2. Asliye Ticaret Mahkemesinin adi takipten kaynaklanan iflas davasında, tahkim anlaşmasının yargı yetkisi itirazına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı taraf, bir santral projesi alt sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla davalılara karşı başlattığı iflas takibine davalıların haksız itirazları sonrası, bu itirazların kaldırılması ve davalıların iflasına karar verilmesini talep ederken; davalılar ise aralarındaki sözleşmelerde bulunan tahkim hükümlerine dayanarak uyuşmazlığın münhasıran tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğini, icra dairesinin yetkisiz olduğunu ve davacının tahkim anlaşmasına rağmen iflas davası açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın tahkim itirazı nedeniyle usulden, diğer yandan ise esastan reddini istemektedir.

T.C. ........ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
........
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından; .......... PSS Kombine Çevrim Elektrik Sanfrali Projesine İlişkin İnşaat ve Mobilizasyon Hazırlık Çalışmaları ile ilgili Alt Sözleşme'den kaynaklanan alacak hakları uyarınca 01.10.2024 tarihinde davalılara karşı ........ 8. İcra Müdürlüğü, ██████████ sayılı dosya ile iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalılar tarafından, 09.10.2024 tarihinde borca haksız şekilde itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, 14.10.2024 tarihinde davalılar aleyhine ........ Arabuluculuk Bürosu nezdinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ........ Arabuluculuk Bürosu ███████████ sayılı dosya ile arabuluculuk süreci anlaşmama olarak sonuçlandığını, 14.10.2024 tarihli arabuluculuk başvurusundan sonra davalılar tarafından açılmış olan ........ 20. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ esas sayılı dosya ile ödeme emrinin tebliği işleminin iptaline karar verildiğini, bu karar uyarınca ........ 8. İcra Müdürlüğü ██████████ sayılı dosyada ödeme emrinin yeniden tebliğ edildiğini, davalılar tarafından, █████/2024 tarihinde yeniden gönderilen ödeme emrine █████/2024 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalılar tarafından yeniden ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine ███████████ dosya numaralı arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ........ Arabuluculuk Bürosu ███████████ sayılı dosya ile arabuluculuk süreci anlaşmama olarak sonuçlandığını, davalılar tarafından borca haksız şekilde edilmiş olması nedeniyle ........ 8. İcra Müdürlüğü ██████████ sayılı dosyada itirazın kaldırılmasını ve davalıların iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ........ 8. Genel İcra Dairesi’nin ██████████E. sayılı dosyası üzerinden kendilerine ödeme emri gönderince, müvekkili şirketlerin, ödeme emirlerine süresi içerisinde itiraz ettiğini ve müvekkili şirketler ile davacı arasında çıkacak uyuşmazlıkların yalnızca tahkim yoluyla çözüleceğine dair yazılı tahkim anlaşmaları bulunduğu için İcra Dairesi’nin yetkili olmadığını da özellikle belirterek borca itiraz ettiğini, davacı, dava dilekçesinde, iflas davasının kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle tahkime elverişli olmadığını, Yargıtay’ın da bu yönde içtihadı olduğunu ifade ederek müvekkili şirketlerin, ........ 8. Genel İcra Dairesi’nin ██████████ E. sayılı dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçelerinde yer verdiği tahkim itirazlarının reddini talep ettiğini, davacı ve müvekkili ... Güç Sistemleri arasında imzalanan Birinci Tadil Sözleşmesi’nin 6.10. maddesine, İkinci Tadil Sözleşmesi’nin 7.10. maddesine ve Üçüncü Tadil Sözleşmesi’nin 6.10. maddesine ve Alt Yüklenici Sözleşmesi’nin Genel Koşullar kısmının 35. ve Özel Koşullar kısmının 35.2. maddesine göre davacı ile müvekkili ... Güç Sistemleri arasında bir ihtilaf çıkması halinde uyuşmazlık münhasıran Dubai Uluslararası Finans Merkezi - LCIA Tahkim Merkezi’nin Tahkim Kuralları’na göre atanacak üç hakem tarafından nihai olarak çözüme kavuşturulacağını, davacının da kabul ettiği üzere, tarafların tahkim iradesinin açık ve kesin olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık da, taraflardan birinin yukarıda anılan sözleşmelerden kaynaklandığını iddia ettiği bir para alacağına ilişkin olduğunu, bu uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu konusunda şüphe olmadığını, haliyle davacı ile müvekkili ... Holding açısından da tarafların tahkim iradesi açık ve kesin olduğunu, nitekim, davacı bu tahkim anlaşmasının varlığına ya da geçerliliğine de itiraz etmediğini, vakıayı çekişmeli kılmayarak, tahkikat dışında bırakıldığını ve tahkim anlaşmasının varlığını kabul ettiğini, davanın tahkim ilk itirazımız doğrultusunda HMK’nın 116. maddesi gereği usulden reddine,
davacı iflas takibi yapma ve tahkim itirazına rağmen iflas davası açma hakkını TMK’nın 2. maddesindeki Dürüstlük Kuralı’na aykırı bir şekilde kötüye kullandığından ve çelişkili davranış yasağını ihlal ettiğinden davanın esastan reddine, bu talepleri kabul edilmezse, davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği bir alacağı bulunmadığından davanın esastan reddine,
Alt İşverenlik Sözleşmesi, Tadil Sözleşmeleri ve Ana Şirket Garantisi’nde tahkim anlaşması olduğunu bilmesine rağmen, tahkim iradesini uygulanamaz kılmak için kötüniyetli bir şekilde ve Dürüstlük Kuralı’na aykırı olarak takipli iflas yoluna başvuran Davacı’nın reddedilen miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının HMK’nın 329 uncu maddesi uyarınca disiplin cezasına mahkum edilmesine
karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davanın, eser sözleşmesinden ve ana şirket garanti sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan iflas takibine yönelik itirazın kaldırılması ile davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, davanın yasal dayanığının 2004 sayılı İİK'nın 156/3. maddesi olduğu,
Davacı vekili tarafından; taraflar arasında 16.03.2017 tarihinde ..........-SA-008 Sözleşme Numaralı .......... PS5 Kombine Çevrim Güç Santrali Projesi İnşaat ve Mobilizasyon Hazırlık İşleri ile İlgili Alt Sözleşme (“Alt İşverenlik Sözleşmesi”) imzalandığı; daha sonra Alt İşverenlik Sözleşmesi’nin, önce 23.04.2017 tarihinde Birinci Tadil Sözleşmesi (“Birinci Tadil Sözleşmesi”) ile, daha sonra ise 19.02.2018 tarihinde İkinci Tadil Sözleşmesi (“İkinci Tadil Sözleşmesi”) ile tadil edildiği, Davacı ile ... Holding arasında 11.07.2018 tarihinde Alt İşverenlik Sözleşmesi ile ilgili olarak Ana Şirket Garantisi Sözleşmesi (“Ana Şirket Garantisi”) imzalandığı; Ana Şirket Garantisi ile ... Holding’in, ... Güç Sistemleri’nin Alt İşverenlik Sözleşmesi’nden doğan ödeme yükümlülüklerine ilişkin garantörlük üstlendiği; belirtilen sözleşmelerin akdedilmesinden sonra, Alt İşverenlik Sözleşmesi’nin 22.10.2018 tarihinde Üçüncü Tadil Sözleşmesi (“Üçüncü Tadil Sözleşmesi”) ile tekrar tadil edildiği; Davacı’nın, Alt İşverenlik Sözleşmesi uyarınca üstlendiği işleri yerine getirmesine rağmen ... Güç Sistemleri tarafından sözleşme konusu ödemelerin yapılmadığı, bu sebeple ........ 8. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı dosyası ile davacı tarafından iflas takibi yapıldığını belirterek, itirazın kaldırılması ile davalıların iflasına karar verilmesinin istendiği,
Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise; taraflar arasındaki sözleşmeye göre tahkim şartı bulunduğu, Yargıtay'ın değişen güncel içtihadına göre geçerli tahkim şartı varsa, genel iflas yoluyla takip yapılamayacağını; eğer takip yapılmış ve itiraz edilerek durmuşsa itirazın kaldırılması ve iflasa karar verilmesi davası açılamayacağını; eğer bu dava açılmışsa davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının tahkime başvurmadan dava açmış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davacının iflas takibi yapma ve tahkim itirazına rağmen iflas davası açma hakkını TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kötüye kullandığından ve çelişkili davranış yasağını ihlal ettiğinden davanın esastan reddini, davacının müvekkili şirketlerden talep edebileceği bir alacağı bulunmadığından davanın esastan reddini, alt İşverenlik Sözleşmesi, tadil sözleşmeleri ve ana şirket garantisinde tahkim anlaşması olduğunu bilmesine rağmen, tahkim iradesini uygulanamaz kılmak için kötüniyetli bir şekilde ve dürüstlük kuralına aykırı olarak takipli iflas yoluna başvuran davacının reddedilen miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkûm edilmesini, davacının HMK’nın 329' uncu maddesi uyarınca disiplin cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini, uyuşmazlık bakımından İngiliz ve Galler Hukukunun uygulanmasını talep ettiği,
Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında düzenlendiği tadil edildiği ihtilaflı olmayan eser sözleşmesinden ve ana şirket garanti sözleşmesinden kaynaklanan ve ........ 8. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile takibe konulan miktar bakımından davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığı, davacının tahkime başvurmadan dava açıp açamayacağı, uyuşmazlık bakımından hangi ülke hukukunun uygulanacağı konularından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Tahkime ilişkin hükümler HMK’nın 407-444. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Özel hukuka ilişkin uyuşmazlıkların mahkemeler dışında tahkim yolu ile çözümü, tarafların yapacağı bir tahkim sözleşmesi ile mümkündür. Yani, tahkim sözleşmesi, tahkim yargılamasının temelini oluşturur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 412. maddesinde; “(1) Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.
(2) Tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabilir.
(3) Tahkim sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması yeterlidir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de tahkim sözleşmesi yapılmış sayılır” şeklinde tahkim sözleşmesinin tanımı yapılmıştır.
Tahkim sözleşmesinde tahkim iradesi açık, kesin ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek derecede ortaya konulmalıdır. Uyuşmazlığın genel yol olan devlet yargılamasının dışına çıkarılarak taraf iradeleri ile tahkimin kapsamına alınması ve hakemde çözüleceğinin kabul edilmesi istisnaî bir durum olduğundan, tahkim sözleşmesinin geçerliliği de açık ve kesin bir tahkim iradesinin varlığını gerektirmektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 413. maddesine göre tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.
Uyuşmazlığın tahkim yoluyla ve hakemler vasıtasıyla çözümlenmesinin kararlaştırıldığı hâllerde, aleyhine dava açılan davalı tarafın ileri süreceği tahkim itirazı, HMK’nın 116. maddesinde ilk itiraz olarak düzenlenmiştir. Kanun’un 116. maddesinde sınırlı (tahdidi) olarak sayılan ilk itirazlardan biri de tahkim itirazıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 117/1. maddesi gereğince ilk itirazlar arasında sayılan tahkim itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır, aksi hâlde dinlenemez. Cevap dilekçesinde tahkim itirazı ileri sürülmemiş ise, süre dolmamış olsa bile ek dilekçe verilerek tahkim itirazı ileri sürülemez.
Kanun’da ilk itirazların cevap dilekçesinde ileri sürülmesi zorunlu tutulmuş, ancak cevap süresinin uzatılması hâlinde uzatılan bu süre içinde ileri sürülebilmesine herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. (Yargıtay HGK'nın █████/2022 tarih ve 2021/(15)6-85 Esas, ████████ Karar sayılı emsal kararı).
Diğer yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesi gereğince; adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
Somut olayda, davanın █████/2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süresi içinde █████/2025 tarihli cevap dilekçesi ile davalılar vekili tarafından tahkim ilk itirazının usulüne uygun olarak ileri sürüldüğü, diğer yandan taraflar arasındaki davaya konu eser sözleşmesinde geçerli bir tahkim şartının bulunduğu anlaşılmakla HMK'nın 412 ve 413 vd. maddeleri ile 115/2.maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay HGK'nın █████/2025 tarih ve 2025/6-512 Esas, ████████ Karar sayılı emsal kararı).
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK'nın 413/1. maddesi uyarınca davalıların tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2.maddesinde yer alan; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." hükümlerine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!