İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, konut projesi mutfak dolabı temin ve montajından doğan alacak davasında gecikme cezası ve eksik iş itirazlarını incelediği karar.
Özet: Bu hukuki metin, bir konut projesine mutfak dolapları, banyo dolapları, çelik ve iç kapı temini ile montajı için sözleşme imzalayan yüklenicinin, işveren aleyhine ödenmeyen bakiye alacağının tahsili amacıyla açtığı davanın ilk derece mahkemesi kararını özetlemektedir. İşveren, işin zamanında tamamlanmadığını ve eksik yapıldığını iddia ederek gecikme cezası talep etse de, mahkeme, işverenin bu iddialarını somut delillerle destekleyememesi ve teslim sırasında ihtirazi kayıt koymaması nedeniyle gecikme cezası talep hakkı bulunmadığına hükmetmiştir. Mahkeme, işverenin ticari defterlerini inceleyerek yükleniciye 267.087,30 TL bakiye alacak bulunduğunu tespit etmiş ve bu alacağın tahsiline karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2020
NUMARASI: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalının maliki olduğu konut projesinde kullanılacak olan mutfak dolapları, banyo dolapları, çelik kapı, iç kapıların temin ve montajı için 17.10.2012 tarihinde yüklenici sözleşmesi imzaladığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının bedelin bir kısmını ödemediğini, ihtar üzerine davalının işin süresinde teslim edilmemesi üzerine bedeli ödemeyeceğini bildirdiği, sonrasında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında icra takibine başlandığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davacının Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını, mahkemenin 8.2.2017 tarihinde yetkisiz olması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Ankara BAM 27. Hukuk Dairesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının kesinleşmesi üzerine iş bu davanın açıldığını, davacının işi yaptığını, bu nedenle 267.087,22 TL'nin temerrüt tarihi olan 21.2.2015 tarihinden dava tarihi olan 8.8.2018 tarihine kadar işlemiş faizi olan 96.985,14 TL olmak üzere toplam 365.072,36 TL'nin asıl alacağa dava tarihinden itiaren TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işin zamanında tamamlanmadığını, eksik yapıldığını, bu nedenle davalının zarara uğradığını, davacının imalatları tamamlamadan 2014 Mart ayında şantiyedekilerin işine son verdiğini, davacıya borçlarının bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname ile davacıya 06.01.2015 tarihli ödeme talep yazısı tahtında herhangi bir ödeme yapılmayacağı, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca, tamamlanmamış ve üçüncü şahıslara yaptırılmak durumunda kalınmış tüm iş ve imalat bedelleri ile sözleşme konusu işlerin teslim edileceği 30 Eylül 2013 tarihinden itibaren başlamak üzere teslimde gecikilen her bir gün için iş keşif bedeli üzerinden binde 3 (üç) oranında gecikme cezası hesaplanarak müvekkili şirkete teslim edilen teminattan mahsup edileceğinin davacıya bildirildiği, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı iddiasıyla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, her ne kadar davalı vekili "davacı tarafından işin yarım bırakıldığını, işin üçüncü şahıslara tamamlattırıldığını" savunmuş ise de, dosyaya işin üçüncü şahsa tamamlattırıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı gibi davalının son hakkediş 2012 yılının Aralık ayında yapıldığı halde davalı şirket tarafından .... Noterliğinin 5.2.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname tarihine kadar davacının yapmış olduğu işte herhangi bir eksik bulunduğu ve gecikme nedeni ile gecikme cezası talep edildiğine ilişkin bir ihtarda bulunmadığı, bu sebeple davacının yapımını üstlendiği işi eksiksiz olarak teslim ettiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "Gecikme cezası" başlıklı 14. Maddesinde, "Yüklenici tarafından iş bu işin sözleşmenin 8.maddesi ile belirlenen sürede veya ek süre verilmişse, bu sürenin sonunda geçici kabulü hazır hale getirilmemesi, iş programında belirtilen temrinlerin kendisine bağlı kusuru veya kendisinden kaynaklanan nedenlerle uyulmaması ve geçici kabul esnasında işini eksik olduğunun tespiti durumunda, işveren tarafından hiçbir ihtarda bulunmaya ve hüküm almaya hacet kalmaksızın gecikilen bir gün için keşif bedeli üzerinden binde 3 oranında gecikme cezası ödemeyi ve ödememe halinde hakkediş ya da teminatından kesilmesini kabul eder." şeklindeki cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğu, teslim sırasında ihtirazı kayıt ileri sürülmediğinden davalının sözleşmedeki cezai şartı talep edemeyeceği, teminatlara mahsup edemeyeceği, davalı şirketin usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davacı ile olan ... Kodlu Satıcılar Hesabının incelenmesinden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 26.11.2012 tarihinde davalının davacı satıcıya 2.500.000 TL toplam tutarlı 10 adet çek vermesi ile başladığı, 31.12.2014 tarihinde sona erdiği, ticari ilişki süresince davalının, davacı tarafın borcuna ödeme ve hak ediş ödemesi olarak 2.722.884,83 TL kaydettiği, aynı süreçte davacı taraftan 2.989.972,13 TL tutarında mal ve hizmet aldığı, 31.12.2014 tarihinde davacı tarafa (2.989.972,13 – 2.722.884,83 TL=) 267.087,30 TL borçlu olduğu, davacı taraf, işbu davada, davalıdan asıl alacak olarak 267.087,22 TL talep ettiği, çok küçük küsurat farkı (0,08 TL) dikkate alınmadığı, bu sebeple davacının talebi ile bağlı kalınarak davalıdan 267.087.22 TL asıl alacak talep edebileceği, davacı, asıl alacaklarına 21.02.2015 temerrüt tarihinden dava tarihi olan 08.08.2018 tarihine kadar 96.985,14-TL işlemiş faizin de tahsilini talep ettiği, davacı tarafından davalıya gönderilen ödemenin yapılmasına ilişkin 06.01.2015 tarihli yazının 21.02.2015 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, 06.01.2015 tarihli yazının tebliğ tarihi daha önce olmasına rağmen davalı 21.2.2015 tarihini temerrüt tarihi kabul ettiğinden bu tarih esas alınarak 267.087,22 TL alacağın dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 97.117,33-TL olarak hesaplandığı, davacının talebi 96.985,14 TL olduğu için talebi ile bağlı kalınarak bu tutarı talep edebileceği, buna göre davacının; 267.087,22 TL asıl alacak ve 96.985,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 364.072,36 TL asıl alacağa, dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, davalı tarafça kendisine açılan davalar olarak bildirilen dava dosyalarının incelenmesinde davacı tarafından yapılan işlerle ilgili talepler olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ticari defter incelemeleri eksik ve hatalı olduğu, 2020 yılı mutabakatı için müvekkil şirket, davacı şirketin muhasebe ve finans departmanı ile irtibat kurduğu, davacı tarafın ellerinde kayıt bulunmadığından bahisle borç mutabakatı yapamadığını yazılı olarak bildirdiği, yerel mahkemenin bilirkişi raporlarına karşı itirazlarını da gözetir ek rapor temin etmediği, eksik inceleme ile tesis edilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının, zamanında ve usulüne uygun teslim yapmadığı, bu hususta ispat yükü davacıya aitken yeterli değerlendirme yapılmaksızın hak ediş tespitinin yapılmasının, borç/alacak durumuna odaklı bir yargılama yürütülmesi hukuka aykırı olduğu, yerel mahkemenin, müvekkili şirket aleyhine açılmış olan davaları her ne kadar davacının taahhüdünden kaynaklı ayıp iddiası bulunup bulunmadığı kapsamında değerlendirmişse de inceleme tarihi itibariyle adı geçen dava dosyalarında henüz bilirkişi raporları mevcut olmadığı, davacının teslimde yaşanılan gecikmedeki payı ve müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davalardaki ayıp ve zarar tespitine ilişkin keşif ve bilirkişi raporları gözetilerek sonuca varılmasının, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve işi süresinde teslim etmeyerek müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, konutları teslim sürecinde olan müvekkilinin işlerinin hızlandırılması gerekli iken davacı tarafından sahada çalışan ekiplere deyim yerinde ise sahadan el çektirildiği, müvekkilinin, davacı tarafça üstlenilen yükümlülüklerin layıkıyla yerine getirilmemesi ve sözleşme konusu iş kalemlerinin teslim edilmemesi sebebiyle oldukça zor durumda kaldığı, müvekkili şirket tarafından .... Noterliği’nin 05.02.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, davacıya 06.01.2015 tarihli ödeme talep yazısı tahtında herhangi bir ödeme yapılmayacağı, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca; tamamlanmamış ve üçüncü şahıslara yaptırılmak durumunda kalındığı tüm iş ve imalat bedelleri ile sözleşme konusu işlerin teslim edileceği 30 Eylül 2013 tarihinden itibaren başlamak üzere teslimde gecikilen her bir gün için iş keşif bedeli üzerinden binde 3 (üç) oranında gecikme cezası hesaplanarak müvekkil şirkete teslim edilen teminattan mahsup edileceği davacıya bildirildiği, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin anılan eksiklikleri giderdiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiği, davacının ticari şirket olarak sözleşme kurallarına uymayarak müvekkili zarara soktuğunu ve herhangi bir ücret talep edemeyeceğini sözleşme hükümlerine soktuğunu, davacının basiretli ve ihtiyatlı davranmadığı haksız çıkar sağlamak amacıyla açılan davanın reddi gerektiği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden yaptığı iş karşılığı alacağının ödenmediği iddiasıyla alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya incelendiğinde, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle, tarafların defterlerinin uyumlu olduğu, davalı defterlerine göre davacının 267.087,30-TL alacaklı olduğu, 2021 yılında yapılan hak edişe göre işin davacı tarafından yapıldığı, davalının işi başkasına yaptırdığına dair bir delil sunmadığı, cezai şart yönünden de ihtirazi kayıt ileri sürmemesi nedeniyle şartların oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince, davalı tarafından 3. kişiler tarafından yapılan işlerin ayıplı olduğu iddiasıyla açıldığı iddia edilen dava dosyalarının incelendiği, incelenen dosyaların davacı tarafından yapılan işlerle ilgili ayıp iddialarına dayalı açılan davalar olmadığı ve ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması nedeniyle cezai şart şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde, istinaf yoluna başvuranın sıfatı ve istinaf sebeplerine göre usuli müktesep haklar da dikkate alınarak, her ne kadar mahkemece ihtirazi kayıt ileri sürülmediğinden bahisle davalı iş sahibinin cezai şart alacağı talebi reddedilmişse de, sözleşmenin 14. maddesinde ihtirazi kayıt ileri sürülmesinden muafiyet öngörüldüğü anlaşılmış olmakla, ifaya ekli iş bu cezai şart talebi bakımından inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İSTANBUL....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../███████ tarih, 2018/... Esas, 2020/...... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5- Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!