Bölge Adliye Mahkemesi yabancı mahkeme ilamının tanıma ve tenfiz davasında davalının savunma hakkı ihlali nedeniyle verilen ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafça, yabancı bir mahkemenin 59.840.000,00 USDlik alacak ilamının tanınması ve tenfizinin kısmi dava olarak talep edildiği davada, ilk derece mahkemesi, Türkiye ile ilgili ülke arasında ikili anlaşma mevcut olmasına rağmen, yabancı yargılamada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını ve yargılamaya hiç katılmadığını tespit ederek, bu durumun kamu düzenine aykırılık oluşturduğu ve böylesine yüksek meblağlı bir ilamın tenfiz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir; davacı vekili ise bu red kararına karşı, yabancı ilamın tercümesindeki belirli bir detayı ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO :KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...) KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVA : Tanıma Ve TenfizKARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili beyanlarında; taraflar arasında .. Bölgesi ...Yargı Konseyi ... İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ... .... Asliye Mahkemesinin ... nolu kararı ile 59.840.000,00 USD Amerikan Doları alacaklı olduğuna hükmedildiğini, söz konusu yabancı mahkeme ilamının Türkiye ile ...Cumhuriyeti arasında imzalanan hukuki ve adli iş birliği sözleşmesi uyarınca tanınması ve tenfizini talep ettiklerini, yabancı mahkeme ilamı tutarındaki değerin harcını yatıramadıkları için söz konusu davayı kısmi dava olarak açtıklarını ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ilamın 10.000,00 USD'lik kısmının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmişlerdir. Davalı vekili beyanlarında; yabancı mahkeme ilamında belirlenen değer üzerinden eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, mahkeme ilamındaki davalının dosyamız davalısı olan müvekkilleri şirket olmadığını, mahkeme ilamında davalının Taşyakan İnşaat Müteahhitliği Şirketi olduğunu doyasıyla söz konusu kararın müvekkilleri ile ilgisinin bulunmadığını, davalının ...'de herhangi bir şube açmadığını, Türkiye Cumhuriyeti ile ... Bölgesi arasında adli iş birliği sözleşmesi bulunmadığını, söz konusu kararın Türkiye Cumhuriyeti ile ...Cumhuriyeti arasındaki adli iş sözleşmesine aykırı olduğunu, yargılamada müvekkillerine herhangi bir tebligat yapılmadığını, sözleşmenin 8.maddesinde tebligatların konsolosluk ve diplomatik memurlar aracılığıyla yapılacağının kararlaştırılmış olduğunu, tanıma ve tenfize konu kararının gerekçeli karar niteliğine haiz olmadığını AİHS'ye ve Türkiye Cumhuriyet Anayasası'na göre adil yargılama hakkının ihlal edildiğini, sözleşmeye göre duruşmaya katılmamış davayı kaybeden kişinin ülkesinde karar verilen tarafın mevzuatına uygun olarak mahkemeye davet edildiğini teyit eden bir belgenin davacı tarafından ibraz edilmesi gerektiğini, MÖHUK 54/c bendine göre savunma hakkı ihlal edildiğinden tenfiz isteminin de reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettiklerini belirmişlerdir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, "Kısmi dava miktarına göre dosya heyet sınırında bulunmasa da dava değerine göre de tenfizine karar verilmesin, ilamın tenfizi niteliğinde olduğu, verilecek karar 59.840.000,00 USD ' lik ilama etki edecek bir karardır. Bu sebeple yargılamanın heyetçe görülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Dış ilişkiler genel müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Türkiye ile karar veren ... Bölgesi arasında ikili anlaşma bulunup bulunmadığı sorulmuş, yazı cevabında ikili anlaşmanın bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf anılan mahkeme ilamına ilişkin yargılamada kendilerine ilişkin tebligat yapılmadığını ileri sürmüştür.Yabancı mahkeme kararının tanınmasına ya da tenfizine karar verilebilmesi için bu kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerekmektedir.Dosyanın tarafının savunma haklarını ihlal edici nitelikte olan yargılamalar ve bunun üzerine verilen mahkeme kararları tanınması ve tenfizi mümkün olmayan kararlardır. Bu sebeple; dış ilişkiler genel müdürlüğü aracılığıyla istinabe yoluyla bu hususlarda araştırma yapılmış gelen yazı cevapları tercüme ettirilmiş, buna göre; ... Bölgesi ...Yargı Konseyi ... İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ... .... Asliye Mahkemesinin yargılama dosyasında davalı tarafa herhangi bir tebligat yapılmadığı, yargılamada taraf teşkilinin sağlanmadığı, davalının savunma hakkının açık bir biçimde kısıtlandığı tespit edilmiştir. Karara konu alacak tutarı 59.840.000,00 USD tutarında olup oldukça yüksek bir meblağı içermektedir. Bu kapsamda davalının yargılamanın hiçbir aşamasında yer almadığı bu tutardaki bir ilamın tenfizine yasal olanak bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Mahkemece Bilirkişi Yeminli Tercüman ...'ndan aldırılan raporda ... Bölgesi ...Yargı Konseyi ... İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ... .... Asliye Mahkemesinin... sayılı ilamı tercüme edildiğini, tercümesi yapılan ilamın .... sayfasının .. satırında yer alan "....davalıya kesin yemin teklifinde bulundu. ... tarihli duruşma celsesinde yemin ettirilerek durum kayıt altına alındı...." şeklindeki tespitle, davalının yargılamaya davet edildiğinin, yargılamaya ve duruşmalara katıldığının ve hatta yemin dahi ederek yeminin mahkemece kayıt altına alındığını ispatladığını, dolayısıyla mahkemece yapılması gereken işlemin, davalının yargılamaya ve duruşmalara katıldığını tespit eden bu husus uyarınca gerekli yazışmaları yaparak dava dosyasının aslını veya onaylı bir suretini celp etmek iken; eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak gerçeğe aykırı bir şekilde davalının savunma hakkının kısıtlandığından bahisle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, son olarak ilk derece mahkemesinin gerekçesinin son paragrafında yer verdiği "bireysel" değerlendirmesinin de hukuka, hakkaniyete ve yargılama etiğine aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçede alacak miktarının çok yüksek olduğu şeklinde bir kanaat belirtme ihtiyacı hissetmiş ise de, bu alacak miktarı ancak mahkeme heyetine göre yüksek olabileceğini, taraflar arasındaki uyuşmazlık boyut ve miktarına bakıldığında alacak miktarının da bununla orantılı olduğu açıkça görüldüğünü, bu değerlendirmeyle ilgili mantıklı ve tutarlı bir açıklama olarak geriye sadece; alacak miktarı sebebiyle heyetin yargılama yaparken endişeye kapıldıkları ve tarafsızlık ve bağımsızlıklarına halel getirdikleri ihtimali kaldığını, bu sebeplerle, istinaf incelemesini yapacak daireden dosyayı ilk derece mahkemesine göndermeyerek, yargılama yapılmasını ve davaya devamla talepleri doğrultusunda gerekli yazışma ve araştırmaların yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Dava değerinin 59.840.000 dolar olduğundan, harca esas değerin bu miktar gözetilerek değerlendirilmesini ve buna göre eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, ... Bölgesi ...Yargı Konseyi ... İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ... Asliye Mahkemesi kararının davalısının müvekkil şirket olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti ile ... Bölgesi arasında hukuki ve adli iş birliği sözleşmesinin olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti ve ...Cumhuriyeti arasında hukuki ve adli iş birliği sözleşmesi mevcut ise de davacının ibraz ettiği kararın bu sözleşme hükümlerine uygun olmadığını, müvekkil şirket hakkında herhangi bir yargılama yapılmamasına rağmen karar kesinleştikten sonra davacı tarafından verilen bir talep üzerine, aleyhine yargılama yapılan ... şirketi yerine müvekkil şirketin davalı yapılmasının ve kaydın sözde bu şekilde düzeltilmesinin hukukun evrensel prensiplerine, kanunlara ve kamu düzenine aykırı olduğunu, sözde mahkeme kararının gerekçeli karar niteliğinde olmadığını, davacının .... madde gereğince ibraz etmesi gereken belgeleri ibraz etmediğini, ...bendine göre savunma hakkı ihlali sebebiyle tenfiz isteminin reddinin gerektiğini, davalı şirketin ...'deki mahkemede yargılanmadığı için vekil ile temsil edildiği veya yemin eda ettiği söyleminin gerçek dışı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, tüm bu beyanlarla davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, yabancı mahkemece hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve Devlet Kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan Irak/... Bölgesi ...Yargı Konseyi ... İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ... .... Asliye Mahkemesinin █████/2014 tarih ve 2549/B2/2017 sayılı kararının Türkiye'de icra olunabilmesi için 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki kanunun 50-54. maddesi uyarınca tanınması ve tenfizi talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. MÖHUK'un 50. Maddesi gereğince; yabancı mahkeme kararlarının mahalli mahkeme kararları gibi hüküm doğurması için, mahalli mahkemelerce bir tanıma veya tenfiz karar verilmesi gerekmektedir.MÖHUK'un 56. Maddesi gereğince; Mahkemece ilâmın kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verilebilir. Bu karar yabancı mahkeme ilâmının altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır. ... bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi ..... Karar sayılı bir kararında, "MÖHUK m. 50 ve m.54 ile öngörülen tenfiz .... tarihli kararının davacının fazlaya dair tenfiz talep etme hakları saklı kalmak üzere şimdilik 22.000 Euro’ya dair kısmının kısmen tenfizine," şeklinde karar vermiş olup, tenfizi istenen kararın, kısmi olarak tenfizinin talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Eldeki davaya konu Irak/... Bölgesi ...Yargı Konseyi ... İstinaf Mahkemesi Başkanlığı ... .... Asliye Mahkemesinin kararında, davacının alacağının belirlendiği, ilamın eda kararı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi bakımından temel düzenleme olan 5718 sayılı MÖHUK'ta, bir yabancı mahkeme kararının tenfiz kararına konu olabilmesi için taşıması gereken nitelikler 50. maddede düzenlenmiştir. Bu şartlar, tenfiz kararı verilebilmesi için bir nevi ön şart niteliği taşımaktadır.Yabancı mahkeme kararlarının Türk Hukukunda tenfizi için taşınmaları gereken ön koşullar, 50.maddede, " Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye' de icra olunabilmesi yetkili Türk Mahkemeleri tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır." şeklinde ifade edilmiştir.MÖHUK'un 50.maddesindeki şartları taşıyan bir yabancı ilam hakkında tenfiz talebiyle Türk Mahkemelerine başvurulması halinde, Türk Mahkemesi, yabancı ilamı aynı kanunun 54.madde hükmünde düzenlenen tenfiz şartları yönünden incelemek durumundadır.Tanıma ve tenfizin şartları MÖHUK' un 54.maddesinde; " (...) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, b) İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması" şeklinde düzenlenmiştir.Anılan maddeye göre; tenfiz şartlarından birisi Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma veya o devlette Türk Mahkemeleri'nden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir anlaşma veya kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunmasıdır. Tenfizi istenen kararın verildiği Irak/Kürdüstan ile Türkiye Cumhuriyeti arasında, yabancı ilamların tenfizine ilişkin Mahkemece bu hususta yazılan yazıya Dışişleri Bakanlığı tarafından .... Genel Müdürlüğüne verilen ... tarihli cevabi yazıda; ülkemiz ile ...Cumhuriyeti arasında imzalanan sözkonusu anlaşmanın halen geçerli olduğu, IKBY'yi de kapsadığı ve federal bir anlaşma olduğu bildirilmiştir.MÖHUK’un 54/b maddesi gereğince yabancı mahkeme kararlarının tenfizi için aranan şartlardan ikincisi, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmamasıdır.Somut olaydaki tenfizi istenen kararın, yabancı mahkeme tarafından verilmiş olup eda hükmü içerdiği ve Irak/... Hukukuna göre kesinleştiği yönünde apostilli şerh içerdiği; kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.MÖHUK’da kabul edilen sisteme göre, tenfiz talep edilen mahkemenin, yabancı mahkeme kararını esastan inceleme ve hukuka uygunluğunu denetleme yetkisi yoktur. Ancak hâkim, kararda yer alan hüküm fıkrasının Anayasanın veya hukuk sisteminin temel ilkelerine, Türk toplumunun genel örf-adet ve ahlak telakkilerine aykırı olup olmadığını inceleyerek, yabancı bir kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Bu nedenle davalının davanın esası hakkındaki itirazları konusunda sadece kamu düzeni denetlemesi yapılmalıdır. MÖHUK’nın 54/ç maddesi gereğince, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmaması, mahkemede temsil edilmemesi ve bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında karar verilmiş olması hâllerinde ilgilinin tenfize karşı Türk mahkemesinde itiraz etmesi üzerine yabancı mahkeme kararının tenfizi mümkün olmayacaktır. Bu maddede belirtilen hususların ihlal edilip edilmediği tenfizi istenilen kararın verildiği yer kanunlarına göre belirlenecektir. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 30.03.2016 tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamının ilgili kısmı; "...Yabancı devletin usul hukukuna tabi olarak verilmiş olan bir mahkeme kararının mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığı, taraf teşkili ve kesinleşme şartları, münhasıran kararın verildiği ülkenin usul hukukuna göre tayin olunur..." şeklindedir.Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.12.2019 tarih ve ███████-272 Esas-█████████ Karar sayılı ilamına da; "Uyuşmazlık tarafının kararın verildiği ülke kanunlarındaki usule göre çağrılmasına rağmen savunma yapılmaması ve avukat görevlendirilmemesi durumunda gıyapta karar verilmesi savunma hakkının ihlali niteliğinde sayılmaz." şeklindedir.Somut olayda, davalının yargılama aşamasında kendisine tebligat yapılmadığını savunduğu, dosyaya gelen ...Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının ... tarihli yazısında, tenfiz konusu dava belgelerinin dosyaya geldiği, tercüman bilirkişi tarafından söz konu evrakların tercüme edildiği, mahkeme gerekçesinde tercüme ettirilen evraklara göre davalı tarafa herhangi bir tebligat yapılmadığı, yargılamada taraf teşkilinin sağlanmadığı, davalının savunma hakkının açık bir biçimde kısıtlandığının tespit edildiği belirtilmişse de, tercüme ettirilen evraklarda, tenfizi istenen dava dosyasındaki tebligatlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dolayısıyla davalı tarafa tebligat yapılıp yapılmadığı hususunun gelen belgelerden tespit edilemediği, ancak yabancı mahkeme tarafından davalının gıyabında karar verildiği karar metninden anlaşılmaktadır. Bu durumda, tenfizi istenilen kararın .../... kanunlarına uygun olarak verilip verilmediği ve davalının gıyabında karar verilmesinin, davalının savunma hakkının ihlali niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.O halde, mahkemece davalının savunma hakkının kısıtlandığına dair itirazlarının incelenmesi için, davacıya süre verilerek, tenfizi istenen dava dosyasının ve tebligat evraklarının tercümeli ve takdikli onaylı suretlerinin sunulması ile davanın kime karşı açıldığı, tenfizi istenen dava dosyasında yeminin kimin tarafından yapıldığı, bu suretle taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı hususlarında açıklama yapılmasının sağlanması ve ayrıca tenfizi istenen yabancı ülke tebligat kanununa ilişkin yasal düzenlemeler getirtilerek, yargılama sırasında davalıya yapılan tebligatlar da incelenmek suretiyle, davalının savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin itirazlarının incelenerek sonuca gidilmesi gerekmekte olup, eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak deliller toplanmadan ve incelenmeden hüküm tesis edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/...-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ...-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/...-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,...-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ...-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/...-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...Başkan ...¸(e-imzalıdır) ...Üye ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ...Katip 143679 ¸(e-imzalıdır)