değerinin 36.241.299,02-TL olduğu, buna göre şirket aktif varlıklarının piyasa rayiç değerinin (Finansal Kiralama Yolu ile edinilen Varlıkların rayiç değerleri dâhil) 77.330.035,10-TL, şirket borçlarının rayiç değerinin ise; 41.088.736,08-TL, şirket hisselerinin satış değerinin (sözleşme tarihinden sonra taksitlerle yapılacak kısım iskontoya tabi tutulduğunda) 31.483.537,07-TL esas alındığında; özkaynakların piyasa değerinin (36.241.299,02-TL-31.483.537,07 TL) 4.757.764,95-TL altında bir bedel ile satıldığı, buna göre satış değerinin şirketin piyasa değerinin %13,13 altında olduğu, borsadaki kılavuz emsaller yöntemine göre özkaynakların toplam rayiç (piyasa) değerinin ise; 52.664.991,62-TL, rayiç değerlerin borsadaki kılavuz emsaller yöntemine göre yapılan hesaplamadaki ortalama değerin (Özkaynaklar+Değerleme Tutarı/2) (36.241.299,02 TL+52.664.991,62 TL/2) 44.453.145,32-TL olduğu, hisse devri nedeniyle (iskonto edilmiş tutar) 31.483.537,07 TL ödenmiş olduğundan, şirket hisselerinin -12.969.611,25 TL altında bir bedel ile satıldığı, buna göre satış değerinin piyasa değerinin % %29,18 altında olduğu, bilirkişi heyetindeki SMMM bilirkişinin hesaplamasına göre ise; 28.05.2020 tarihi itibariyle şirket özkaynakları piyasa değerinin 21.971.908,80 TL olduğu, buna göre şirket aktif varlıklarının piyasa rayiç değerinin 63.060.644,88-TL, şirket borçlarının rayiç değerinin 41.088.736,08 TL, şirket hisseleri satış değeri 31.483.537,07 TL esas alındığında, özkaynakların piyasa değerinin (21.971.908,80 TL-31.483.537,07 TL=) 9.511.628,27-TL fazla bir bedelle satıldığı, buna göre satış değerinin şirketin piyasa değerinin % 30,22 üstünde olduğu, borsadaki Kılavuz Emsaller Yöntemine göre özkaynakların toplam rayiç (piyasa) değerinin 52.664.991,62-TL, rayiç değerlerin borsadaki kılavuz emsaller yöntemine göre yapılan hesaplamadaki ortalama değerlerinin (Özkaynaklar+Değerleme Tutarı/2) (21.971.908,80 TL+52.664.991,62 TL/2=) 37.318.450,21-TL olduğu, hisse devri nedeniyle 31.483.537,07-TL ödenmiş olduğundan, şirket hisselerinin -5.834.916,14 TL rayiç değerinin altında satıldığı, buna göre satış değerinin piyasa değerinin % -15,64 altında olduğu, başında 17 Mart 2020 tarihinde şirket hisselerinin % 50’sinin satıldığı, sokağa çıkma ve kısa çalışma uygulamalarının yaşandığı döneminde 28 Mayıs 2020 tarihinde ise davaya konu kalan hisse satışının yapıldığı, Dünya’nın ve Ülkemizin içinde bulunduğu olağanüstü şartlar göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında gerçekleşmiş hisse devri nedeniyle davacı zararının oluştuğunun kabul edilemeyeceği, yukarıda yer alan hesaplamalara göre, davaya konu şirket hisseleri rayiç değeri ile satış değeri arasındaki farkın TBK 28. Maddesinde düzenlenen ve Yargıtay içtihatlarıyla belirlenen oransızlık nispetinde sayılmayacağı ve gabinin objektif şartlarının oluştuğunun ileri sürülemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin gerekçeli itirazlarının irdelenmesi için aynı heyetten ek rapor temin edilmiştir. Dosyamıza sunulan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; hisseleri devre konu olan dava konusu ...….A.Ş.’nin hisse devir tarihi itibariyle kaydi değer (Defter Değeri) bilançosunda Aktif Varlıkları toplamının 74.582.019,65-TL, pasif kaynakları toplamının ise; 58.086.053,24-TL, özkaynaklarının 16.495.966,41-TL olduğu, davalı vekilinin bilirkişi heyet raporuna itirazı üzerine davalı şirket kayıtlarının tekraren tetkikinde Aselsan A.Ş.’den tahsil edilen Sipariş Avansları bakiyesinin 2.685.724,65 USD olduğu, söz konusu tutarın devir tarihi kuru ile güncellenmemiş olduğu, şirket rayiç değerinin doğru hesaplanabilmesi için avans tutarının T.C.M.B. tarafından yayınlanan gösterge niteliğindeki 28.05.2020 tarihli efektif satış kuru baz alınarak güncellenmesi gerekeceği, davalı şirket nezdinde bulunan Aselsan A.Ş.’den tahsil edilmiş 2.685.724,65 USD’nin devir tarihi itibariyle TL tutarının (2.685.724,65 USDx6.7831=) 18.217.538,88-TL olacağı, anılan tutarın iskonto sonrası değeri 17.068.808,10 TL olarak rayiç değer bilançosunda dikkate alındığı, yeniden yapılan değerleme uzmanı hesaplamasına göre █████/2020 satış tarihi itibarıyla şirketin özkaynakları piyasa değerinin 31.054.931,91 TL olduğu, buna göre şirket aktif varlıklarının piyasa rayiç değerinin (Finansal Kiralama Yolu ile edinilen Varlıkların rayiç değerleri dâhil) 77.330.035,10 TL, şirket borçlarının rayiç değerinin 46.275.103,19-TL, şirket hisseleri satış değeri (sözleşme tarihinden sonra taksitlerle yapılacak kısım ıskontoya tabi tutulduğunda) 31.483.534,07-TL esas alındığında, özkaynakların piyasa değerinin (31.054.931,19 TL-31.483.537,07 TL) 428.602,16-TL üstünde bir bedelle satıldığı, buna göre satış değerinin şirketin piyasa değerinin +%1,36 üstünde olduğu, borsadaki Kılavuz Emsaller Yöntemine göre özkaynakların toplam rayiç (piyasa) değerinin 47.159.662,94-TL, rayiç değerlerin Borsadaki Kılavuz Emsaller Yöntemine göre yapılan hesaplamadaki ortalama değerin; (Özkaynaklar+Değerleme Tutarı/2) (31.054.931,91 TL+47.159.662,94 TL/2=) 39.107.297,42-TL olduğu, hisse devri nedeniyle (iskonto edilmiş tutar) 31.483.534,07-TL ödenmiş olduğundan, şirket hisselerinin piyasa rayicinin -7.623.763,35 TL altında bir bedel ile satıldığı, buna göre satış değerinin piyasa değerinin % 24,22 altında olduğu, 28.05.2020 tarihi itibariyle şirket özkaynakları piyasa değerinin 16.785.541,69-TL olduğu, buna göre şirket aktif varlıklarının piyasa rayiç değerinin 63.060.644,88-TL, şirket borçlarının rayiç değerinin 46.275.103,19-TL, şirket hisseleri satış değeri 31.483.534,07-TL esas alındığında, özkaynakların piyasa değerinin (16.785.541,69 TL-31.483.534,07 TL) 14.697.992,38-TL fazla bir bedel ile satıldığı, buna göre satış değerinin şirketin piyasa değerinin % 46,68 üstünde olduğu, borsadaki Kılavuz Emsaller Yöntemine göre özkaynakların toplam rayiç (piyasa) değerinin 47.159,662,94 -TL, rayiç değerlerin Borsadaki Kılavuz Emsaller Yöntemine göre yapılan hesaplamadaki ortalama değerlerin; (Özkaynaklar+Değerleme Tutarı/2) (16.785.541,69 TL+47.159.662,94 TL/2) 31.972.602,31-TL olduğu, hisse devri nedeniyle 31.483.534,07-TL ödenmiş olduğundan, şirket hisselerinin -489.060,25 TL rayiç değerinin altında satıldığı, buna göre satış değerinin piyasa değerinin % -1,55 altında olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, sunulan ek rapor dosya kapsamındaki veriler ile dosya kapsamına uygun görülmekle; usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek Mahkememiz'ce yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporu incelendiğinde; her iki raporda da bilirkişi heyetinde görevli SMMM bilirkişisi Celal Koca ile şirket değerlemesi konusunda uzman akademisyen bilirkişiler Prof. Dr. Burak Pirgaip ve Prof. Dr. Güven Sayılgan tarafından şirketin toplam varlıklarının piyasa değerinin hesaplamasında farklı metodoloji ve buna bağlı olarak alternatifli hesaplamaların mevcut olduğu görülmektedir. Bilirkişi heyeti asıl raporunun 50.sayfasında SMMM bilirkişisi tarafından açıkça; maddi olmayan duran varlıklar hesap grubu altında Finansal Kiralama Konusu Kıymetler alt hesabında yer alan malzemelerin rayiç bedellerinin hesaplamaya dahil edilmek suretiyle rayiç değer bialançosunun hazırlandığı, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince finansal kiralama yolu ile edinilmiş malzeme bedellerinin özkaynak hesaplamasında rayiç değer bilançosuna dahil edilemeyeceği belirtilerek şirket varlıklarının toplam değerinin hesaplandığı, belirtilen husus haricinde akademisyen bilirkişiler tarafından uygulanan hesaplama yöntemine ve açıklamalara iştirak ettikleri belirtilmiştir. Bu nedenle, Mahkememiz'ce bilirkişi asıl ve ek raporunda yer alan söz konusu hesaplama yöntem farklılıklarının hangisinin Mahkememiz'ce benimsenerek hükme esas alınacağının irdelenmesi gerekmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki; kiralayanın, mülkiyeti kendisinde kalmak üzere kiracının seçip talep ettiği taşınır veya taşınmaz bir yatırım malının zilyetliğini her türlü faydayı sağlamak üzere devretmeyi, kiracının da buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmeye finansal kiralama sözleşmesi denilir. (Eren, F: Borçlar Hukuku Özel Hükümler, ..., 2018, s.457).Ülkemiz ekonomisinin 1980’li yıllarda hızla gelişmesi üzerine ███████ sayılı Özel Finans Kurumları Kurulması Hakkındaki Kararname 1983 tarihinde yürürlüğe girdikten sonra leasing işlemlerinin hacmi arttığından 10.06.1985 tarihli ve 3226 sayılı FFK yürürlüğe konulmuştur. 3226 sayılı Yasa ile ilgili Yasaya uygun olarak 28.09.1985 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan birkaç yönetmelikle yasal çerçeve düzenlenmiştir. Bu yönetmeliklerden ilki, Bakanlar Kurulunca çıkarılan 11.09.1985 tarihli ve ███████ sayılı "Finansal Kiralama İşlerinde Süre ve Sınırın Tespitine Dair Yönetmelik" olup bu yönetmelik daha sonra yerini 06.06.1992 tarihli ve ███████ sayılı "Finansal Kiralama İşlemlerinde Süre ve Sınırın Tespitine Dair Yönetmeliğe" bırakmıştır. İkinci yönetmelik "Finansal Kiralama İşlemlerinde Bulunacak Şirketlerin Kuruluş ve Şube Açmaları ile Denetlenmelerine Dair Yönetmelik" olup bu da yerini,10.10.2006 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğe" bırakmıştır. Söz konusu yönetmelikte 26.3.2008, 14.1.2011 ve 24.2.2011 tarihlerinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır....Sicile Tesciline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Genelge Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir (Tuncay, A./Deynekli, A: Yargıtay Kararları Işığında Finansal Kiralama Sözleşmesi, ..., 2019, s. 17 vd.).6361 sayılı Finansal Kiralama Kanununun (FFK) Geçici 1, 2 ve 4. maddelerine göre bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklara önceki mevzuat hükümleri uygulanacağından, eldeki uyuşmazlık bakımından anılan Kanun’dan önce yürürlükte bulunan 3226 sayılı Mülga FFK ve önceki yönetmelik hükümleri uygulanacaktır.Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayan şirkete aittir. Ancak taraflar sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilirler (m. 9). Kiracı, sözleşme süresince finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü faydayı elde etmek hakkına sahiptir. Kiracı, finansal kiralama konusu malı sözleşmede öngörülen şart ve hükümlere göre itinayla kullanmak zorundadır. Sözleşmede aksine hüküm yok ise kiracı, malın her türlü bakımından ve korunmasından sorumlu olup, bakım ve onarım masrafları kiracıya aittir (m. 13). Kural olarak kiracı, finansal kiralama konusu maldaki zilyetliğini bir başkasına devredemez (m. 15)." (YHGK'nın 06.02.2020 tarih, ███████-1647E., ███████K. sayılı ilamı) Konu ile ilgili olarak YHGK'nın 06.05.2015 tarih, ███████-1941 E., █████████K. sayılı ilamında açıkça; finansal kiralama sözleşmelerinin yapısı ve amacı itibariyle kira bedellerinin ödenmesi akabinde mülkiyeti devreden niteliğinin mevcut olduğu vurgulanmıştır. Yine, YHGK'nın 22.10.2003 tarih, ███████-535E., ████████K. sayılı ilamında; "3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 1.maddesi ile finansal kiralama münasebetinin “finans sağlamaya” yönelik bir tip sözleşme olduğu amaçlanmıştır. Bu tür sözleşmede; finansman şirketi sözleşmeye konu malın hukukî mülkiyetini muhafaza ederken, ekonomik mülkiyet ve zilyedlik, malı teslim alan kiracıya geçmektedir." tespitine yer verilerek finansal kiralama sözleşmesi süresince finansal kiracının kiralama konusu malların hukuken maliki olmadığı sadece zilyedi sıfatına sahip olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu doğrultuda değinilen YHGK ilamları ve 6261 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümleri gözetildiğinde ise; dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporunda yer alan alternatifli hesaplamalardan dosyamızda hisseleri devre konu ... ... Sanayi Bilişim Hizmetleri Makina İmalat Elektronik İnşaat ve Tic. A.Ş.'nin finansal kiracısı olduğu malların Şirketin gerçek değerinin tespitine yönelik olarak yapılan varlık hesaplamasında kendi mülkiyetinde bulunan malvarlığı unsurları olarak kabulü ve buna göre hesaplama metodolojisi içeren akademisyen bilirkişilerin hesaplama yöntemi Mahkememiz'ce benimsenememiştir. Bu nedenle, dosyamıza sunulan asıl ve ek raporda yer alan alternatifli hesaplamalardan SMMM bilirkişisi Celal Koca tarafından yukarıda ayrıntılı olarak atıf yapılan Yargıtay içtihatlarına uygun hesaplama metodolojisi içeren ve bilirkişi heyeti ek raporunda yer alan hesaplama ve hesaplama sonuçları Mahkememiz'ce hükme dayanak değerlendirmeye esas alınmak gerekmiştir.Dosyamızda dava dilekçesinde ileri sürülen maddi ve hukuki olgulara göre davacı yan vekili dava konusu şirket hisse devri yönünden aşırı yararlanma iddiasına dayalı olarak talepte bulunmuştur. Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 28.m. bağlamında aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır. Gabinin varlığı zarar görene (sömürülene), sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek iptal davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme hakkı verir.Hemen belirtmek gerekir ki gabin davasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığı takdirde zarar gördüğünü iddia edenin kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü psikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler yani sübjektif unsur derinliğine araştırılıp incelenmelidir. gabin hukuksal nedeni yönünden ise bilindiği üzere, aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilebilmesi içini, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşımak şeklindeki sübjektif unsurun da gerçekleşmesine bağlıdır. Bu bilgiler ışığında yapılan yargılama ve bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının aşırı yararlanma olgusuna dayalı olarak taraflar arasında imzalanan limited şirket hisse devir sözleşmesi yönünden hisse devir bedeline ilişkin oransızlığın giderilerek aradaki farkın davalılardan tahsili aksi takdirde (ekonomik) ahlaka aykırılık sebebiyle sözleşmenin hükümsüz sayılmasını müteakiben devre konu şirket hisselerinin taraflarına iadesine, hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen maddi zararın tazminini talep ettiği, davacının dava konusu terditli talepleri yönünden ... sayılı TBK'nın 28.m. gereğince gabin koşullarının oluştuğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında şirket hisse devir sözleşmesindeki devir bedeli ile hisseleri devre konu şirketin devir tarihindeki toplam varlıkları arasındaki farkın % 25’in altında olması halinde söz konusu farkın aşırı yararlanmanın objektif unsurunu oluşturmadığı, ancak söz konusu oranın üstündeki oranlarda özellikle %30-%50 nispetin mutlak olarak gabin oluşturmamakla birlikte davaya bakan hakimin gabinin objektif unsurunun oluşup oluşmadığı noktasında takdir hakkına sahip olduğu kabul edildiği, dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti ek raporunda yer alan alternatifli hesaplamalardan Mahkememiz'ce benimsenen SMMM bilirkişisinin ek raporda hisseleri devre konu şirketin devir tarihindeki toplam varlıklarını (sözleşme süresi içerisinde şirketin malvarlığına intikal etmediği sabit olan finansal kiralama konusu mallar varlık ve özkaynak hesaplamasında şirketin malvarlığına dahil etmeksizin) hesapladığı miktarı ile hisselerin devir bedeli karşılaştırıldığında; taraf edimleri aşırı oransızlık iddiasının kanıtlanamadığı, nitekim ek raporda aynı bilirkişinin hesaplaması sonucunda şirket hisselerinin devir tarihi olan 28.05.2020 tarihi itibariyle şirket özkaynaklarının piyasa değerinin 16.785.541,69-TL olduğu, buna göre şirket aktif varlıklarının piyasa rayiç değerinin 63.060.644,88-TL şirket borçlarının rayiç değerinin ise; 46.275.103,19-TL, şirket hisselerinin satış değerinin 31.483.534,07-TL esas alındığında, özkaynakların piyasa değerinin (16.785.541,69 TL-31.483.534,07-TL) 14.697.992,38-TL fazla bir bedel ile satıldığı, buna göre satış değerinin şirketin piyasa değerinin % 46,68 üstünde olduğu, borsadaki kılavuz emsaller yöntemine göre özkaynakların toplam rayiç (piyasa) değerinin 47.159,662,94-TL, rayiç değerlerin borsadaki kılavuz emsaller yöntemine göre yapılan hesaplamadaki ortalama değerlerinin (Özkaynaklar+Değerleme Tutarı/2) (16.785.541,69-TL+47.159.662,94-TL/2) 31.972.602,31-TL olduğu, hisse devri nedeniyle 31.483.534,07-TL ödenmiş olduğundan, şirket hisselerinin -489.060,25 TL rayiç değerinin altında satıldığı, buna göre satış değerinin piyasa değerinin % -1,55 altında olduğunu açıkça belirttiği, bu durumda davacının gabinin objektif unsurunun (edimler arasında aşırı oransızlık) iddiasını ve buna bağlı olarak ekonomik ahlaka aykırılık nedeni ile hükümsüzlük iddialarını kanıtlayamadığı dikkate alındığında; açıklanan gerekçelerle haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 341.550,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 340.934,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 808.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6-6325 sayılı yasanın 11. ve 13. m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Başkan ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Üye ....¸e-imzalıdır Katip ....¸e-imzalıdır