Ortaklığın giderilmesi sonrası ihale ile satılan taşınmazdaki davacıya ait muhdesat bedelinden davalının haksız pay alması nedeniyle sebepsiz zenginleşme talepli tazminat davası temyiz incelemesi.
Özet: Ortaklığın giderilmesi yoluyla ihalede satın alınan taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacıya ait olmasına rağmen, davalının bu muhdesat bedellerinden pay alarak sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayanan bu davada; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararını istinaf inceleyen bölge adliye mahkemesi, taşınmazın muhdesatlı ve muhdesatsız değerlerinin oranlanarak gerçek satış bedeline uygulanması suretiyle davalının sebepsiz zenginleşme miktarının yeniden tespit edilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/... E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/... E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... İli ... İlçesi 19 61... parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduğunu, ortaklığın ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile satılarak giderilmesine karar verildiğini, müvekkilinin açık ihale sonucu taşınmazı 881.000,00 TL ödeyerek satın aldığını, davalının taşınmaza 276/... oranında paydaş olan dava dışı Suriye uyruklu kişiyi izafeten temsil ettiğini, taşınmazın üzerindeki muhdesat ile birlikte satışına karar verildiğini, davalının da mevcut muhdesatlardan dolayı ███████ oranında satış bedelinden pay aldığını, ancak taşınmaz üzerindeki muhdesatların tamamının müvekkiline ait olduğunu, muhdesatlar üzerinde hakkı bulunmayan davalının sebepsiz zenginleştiğini, taşınmaz üzerindeki eski muhdesatların da müvekkiline ait olduğunu, bunlar yıkılmak suretiyle yine müvekkili tarafından yeni binalar yapıldığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 212.947,62 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmaz üzerinde biri 2 katlı, diğer üçü 1 katlı olmak üzere 4 adet bina bulunduğunu, taşınmazın tapu kaydında muhdesata ilişkin bir şerh olmadığını, davacının ortaklığın giderilmesi davasındaki yargılama sürecinde, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna ilişkin beyan yada itirazlarda taşınmaz üzerinde mevcut muhdesatlara ilişkin herhangi bir beyanda yada herhangi bir iddiada bulunulmadığını, muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmadığını, ortaklığın giderilmesi kararında muhdesata ilişkin bir hüküm bulunmadığını, satış dosyasında alınan 17.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda; satışına karar verilen taşınmaz üzerinde inşaatın başlamış olduğunun, 1. katın kolonları dikildiğinin ve inşaatın devam ettiğinin tespit edildiğinin belirtildiğini, raporda muhdesata ilişkin herhangi bir ayırım yapılmadan, tespit edilen taşınmaz toplam değeri üzerinden paydaşlar arasında oranlarına göre pay edildiğini ve bu rapor esas alınarak karar verildiğini, kıymet takdirine itiraz davasında da arsa değeri ve bina değeri olarak ayrım yapılmadan toplam değer üzerinden değerlendirme yapıldığını, bu aşamada davacı tarafça muhdesat aidiyetine ilişkin iddiada bulunulduğunu, kıymet takdirine itiraz davası açıldıktan sonra alınan bilirkişi raporunda taşınmaz üzerine %85 bitmiş olan inşaat olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın satış ihalesinin 17.11.2017 tarihinde yapıldığını, ihale sonucunda 881.000,00 TL bedel karşılığı üzerindeki muhdesatlar ile birlikte taşınmazın davacıya ihale edildiğini, müvekkili İdarenin hissesine düşen satış bedelinin banka hesabına aktarıldığını, tüm aşamaların mevzuata uygun şekilde yerine getirildiğini, davacı tarafça ortaklığın giderilmesine karar verilmesi beklenmeden ve paydaşların bilgisi dışında taşınmaz üzerinde kötü niyetli olarak inşaata başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2020 tarihli kararıyla; satış memurluğunun 2016/6 satış dosyası ile bilirkişi incelemesi yapılarak satış dosyasına sunulan raporda satışına karar verilen taşınmaz üzerinde inşaatın başlamış olduğunu, 1. katın kolonlarının dikildiğini ve inşaatın devam ettiğinin tespit edildiği, neticeten taşınmazın toplam değeri üzerinden payları oranında paydaşlara bedel ödendiği, taşınmazda yer alan muhdesatların yeni yapılmış olduğu, önceki yıkılan yapıların ve mevcut yeni yapıların davacıya ait olduğu, davalı İdarenin ███████ paya bağlı olarak bina yönünden aldığı bedelle ilgili sebepsiz zenginleştiği, hükme esas alınan 06.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının yaptığı giderlerin ihale bedeline yansıma miktarın belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 206.211,53 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli kararıyla; taşınmazın muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceğinin bilirkişiye tespit ettirilmesi, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar dahil belirlenen satış değeri birbirine oranlanması, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalının muhdesatlar nedeniyle zenginleştiğinin kabul edilmesi gerekirken, satış memuru olarak da görevli olan bilirkişinin hazırladığı rapor esas alınarak karar verilmesi doğru olmadığı, karara karşı yalnızca davalının istinaf başvurusunda bulunduğu, kararda belirtilen bedelin davalı yönünden usulü kazanılmış hak teşkil ettiği, belirtilen şekilde hesaplama yaptırılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda alınan 04.06.2024 tarihli bilirkişi raporuyla; yapı bedelinin arsa bedeline oranın 1,9106 olduğu, bu oranın satış memurluğunca satılan bedele oranlanması sonucu davalıya 208.373,97 TL fazla ödeme yapıldığı kanaatinin bildirildiği, ancak ilk karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusunda bulunmadığı gözetildiğinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 206.211.53 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararının ardından alınan bilirkişi raporunda, kaldırma kararında belirtildiği şekilde oranlama yapılarak bedelin belirlendiği, davalının usulü kazanılmış hakkı dikkate alınarak verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; muhdesatlara ilişkin davacının bir iddiasının olmadığını, tapu kaydında şerh bulunmadığını, muhdesat aidiyetinin tespiti yönünde dava açılmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında karar ve satış beklenmeden inşaata başlandığını ve devam edildiğini, bu durumdan müvekkili İdarenin kusurlu sayılamayacağını, satış memurluğu tarafından hesaplanan bedelin müvekkili İdareye ödendiğini, davacının iyi niyetli davranmadığını, bilirkişiye ilişkin itirazları gözetilmediği gibi bilirkişi raporları arasındaki çelişkininde giderilmediğini, ıslah işleminin ve devamında hesaplanan vekalet ücretinin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paylı mülkiyete tabi taşınmaza davacı paydaş tarafından yapılan muhdesatın bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!