İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı: Döviz kuru artışı nedeniyle anlaşmazlık yaşanan arşiv rafı üretim sözleşmesi peşinat iadesi talepli itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı şirketle arşiv rafı yapımı için akdettiği sözleşme kapsamında ödediği 33.000 TL peşinatın, döviz kurlarındaki artış gerekçesiyle davalının işi yapmaktan vazgeçmesi ve işin üçüncü bir firma aracılığıyla tamamlanmasına rağmen iade edilmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile peşinatın faiziyle birlikte iadesini ve icra inkar tazminatını talep ederken; davalı, sözleşmeyi davacının feshettiğini, ancak davacının talebi üzerine üçüncü bir firmadan ürünü temin edip kendisinin 50.000 TL peşinat ödediğini, bu işlemden zarar ettiğini ve davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ███████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : █████/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan █████/2020 tarihli sözleşme ile davalı tarafından arşiv rafı yapımı ve teslimi hususunda 110.000-TL bedelle anlaşıldığını, müvekkili tarafından peşinat bedeli olan 33.000 TL'nin █████/2020 tarihinde davalı şirkete ödendiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı tarafın kurların artması gerekçe gösterilerek işi anlaşılan bedele yapamayacağını, işi 160.000 TL bedelle yapacak başka bir firma bulduğunun bildirildiği, bu husus müvekkili tarafından kabul edilmemiş ise de davalının aradaki fark olan 50.000 TL'nin kendileri tarafından ödeneceğini belirtmeleri ve işin de gecikme riski nedeniyle müvekkilinin mecburen işin 3. firma tarafından yapılmasını kabul ettiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete ödenen dava konusu peşinat bedeli haricinde 3. firmaya da 110.000 TL ödenerek işin teslimi yapılmış ise de davalı şirkete ödenen peşinatın iade edilmediğini, sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshi nedeniyle peşinat bedelinin iadesi için başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı şirketin itirazının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup, sadece icra takibini sürüncemede bırakarak borcun ertelenmesini sağlamak amaçlı olduğunu, dava öncesinde arabulucuya başvuru yapıldığını, karşı taraf mazeret bildirmeksizin hazır olmadığından anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, haksız ve mesnetsiz borca itirazın iptali ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasındaki takibin ticari faizi ile birlikte devamını, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğinden davalı-borçlu aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ...ile raf yapımı hususunda sözleşme yapıldığını, ve davacının firmalarından raf siparişi verdiğini, davacının davalı müvekkiline sözleşmeye istinanen 33.000 TL lik bir peşinat gönderdiğini, taraflar arasında imza altına alınan fason üretim imalat tedarik sözleşmesinde herhangi bir bedelin bulunmadığını, sipariş sonrasında oluşan pandemi nedeniyle kısıtlamalar ve çalışma şartlarında değişimler olduğunu, istenen ürünlerin döviz kuruna endeksli olması neticesinde ürünlerin fıyatında ciddi bir artış olduğunu, davacı tarafın kendisinin de belirttiği üzere tek taraflı olarak kendisinin sözleşmeyi fesh ettiğini, davacı ...her ne kadar sözleşmeyi fesh etsede bu ürünlerin bir kamu kurumu ihalesi için alındığını, kendisinin bu ürünleri temin edemeyeceğini, belirtilen gün ve zamanda kurulum ve teminini yapması gerektiğini, döviz kurundaki dalgalanmaları ön göremediğini ve yapmış olduğu piyasa araştırmaları neticesinde ürünlerin istenilen zaman, fiyat ve kalitede ancak müvekkili tarafından temin edilebileceğini belirtip bu ürünler hakkında ivedilikle temin istediğini, müvekkilinin çalışma ve müşteri prensipleri doğrultusunda müşteri mağduriyetine yol açmamak için üretici firma ile irtibata geçip belirtilen tutar ve tarihlerde satış sözleşmesini imzalayıp üretim sürecinin başlaması içinde 50.000 TL peşin ödeme yaptıklarını, davacı tarafın istediği ürünlerin bilgisi dahilinde belirtilen fiyat ve kur üzerinden üretilip nakliye dahil montaj hariç şeklinde davacı ...'a teslim edildiğini, firmalarının davacı ...'tan 33.000 TL peşinat almış ise de dava dışı firmaya 50.000 TL ödeme yaptıklarını, firmalarının kar amacı gütmediğini aksine personel, ulaşım vs nedenlerle ve üretici firmaya artı 17.000 TL de ek ödeme verdiklerini ve zarara uğradıklarını, firmalarının istenilen ürünleri gerekli nitelik ve kalitede ürettirip teslim ettiklerini ve herhangi bir mağduriyete yol açmadıklarını aksine firmalarının davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, davanın eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, davacı ile davalı şirket arasında 06.07.2020 tarihinde fason üretim, imalat, tedarik sözleşmesi akdedildiği, malın cinsinin 500 adet raf olduğu, sözleşmede iş bedelinin KDV hariç 110.000,00 TL olarak belirlendiği, işin teslimi esnasında faturaya %18 KDV yansıtılacağı ve üretim ve tedarik aşamasının %30 peşinatın ödenmesi ile başlayacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafın sözleşme uyarınca 09.07.2020 tarihinde davalı şirkete peşinat bedeli olarak 33.000,00-TL banka havalesi ile ödeme yaptığı, bu aşamadan sonra davalı tarafça pandemi ve döviz kurlarında ki artış gerekçe gösterilerek işin anlaşılan bedele yapılamayacağı belirtilerek davacı tarafın kabulü ile işin yapımını üstlenecek dava dışı bir firma ile anlaşma yapıldığı, davalı tarafın bu firma ile iş bedeli olarak 160.000,00 TL üzerinden anlaştığı, işin tamamlanmasından sonra işi yapan dava dışı firmaya, davacı tarafından KDV dahil 110.000,00 TL, davalı şirket tarafından ise KDV dahil 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari koşullar başlıklı 8.maddesinde "işi yapan, ekonomik kriz, savaş, doğal afetler gibi beklenmeyen hallerin ortaya çıktığı iddiasıyla taraflar arasındaki sözleşmenin koşullarının değiştirilmesini talep etmemeyi taahhüt etmiştir." denilerek değişen koşullarda sözleşmede revize talep edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin diğer hususlar başlıklı maddesinin 5. Fıkrasında taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak değişikliklerin yazılı olması gerektiğinin kararlaştırıldığı, tarafların sözleşmenin değiştirildiğine ilişkin yazılı bir delil sunamadığı, dolayısıyla taraflar arasında devam eden sözleşme uyarınca davalının pandemi ve dolar kurundaki değişiklikler dolayısıyla fiyat artışı talep edemeyeceği, davacının davalı ile sözleşme bedeli olarak 110.000,00 + 19.800,00 (%18 KDV)=129.800,00 TL olarak anlaştığı, yapılan iş karşılığında davalıya 33.000,00 TL , dava dışı firmaya ise 110.000,00 TL olmak üzere 143.000,00 TL ödeme yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulamadığı gibi, işin dava dışı firmaya yaptırılması işini davalının üstlendiği, işin tamamlanması ile faturanın davalı adına düzenlendiği, dolayısıyla davacının davalı ile arasındaki sözleşme uyarınca 129.800,00-TL ödemesi gerekirken (143.000,00-129.800,00=)13.200,00 TL fazladan ödeme yaptığı, davacı, sözleşme hükümleri ve işin ifa edilmiş olması karşısında ödenen peşinatın tamamını talep edemeyecekse de sözleşme bedelinden fazla ödediği 13.200,00 TL yi talep etmekte haklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 13.200,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, tarafların tacir ve işin ticari iş olması nedeniyle asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,00 oranında ve değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı tarafça sözleşme süresi dolmasına rağmen ifa gerçekleştirilmediği ve dava konusu işin 3. bir firmaya yaptırılmak zorunda kalındığı, mahkemece KDV tutarı hesaplaması yapılmış ise de davalı tarafça yapılan herhangi bir iş olmaması nedeniyle herhangi bir vergi ödemesinden de bahsedilemeyeceği, davalının ifa etmediği ve beyannamesini de vermediği bir iş için KDV tahsil etmesi de hukuken mümkün olmadığı, mahkemenin kararı ile davalı taraf doğmamış bir kdv bedeli oranında sebepsiz zenginleştiği, gerekçeli kararda düzenlenen faturadan bahsedilmekte ise de, söz konusu fatura davalı tarafça 3. firmaya ödenen 50.000 TL için düzenlenen fatura olduğu, KDV dahil düzenlendiği, dosyada davalı tarafça düzenlenen herhangi bir fatura olmadığı, bu itirazların reddi halinde dahi davalı vekilinin dosyaya bilirkişi incelemesi safhasında vekalet sunduğu, herhangi bir duruşmaya katılmadığı, ve herhangi bir dilekçe de sunmadığı, hiçbir emek ve mesaisi bulunmayan davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunan davalı aleyhine uygun bir icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden peşinat ödediği ancak davalının işi yapmaması nedeniyle davalı aracılığıyla aynı işi aynı bedele başkasına yaptırdığı iddiasıyla davalıya ödediği peşinatın iadesi amacıyla icra takibi başlattığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden davacı tarafından davalıya yapılan peşinat ödemesinin, işin başkasına yaptırılmış olması nedeniyle davacı tarafından davalıdan iadesinin istenip istenemeyeceğine ilişkindir. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, tarafların 110.000 + KDV bedel üzerinden anlaştıkları, davalı tarafından işin başkasına KDV dahil 160.000-TL'ye yaptırıldığı ve bu tutarın 110.000,00-TL'sinin davacı tarafından, bakiye 50.000,00-TL'sinin davalı tarafından ödendiği, davacı tarafça davalıya peşinat olarak da 33.000,00-TL ödendiği, davacı tarafından KDV dahil toplam 129.800,00-TL ödenmesi gerekirken toplam 143.000,00-TL ödendiği, dolayısıyla davacının, davalı ile arasındaki sözleşme uyarınca 129.800,00-TL ödemesi gerekirken (143.000,00-129.800,00=)13.200,00 TL fazla ödeme yaptığı, bu nedenle fazla yaptığı ödemeyi davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın 13.200,00-TL üzerinden kısmen kabulüne, takibin bu tutar üzerinden devamına, alacak tutarı yargılama sonunda belirlendiği icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmış olup, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davalı tarafın 110.000,00-TL + KDV bedelle yapmayı taahhüt ettiği işi yapmaması ve işin üçüncü kişiye yaptırılması sonucu davacı tarafça 13.200,00-TL fazla ödeme yapıldığı, davacı tarafın bu tutarın tazminini davalıdan talep edebileceği ve alacağın yapılan yargılama sonunda belirlendiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih ve 2021/... Esas, 2022/.Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.