Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari ödünç sözleşmesinden kaynaklı rehinli taşınmaz satışına bağlı rücuen alacak takibine davalının itirazının iptali hakkındaki istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararında, davacı, davalının kredi borcu için kendi taşınmazının bankaya ipotek edildiğini, borç ödenmeyince taşınmazın icra yoluyla satıldığını ve borçtan şahsen sorumlu olmamasına rağmen ödeme yapmak zorunda kaldığı için davalıya rücuen icra takibi başlattığını iddia ederek, davalının bu takibe itirazının iptalini talep etmektedir; davalı ise davacının oğluyla olan anlaşmaları gereği, banka kredisinin kendisine verildiğini, davacının kefil olup taksitleri ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen sadece beş taksit ödediğini ve öncesinde davacının borçları için belirli bir miktar ödeme yaptığını savunarak icra takibine itirazının haklı olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ..., kredi sözleşmesi kapsamında QNB Finansbank A.Ş. kredi kullandığını ve bankaya borçlandığını, davalının kullanmış olduğu kredi borcuna karşılık teminat olarak müvekkilinin adına kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazının tapu kaydına QNB Finansbank A.Ş. lehine ipotek kaydı tesis edildiğini; davalı taraf, vadesi gelen borcu ödemekten imtina ettiğinden, alacaklı banka tarafından Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde icra takibi başlatıldığını; alacaklı banka tarafından başlatılan icra takibi neticesinde müvekkili adına kayıtlı ve banka lehine ipotekli taşınmazın, Sakarya 4. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden 369.547,33 TL kıymet takdiri yapılarak paraya çevrilmesine karar verilmiş ve 30.12.2019 tarihinde icra dosyası üzerinden ihaleye çıkartılarak 191.900,00 TL bedelle ... isimli 3. kişiye satıldığını; müvekkili adına kayıtlı ve davalının kredi sözleşmesinden kaynaklı borcuna teminat olarak ipotek verilen taşınmazın icra yolu ile paraya çevrilerek 3. kişiye ihale edilmesi nedeniyle borçtan şahsen sorumlu olmayan davacının, davalının bankaya olan borcunu ödemek zorunda kaldığını; davalının bankaya olan borcunu ödemek zorunda kalan müvekkillerinin, 4721 sayılı yasanın 884'üncü ve Türk Borçlar Kanunu'nun 127'nci maddeleri uyarınca borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin hakkı ve halefiyet hükümleri uyarınca taşınmazının icra kanalı ile satılmasından doğan alacağının rücuen tahsili hususunda Pamukova İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyasıyla davalı borçlu aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını; davalı borçlu taraf, Pamukova İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyası ile aleyhinden başlatılan icra takibine kötüniyetli, haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, davalı borçlunun Pamukova İcra Müdürlüğü'nün ████████ Es sayılı icra takibine yönelik m itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili, davacı ve davacının oğlu olan ... ile uzun yıllardır süren dostluk ve akrabalık ilişkileri bulunduğunu, dava konusu kredi sözleşmesinin tesisi de baştan sona bu ilişkilerden kaynaklı olarak gerçekleştiğini, davacı ve davacının oğlu ..., müvekkili ile irtibata geçerek ona ticaretlerinin kötüye gittiğini, halihazırda ekonomik sıkıntılar çektiklerini beyan etmiklerini ve müvekkilinden kendilerine yardımcı olmasını talep ettiklerini, talepleri neticesinde müvekkili ve davacı (oğlu da dahil); müvekkilinin, davacıya, davacının var olan icra dosyalarının hepsinin borcunu ve başkaca borçlarını da kapatacak kadar para ödemesi, akabinde ilgili bankadan kredi kullanılması, davacının krediye kefil olması, kullanılan kredinin yarı yarıya paylaşılması ve kredi taksitlerinin davacı ve oğlu tarafından ödenmesi hususlarında anlaştıklarını, müvekkili, bu noktada borçlar karşılığı davacıya yaklaşık 56.500,00 TL ödeme yaptığını, sonrasında müvekkili ve davacı, bankadan çekebilecekleri kredi miktarının en yüksek 60.000,00 TL olabileceğini öğrendiklerini, bu tutar tarafların tahminlerinin çok altında olduğunu, bu durumda da, önceki anlaşmalarını; krediden gelecek olan paranın müvekkiline verilmesi, davacının krediye kefil olması ve yine kredinin geri ödemelerini davacının(oğlu da dahil) karşılaması hususlarında revize ettiklerini, nihayetinde müvekkili, anlaşmaları kapsamında ilgili krediyi çektiğini, davacı kredi borcunun sadece 5 taksidini ödediğini, geriye kalan borcu ödemekten imtina ettiğini, borcu müvekkili ödemek zorunda kaldığını, fakat hem yukarıda izah edilen ödemeden (56.500,00 TL) hem de aşağıda izah edilecek olan hatır çeki ödemelerinden kaynaklı olarak müvekkilinin ticari işlerinin bozulduğunu ve müvekkili kredi taksitlerinin takip konusu olan kısmını ödeyemediğini, müvekkilin işlerinin bozulmasının en önemli sebebi, dostluğuna ve akrabalık ilişkilerine güvendiği davacının ahde vefasız tutumu olduğunu; müvekkili izah edilen hususların haricinde davacıya, ortak iş yaptığı oğluna ve davacının sahibi olduğu şirkete yaklaşık 150.000,00 TL civarında farklı zaman ve miktarlarda hatır çekleri de kestiğini, bunların yaklaşık 30.000,00 TL'lik kısmı mezkur kişiler tarafından ödendiğini, ancak geriye kalan kısmı yine mecburen müvekkili tarafından ödendiğini, kesilen hatır çekleri Yapı Kredi Bankası, Halk Bankası ve QNB Finansbankın çekleri olduğunu; davacının ödemesi gereken yüklü miktarda borcu göğüslemek zorunda kalan müvekkili, iflas etme noktasına geldiğini, defalarca davacı taraf ile görüştüğünü ama davacı borcu kabul ettiği halde ödemekten kaçtığını, akabinde müvekkili ve davacı, bu meseleleri çözmek adına; ... (davacının dünürüdür), ..., ... (davacının oğludur), ... (müvekkilin kardeşidir) ve ... (müvekkilin babasıdır) şahitliğinde bir araya geldiklerini, görüşmeler esnasında, davacı taraf o an için müvekkiline 117.000,00 TL borçlu olduğunu kabul ettiğini ve 1 haftada ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak davacı taahhüdünü yine yerine getirmediğini ve borcu ödemediğini; müvekkilinin davacıya borcu olmadığı gibi aksine alacağı bulunduğunu; davacı, müvekkiline karşı aynı konuda daha evvelden Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas, Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ███████████ Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, yine aynı konuda Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında da itirazın iptali davası açtığını ve davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Davanın, HMK.'nın 114/1-(i), 115/2 maddeleri uyarınca kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhinde gerek Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı gerekse Pamukova ████████ Esas sayılı dosyalarında farklı sebeplerle icra takibi başlatıldığını, her iki takip hakkında itirazın iptali talebiyle taraflar arasında görülen Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Es ve Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Es sayılı davaların sebeplerinin de birbirlerinden farklı olduğunu, taraflar arasında görülen ilk itirazın iptali davasında davalı aleyhinde başlatılan ikinci icra takibindeki borcun sebebi hükme bağlanmadığı, bu itibarla taraflar arasında görülen ilk itirazın iptali davasında verilen kararın, HMK'nın 303. m.de ifade edildiği gibi kesin hüküm teşkil etmediğini, zira bir hüküm sadece hükme bağlanmış olan dava konusu sebepler hakkında kesin hüküm teşkil ettiğini, tehiri icra kararı verilmesi gerektiğini, belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Genel Kredi Sözleşmesine verilen ipotek nedeniyle ödenen paranın rücuen iadesi talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından Pamukova İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasında davalı aleyhine yapmış olduğu icra takibindeki itirazın iptali isteminde bulunulduğu, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, Mahkemece, davacı tarafından aynı borç dolayısıyla Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı takip dosyasıyla takip yapıldığının iddia edildiği, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayısına kayden görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine karar verildiği, tarafların "Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine" hükmün, █████/2023 tarihinde kesinleştiği; Eldeki davanın tarafları, konusu ve davanın dayanağı olan olay ve olgular ile aynı Mahkemenin ████████ Esas sayılı itirazın iptali davasının tarafları, konusu ve davanın dayanağı olan olay ve olguların aynı olduğundan bahisle kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, davacının bu kararı istinaf ettiği görülmektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-i maddesi uyarınca dava şartıdır.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan unsurlardır. Belirtmek gerekir ki, dava şartları davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için aranan ve kamu düzeni ile ilgili olan zorunlu koşullardır.
Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Kesin hüküm ise bir hukuki uyuşmazlığı kesin olarak çözen son karardır.
Kesin hüküm, hem bireyler hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla hukuki güvenlik ve yargı erkine güven sağlandığından kesin hüküm kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Kesin hükümle, çelişik kararların ortaya çıkması engellenerek toplum hayatı için zorunlu olan hukuki istikrar sağlanır.
Kesin hüküm şekli ya da maddi anlamda olabilir. Şekli anlamda kesinlik, bir karara karşı belli bir aşamadan sonra kanun yollarına başvurulamamasını, diğer bir anlatımla kanun yolunun bulunmaması veya var olan kanun yollarının tükenmesini ifade eder. Maddi anlamda kesinlik ise bir hukuki uyuşmazlığın artık bütün bir gelecek için çözümlenerek son bulmasını, hükmün kesinleşmesinden sonra o davanın tekrar açılamamasını ifade eder.
Maddi anlamda kesin hükmün koşulları HMK'nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nın 303/1. maddesine göre bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
Görüleceği üzere, maddi anlamda kesin hükmün ilk koşulu her iki davanın taraflarının aynı olmasıdır. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir (6100 sayılı HMK. m.303/3).
İkinci koşul olan dava sebebinden amaç ise hukuki sebepler değil, davanın dayanağı olan olay ve olgulardır. Yani davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıalardır. Kesin hüküm haline gelen bir uyuşmazlıkta aynı vakıalara dayanılarak ikinci kez dava açılamaz.
Maddi anlamda kesin hükmün söz konusu olabilmesi için gerekli olan üçüncü koşul ise dava konusunun aynı olmasıdır. İlk kararın hüküm fıkrası ile ikinci davanın talep sonucu aynı ise; diğer bir anlatımla ikinci davadaki talep sonucu ilk davada kesinleşen hüküm fıkrasını etkileyecek ve ortadan kaldıracak nitelikte ise dava konusu aynı sayılır. (Yargıtay Hukuk Genele Kurulunun 2016/(21)10-910 esas █████████ karar sayılı ilamı)
Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında, itirazın iptali davasının hukuki niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir.
İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.
İtirazın iptali davası itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı yan isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.
Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-2076 esas ████████ karar sayılı ilamı)
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-1634 esas ████████ karar sayılı ilamı)
İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır; bu nedenle, itirazın iptali davası açılmadan önce, borçlu itiraz ettiği borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı (HMK m.l14/1-h) yoktur ” ( Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2007,s.107 ). (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-1634 esas ████████ karar sayılı ilamı)
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından eldeki dava için kesin hüküm oluşturduğu değerlendirilen Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 T., ████████ E., ████████ K. Sayılı ilamının konusu itirazın iptali olup, bu davaya konu icra takibi Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Es sayılı icra takibidir. Bu takibin sebebi “Kefalet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak 250.000,00 TL” olarak gösterilmiştir. Mahkemece bu takip yönünden görülen itirazın iptali davası hakkında Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 T., ████████ E., ████████ K. Sayılı kararı ile, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, takip ve dava konusu olmayan istemler bu davada dikkate alınamayacağından, takipte talep edilmeyen hususlarda karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi hükmüne de aykırılık oluşturacağından, takip talebinde “Kefalet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak 250.000,00 TL” talebiyle takip başlatılmış, dava dilekçesi içeriğinde de kefalet sözleşmesine dayanıldığından, dava dışı bankadan gelen kredi sözleşmesi, ekleri ve dosya kapsamında aldırılan 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere göre; davacı ile davalı arasında bir kefalet ilişkisi bulunmadığından ipotek ile kefalet farklı kavramlar olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki itirazın iptaline konu Pamukova İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. Sayılı dosyasında, davacı takip sebebini "...borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin hakkı ve halefiyet hükümleri uyarınca alacaklı ...'nın maliki olduğu ve QNB Finansbank A.Ş.nin kredi sözleşmesi borçlusu olan ...ın borcuna karşılık teminat olarak QNB Finansbank A.Ş'ne ipotek verilen Sakarya iİi, Serdivan İlçesi, Serdivan Köyü, 29/3 pafta, 8581 parselde kain zemin+1. kat, 28 bağımsız bölüm numaralı dubleks meskenin, borçlu ...ın QNB Finansbank A.Ş.'ne olan kredi borcunu ödememesi nedeniyle Sakarya 4. İcra Dairesi ██████████ Esas sayılı dosyasında icra yolu ile satılmasından doğan alacağın rücuen tahsili istemidir. Türk Medeni Kanunu madde : 884 ve Türk Borçlar Kanunu madd: 127 ve ilgili mevzuat 191.900,00 tl" olarak göstermiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, her iki icra takibinin sebebinin farklı olduğu, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 T., ████████ E., ████████ K. sayılı ilamına konu, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı icra takibinde, takibin sebebi “Kefalet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak 250.000,00 TL” olarak gösterildiğinden ve bu kapsamda yargılama yapıldığından, her iki davaya konu icra takiplerine konu, takip sebeplerinin ayrı olması nedeniyle, itirazın iptali davasının, takibe sıkı sıkıya bağlı olmasından kaynaklı, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması mümkün olmadığından, Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
O halde Mahkemece tarafların delilleri toplanarak, yapılacak yargılama sonunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin ve davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!