Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinden Lavi Endüstri ile Mediplaza Sağlık arasındaki hastane gayrimenkulü satış komisyonculuk sözleşmesinden doğan alacak davası istinaf kararı.
Özet: Davacı emlak komisyonculuğu şirketi, davalı sağlık hizmetleri firmasının mali müdürünün kendi ve şirket adına imzaladığı, belirli bir hastanenin bir yıl içinde kendisi veya bağlantılı bir şirket tarafından satın alınması durumunda satış bedelinin %2si+KDV komisyon ödeme taahhüdünü içeren yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunmaktadır; iddiaya göre bu şart, müdürün ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu bir şirket tarafından taşınmazın sözleşme süresi içinde satın alınmasıyla gerçekleşmiştir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI : LAVİ ENDÜSTRİ MAMULLERİ SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : MEDİPLAZA SAĞLIK HİZMETLERİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin "Lavi Gayrimenkul" tabela ismiyle Kocaeli ve İstanbul bölgesinde uzun yıllardır emlak alım satım ve kiralama komisyonculuğu yaptığını, Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde kaim hastane niteliğindeki taşınmaz dava dışı Odea Bank Anonim Şirketi adına kayıtlı iken bu taşınmazın satış ve pazarlama işlerinin müvekkili tarafından yürütülmesinin kararlaştırıldığını, söz konusu taşınmazın 40.000.000 USD (kırkmilyonamerikandoları) değerinde bir yer olup özel bir çalışma gerektirdiğini, bu kapsamda söz konusu taşınmazın satışı için çalışmaya başladıklarını, bu esnada davalı Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin yetkilisi ...'in müvekkili şirket satış temsilcilerinden ...'ı arayarak Gebze Medical Park Hastanesi'nin sahibi olduğunu ve dava konusu taşınmazın satışını duyduklarını ve taşınmaz hakkında bilgi almak istediğini beyan ettiklerini, şirket temsilcisinin taşınmazın büyüklüğü, bedeli vesair hususlar nedeniyle telefonda bilgi verilemeyeceğini, yer gösterme sözleşmesi imzalanması gerektiğini belirttiğini, bunun üzerine davalı şirket yetkilisi şirketinin mali işlerden sorumlu müdürü olan ...'yi şirket merkezine göndereceğini kendisinin konu ile ilgili bilgilendirilmesini istediğini, bunun üzerine ...'nin 23.07.2024 tarihinde müvekkili şirketin merkezine gelerek gayrimenkul yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesini imzaladığını, sözleşmede ...'nin kendi namına ve Gebze Medical Park adına imza attığını, Gebze Medical Park'ın davalı Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin işlettiği hastane olup resmi unvanı Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, anılan sözleşme uyarınca gayrimenkulün açık tapu bilgilerine, satış bedeli vesair hususlara vâkıf olan ... kendi namına ve Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi namına gayrimenkulü 1 yıl içerisinde şahsı, ortağı veya çalışanı olduğu bir şirketi şirket ortakları, şirketin ortağı olduğu kuruluşları ya da kan veya sıhri kısımları satın alması/kiralaması halinde 40.000.000,00 USD satış bedelinin %2'si+KDV'sini davacı şirkete hizmet bedeli olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı ... ile yapılan görüşmelerden temsil ettiği şirketin taşınmazı almaktan vazgeçtiği ancak bu taşınmazı alabilecek birilerinin olduğunu beyan ettiğini, davacı şirketin söz konusu muhtemel alıcı şirketin de yer gösterme sözleşmesi imzalamak üzere kendilerine başvurmasını söylediğini, bunun üzerine davalının bu taşınmazın kendisi ve Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi aracılığıyla satılması halinde elde edilecek komisyondan %25 pay alabilmesini sağlayacak bir sözleşme ile davacı şirkete gelip imzalanmasını talep ettiğini, daha sonra ...'nin davacı şirketin satış temsilcisi ...'ı dava dışı Sancak Yatırım İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin yetkilisi ...'ın arayacağını, bu şirketin taşınmazı satın alacağını beyan ettiğini, ...'ın davacı şirket temsilcisini aradığını, taşınmazla ilgili bilgi almaya çalıştığını ancak yer gösterme ve hizmet sözleşmesi imzalamak üzere işyerine gelmediğini, akabinde taraflar satış için herhangi bir girişimde bulunmadığını, davalıların sözleşme kapsamında davacı şirketle sözleşme akdettikten sonra sözleşmede belirtilen çerçevede bağlantılı olduğu, ...'ın ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu, Sancak Yatırım İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi tarafından sözleşme konusu taşınmazın 02.08.2024 tarihinde satın alındığını, davacı şirket ile davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği dava konusu taşınmazın 1 yıl içerisinde şahsı, ortağı veya çalışanı olduğu bir şirketi şirket ortakları, şirketin ortağı olduğu kuruluşları ya da kan veya sıhri kısımları satın alması/ kiralaması halinde 40.000.000,00 dolar satış bedelinin %2'si+KDV'sini-kiralama bedelinin 1 kat kira bedeli+KDV'sini davacı şirkete hizmet bedeli olarak ödeneği kararlaştırıldığını, buna göre davacı şirketin davalılardan 800.000 USD+KDV talep hakkı bulunduğunu, Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi ve taşınmazı satın alan dava dışı Sancak Yatırım İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi arasında yer gösterme sözleşmesinde kararlaştırılan şekilde organik bir bağ bulunduğunu, dava dışı Sancak Yatırım İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi de eski unvanı olan Sancak İnşaat Turizm Nakliyat Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi adı ile 21.02.2003 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, 26.02.2003 tarih ve 5744 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ...'ın bu şirketin kurucularından olduğunu, ...'ın hem Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde kaim hastane niteliğindeki taşınmazı sözleşme akdedildikten sonra alan yeni maliki Sancak Yatırım İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin kurucusu, müştereken yönetim kurulu başkanı olduğu hem de davacı şirket ile yer gösterme sözleşmesi imzalayan Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu başkan vekili olduğu ve her iki şirketteki görev süresinin de sözleşmenin imzalandığı tarihte devam ettiğini, davalıların sırf müvekkilinin 23.07.2024 tarihli sözleşmeden doğan alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla kötüniyetli şekilde hareket etmiş ve taşınmazı dava dışı şirket adına tescil ettirerek 960.000 USD tutarında haksız menfaat temin ettiklerini, yine sözleşmeyi imzalayan şahıslar müvekkilinin taşınmazın dava dışı şirkete satışından elde edeceği muhtemel komisyondan pay almak amacıyla başka bir protokol daha imzaladığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin 23.07.2024 tarihli satılık/kiralık gayrimenkul yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesinden doğan 800.000 USD+KDV alacağın tahsili istemli iş bu davayı açtıklarını beyanla, davanın kabulüne ve 23.07.2024 tarihli satılık/kiralık gayrimenkul yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesinden doğan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 5.000,00 USD'nin arabuluculuk son tutanağının imza tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle sözleşmede yetkili kılınan bir mahkeme mevcut ise dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılabildiğini, taraflar arasında Kocaeli Mahkemeleri yetkili kılınmış olduğundan, işbu davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının da iddiasına dayanak olarak göstermiş olduğu sözleşmede, davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin müştereken imzası bulunmadığını bu nedenle de, müvekkili bakımından davanın husumetten reddini talep ettiklerini, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, mevcut olayda, müvekkili şirketi bağlayıcı bir sözleşmenin mevcut olmadığını, iddiaya dayanak sözleşme de yok hükmünde bir sözleşme olduğunu, müvekkili Şirketin Anonim Şirket olup; tek başına imza ile temsil edilemeyeceği, hukuken var olmayan bir sözleşmeye istinaden davacının taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla davacının taşınmazı satışa yetkili olup olmadığının ve akabinde davacının dava açma ehliyeti olmadığının tespiti halinde aktif husumet yönünden reddine karar verilmesini, yine devamla da haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tefrik edilen dosyadaki davalı ...'nin alacak iddiasının temelini oluşturan sözleşmeyi hem kendisi hem de şirket adına imzaladığını, dava konusu olayla bağlantılı savcılık soruşturmasının da devam ettiğini, mahkemenin bu soruşturmanın akıbetini beklemeksizin dosyayı tefrik ederek husumet yokluğu nedeniyle usulden red kararı vermesinin manidar olduğunu, tüm deliller dosya kapsamına dahil edilmeden alelacele usulden ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek dosya kapsamında mahkemece toplanan deliller gerek ise de mahkeme kararıyla sübuta erdirildiği üzere, davalı şirketin işbu taleplerin muhatabı olmadığını, davalı şirketin işbu davada hasım olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, mahkemece verilen kararda davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini göstermeye yeterli tüm delillerin dosyaya kazandırıldığını, davacının bu noktadaki iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; komisyonculuk hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminden ibarettir.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; Davacı tarafından davalılardan ... ile kendi ve diğer davalı Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi adına simsarlık sözleşmesi yapıldığını iddia ettiği, sözleşmeye göre dava konusu taşınmazın 1 yıl içerisinde şahsı, ortağı veya çalışanı olduğu bir şirketi şirket ortakları, şirketin ortağı olduğu kuruluşları ya da kan veya sıhri kısımları satın alması/ kiralaması halinde 40.000.000,00 dolar satış bedelinin %2'si+KDV'sini-kiralama bedelinin 1 kat kira bedeli+KDV'sini davacı şirkete hizmet bedeli olarak ödeneği kararlaştırıldığı, taşınmazın Sancak Yatırım İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi tarafından kiralandığı, bu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu, bu nedenle simsarlık bedelinden davalının sorumlu olduğunu belirterek eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece davalı şirketin imzaladığı bir sözleşme bulunmaması ve davalı ...'nin şirketin yetkili temsilcisi olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.
6098 sayılı TBK'nın m. 520/1'e göre simsarlığın(tellallığın) tanımı şu şekilde yapılmıştır: "Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir". Bu hüküm, mehaza uygun olarak, "Simsarlık, simsarın bir ücret karşılığında, ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşmedir" şeklinde anlaşılmalıdır.
Simsarın ücrete hak kazanma zamanı ve giderlere ilişkin alacağı TBK. m. 521 'e göre "simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır" (521/1); "simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi halinde ödenir" (521/2); "simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir" (521/son). Böylece simsar, sözleşme konusu hizmetin bir akdin kurulmasıyla sonuçlanması durumunda ücrete hak kazanmaktadır. Simsar, söz konusunu hizmeti yerine getirmezse, ücret alacağı elde edemeyecektir. Ancak sözleşmede aksi kararlaştırılabileceği gibi işin niteliğinden de aksi sonuca varılabilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6).
TBK.m.40'a göre yetkili temsilde, temsil olunanın sözleşme ile bağlı olması "Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar." şeklinde ifade edilmiştir. Bu kapsamda davalı ...'nin davalı Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'ni temsile yetkili kişilerden olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Davacı tarafından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosyası ve içeriğine dayanılmasına rağmen, Mahkemece bu soruşturmanın akıbeti beklenilmediği gibi içeriği de tartışılmamıştır. Ayrıca davalı ...'nin davalı adına başka işlemler yapıp yapmadığı da tespit edilmemiştir.
Bu durumda Mahkemece, davalı ...'nin, diğer davalı Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin yetkili temsilcisi olup olmadığının ticaret sicil kayıtlarından, SGK kayıtlarından araştırılması, davacının diğer delilleri de toplanarak davalı ...'nin, diğer davalı Mediplaza Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'ni temsil edip etmediğinin net olarak ortaya konulması, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin araştırılması ve sonucunun beklenilmesi ile oluşacak sonuca göre pasif husumet yokluğu halinde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği de gözetilerek bir karar verilmelidir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!